En Sıcak Konular

Rüşdü Paşa



Rüşdü Paşa
0 0 0000

Şok



dışarıdan gelen şoklar karşısında dirençli olmalıyız.

en çok görülen şey, şok, şok benzeri başka şeyler ve şok olarak algınanan birşey. gelenek dışı ve insanın akıl güvenliğine yönelik tehdit. belirsizlik yaratıyor. belirsizlik iktidar tekniğidir, binlerce yıldır heryerde.

en büyük şok, yokluk hissi. olması gereken, olduğu bilinen, birşeyin aslında olmadığı durum bir şok olarak ortaya çıkar.

insan aklı yokluk olayını kabûl etmekte zorlanıyor. anlamıyor. varlık karşısında sakin olan insan, yokluk olayı karşısında kendini güvensiz hissediyor.

araba kullanıyorum, tesadüfen biraraya gelmiş, ortaklıkları zaman ve mekân ile sınırlı bir topluluk, varolduğu varsayılan bir insanlık idealine uygun, adalet, eşitlik, ve saire, değiş tokuş yapıyoruz. insanların birbirlerini gördüklerinde yakalandıkları hissine kapıldıkları, birbirlerini görmek istememelerinden kaynaklanan bir görme nedeni ile birbirlerini kontrol ettikleri bir ortam. kim kimi görmek istemediğini görerek onaylıyor kendince. insan hayatı boyunca en çok 100 kişiyi tanıyabiliyor, hayat aralığı kısa ve modern kurallar var. tanıdığın 100 kişilik bir örnek gruptan alınan enformasyon milyonlarca, milyarlarca insanın birarada yaşamak durumunda olduğu bir alanda ne kadar anlamlı. soru işareti. karşılaştığımız insanlardan daha çok onların göstergeleri ile ilgileniyoruz. bizi bir araya getiren, getirmeyen şeyler, göstergeler. bir mod, moda, işaret, toplumsal ve tarihsel olay temsili sayılan görüntüler. insan, başkalarını kendisi gibi varsayar, öyle olduğunu sanır, büyük bir paradokstur. mikro olarak bir gerçek olan bu durum insanların tamamını kapsayan makro seviyede varolmayarak insanı yanıltır.

hareket halindeyim. bir araba yolumu kesiyor, araç burnu tam önümde, iki seçenek var, bir, hayvanın yaptığını yapıp, hayvanlaşmak, iki enayi olduğunu kabûl edip, yol vermek. bir iki saniyelik bir zaman tasarruf etmek için ortak insanlık değerleri olarak varsayılan şeylerin yok edildiğini görmek, bir tür şok oluyor. aslında hiç olmayan değerlerin başından beri varolduğuna inananların soyut adı, enayi. bunun böyle olduğunu bildiği halde bu bilgisini suistimal eden ise barbar. etraf, barbar dolu. barbar, karşısındaki ile bir daha nasıl olsa karşılaşmayacağını varsayar ve bu varsayımı suistimal etmek için bir imkân olarak kullanır. enayi, toplum halinde yaşadığını düşündüğünden her defasında barbarın ele geçirdiği imtiyazın bedelini öder.

etraf, barbarların şoklarından oluşuyor. trafik, barbarlığın en keskin gösteri alanıdır. her barbar, adı trafik olarak adlandırılan geçici durumu bir fayda maksimizasyonu alanı olarak değerlendirir. toplum halinde olmadığının bir ifadesi olarak.

trafik bir gösterge. üretim, değişim, paylaşım, yatay ve dikey ilişkiler, işte bu insanlar tarafından organize ediliyor ve toplumsal her ilişki işte bu insanlar tarafından belirleniyor.

insanın yaşadığı topluluğun adalet ilkesine dayalı olmadığını hissetmesi en büyük şok oluyor, olmalıdır. cemil meriç’in buyurduğu gibi, hukukun olmadığı bir yerde kanunsuzluktan söz etmek mümkün değildir.

ey barbarlar, hepiniz kendi çapınızda haklı olduğunuzdan hiçbir sorununuzu çözemeyeceksiniz.

siz neden barbarsınız biliyor musunuz?

çünkü teoriniz yok, bir yazılı ya da yazılı olmayan geleneğe bağlı değilsiniz, tıpkı herhangi bir hayvan gibi yalnızca çıkarlarınızı gerçekleştirmenin peşindesiniz, kendinizi birşey sanıyorsunuz ve etrafınıza zarar veriyorsunuz.

yaptığınız suistimaldir. içinizdeki korku ile yok olun, gidin.



Bu yazı 845 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 4 Temmuz 2012 korku zamanın kaybedilmesidir
    • 4 Nisan 2012 Nietzche bir gelecek tarihçisidir
    • 7 Mart 2012 Mesele Bir Şapka Meselesidir
    • 6 Şubat 2012 Yerliler 1986 Nereye
    • 26 Ocak 2012 Bakış açın yoksa, sen yoksun
    • 9 Ocak 2012 kıyamam sana
    • 22 Kasım 2011 İtalyan Düşü
    • 16 Kasım 2011 evine dön
    • 3 Kasım 2011 İktisatçı
    • 1 Kasım 2011 Arzu
    • 27 Ekim 2011 Ayakta kalmak
    • 11 Ekim 2011 Yöntem
    • 29 Eylül 2011 yalan
    • 16 Temmuz 2011 Kendin olmak bir saldırıdır
    • 22 Haziran 2011 kaçış
    • 26 Mayıs 2011 obama’ya açık mektub
    • 23 Mayıs 2011 kafka’nın dûnyasındayım (*)
    • 18 Mayıs 2011 geçmiş sonradan gelir
    • 14 Mayıs 2011 hakikatin rengi yeşildir
    • 11 Mayıs 2011 halk günü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,697 µs