En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Türkiye yine 'çok oluyor'



'Mavi' adlı jean firmasının uluslararası arenaya ilk çıktığı günlerde yaptığı reklâmı hatırlıyor olmalısınız: Bir masa etrafında oturmuş 'yabancı' üreticiler 'Mavi' rekabetini kendi aralarında konuşurken, "Bu Türkler de çok oluyor" diyorlardı.

Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) zemininde ve üyeliğini üstlendiği BM Güvenlik Konseyi'nde son yıllarda yapmaya çalıştıklarına yakından bakıldığında insanın aklına derhal o reklâm geliyor. Türkiye el attığı her alanda rekabeti zorluyor. El atılan alanlar da hep dünyanın ve dünya halklarının yararına oluyor...

2000 yılında yapılan 'Binyıl Zirvesi'nde 2015 yılı hedef olarak seçilip bir 'yapılacak işler listesi' çıkarılmıştı. İlk zirvenin üstünden on yıl geçtikten sonra ve hedeflenen takvime beş yıl kalmış iken, Türkiye, dünyamızın karşı karşıya olduğu sorunların ortadan kalkmadığını, bazı sorunların daha da ağırlaştığını hatırlatan ülke konumunda.

'Binyıl Kalkınma Hedefleri'ni ('Millenium Development Goals') tahmin etmek zor değil: Yoksulluğun ve açlığın sona erdirilmesi; ülkelerin izleyecekleri kalkınma stratejilerinin yoksullar lehine olması... Gıda güvenliği... Cinsiyet eşitliği ve kadının statüsünün güçlendirilmesi, çocukların şiddetten korunması, kız çocuklarının okutulması... Eğitim ve sağlık alanında ilerlemeler kaydedilmesi... Çevre hassasiyeti... Kalkınma ve güvenliğin birarada demokrasi içerisinde gerçekleştirilmesi...

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, önceki gün yapılan 'Binyıl Kalkınma Hedefleri Zirvesi'nde, katılımcı heyetlere, Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı deneyimleri aktardıktan sonra, 'En Az Gelişmiş Ülkeler' (LDC) diye anılan kalabalık grup ülkelerine yönelik çalışmaları da anlattı. Türkiye, sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte, son bir yıl içerisinde, 1,5 milyar doları değişik felâketlere maruz kalmış veya ihtiyacı olan ülkelere yardım olarak gönderdi.

Yardım alan değil, yardım eden ülkeler arasında bugün Türkiye...

İlk zirvesine evsahipliği yaptığı 'En Az Gelişmiş Ülkeler' toplantısı gelecek yıl yine İstanbul'da yapılacak ve Türkiye orada kalkınmış ülkelerden sorunlu ülkelere kaynak aktarımı konusunda bir plan sunacak. 33'ü Afrika'dan, biri Haiti'den ve 15'i Asyalı 49 az gelişmiş ülkenin temsilcileri İstanbul'dan dünyaya daha eşitlikçi bir düzen mesajı verecek.

Türkiye önümüzdeki on yıl boyunca 'en az gelişmiş ülkeler'in avukatlığını üstlenmek niyetinde.

Aslında dünyanın bugün yaşadığı zorlukların çoğu 'küreselleşme' süreciyle bir biçimde irtibatlı; mal ve para transferinde sınırları geçersiz kılan bu yeni döneme ayak uyduramayan ülkeler gelişmelerden büyük zarar görürken, süreci zorlayan gelişmiş ülkeler olumsuzlukları fazla umursamıyordu. Taa ki, kendileri de aynı sürecin başka tür olumsuzluklarıyla baş etmek zorunda kalana kadar...

Küreselleşmenin yan etkileri, 'global ekonomik kriz' ve iklim bozulmaları gibi yeni sıkıntılarla, gelişmiş ülkeleri de zorlamaya başladı.

Cumhurbaşkanı Gül, BM zeminini, Binyıl Zirvesi vesilesiyle, yoksul ülkelerin halklarının yaşadıkları zorluklara dikkat çekmek ve ileride karşılaşılabilecek daha büyük sıkıntıları önlemek için neler yapılması gerektiğini anlatmak amacıyla kullandı.

Dış politikada izlenen değişik çizgi zaten dikkat çekiciydi de, şimdiye kadar üzerine pek az ışık tutulan bir alanda sürdürülen hassasiyetin çoğumuz ilk kez farkına vardık. Türkiye, BM'yi, yan kuruluşlarını, BM'nin değişik platformlarını, BM Güvenlik Konseyi'nin seçilmiş üyeliği statüsünü dünyanın hayrına kullanmak için de ciddi çabalar sarf ediyor.

Gerçekten 'çok oluyor' Türkiye...



Bu yazı 640 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,992 µs