En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Baykal kurultay isteyecek



Ben söylesem “yandaş”, “vatan haini”, “satılmış”,  bilmem ne diyeceksiniz... Bu arada Bedri Baykam’ın avukatından bir tekzip aldım; “vatan haini” deyince aklıma geldi...

Diyor ki Avukat Bey, “Müvekkilim hiçbir zaman, hiçbir yerde, referandumda evet oyu kullananların vatan haini sayılacaklarını söylememiştir. Düzeltmenizi rica ediyorum.”

Düzeltelim, hay hay...

Fakat, değerli ressam Bedri Baykam da bazı şeyleri düzeltsin, tuttuğu avukata dikkat etsin... Avukat Bey, tekzibini, ismini ilk kez duyduğum Ahmet Keçeci diye birine yollamış. Son derece özensiz... Ben olsam, kime tekzip yolladığını bilmeyen birini “vekâletime” tayin etmezdim.

Neyse, konumuza dönelim...

Ben söylemiyorum, Tarhan Erdem söylüyor...

Hem de sizin Tarhan Erdem’iniz... CHP’yi en iyi bilen ve en isabetli analizleri yapan Tarhan Erdem... Benim için de Tarhan Bey elbette...

İnsaflı, vicdanlı, dünya tatlısı bir adam... Üstelik rasyonaliteden kopmamış ve “ölümüne” doğrucu bir adam!

Diyor ki Tarhan Bey, “CHP büyük parti olma fırsatını kaçırdı...”

Sonra da ekliyor: “CHP referandum sürecinde siyasetini yalan üzerine kurdu... Doğruları söyleseydi, tablo başka türlü şekillenecekti. Biraz daha rasyonel davransaydı, bugün Türkiye’de iki büyük parti olacaktı; AK Parti ve CHP... O zaman daha istikrarlı bir siyaset düzenine kavuşacaktık. Ancak CHP görevini yapmadı. Büyük parti olmayı reddetti. Marjinal ve uç fikirlerle netice alacağını zannetti. Netice alamayacağını gördü. Bundan sonra da alması söz konusu değil...”

Haksız mı? Haklı ama Kılıçdaroğlu’na politika tayin edecek halim yok...

Neyi doğru biliyorsa, onu yapsın.
Hatta, ne hali varsa görsün.

İster yeniden “büyük parti” olmanın yollarını arasın, isterse “küçük”te sebat etsin...

Tarhan Bey’in açıklamasında benim dikkatimi daha çok “CHP referandum sürecinde siyasetini yalan üzerine kurdu” ifadesi çekti... Evet, yalan... Kılıçdaroğlu’nun referandum yenilgisini açıklayan sihirli sözcük bu!

Kemal Bey, kampanya süresince, anayasa değişikliğiyle murat edilen şeyin tersini iddia etti... Sürekli AK Parti’nin yargıyı ele geçirmek istediğini, 12 Eylül’den de beter bir sıkı düzen kurulacağını, hoşa gitmeyen sanatçıların bir gece alınıp götürüleceklerini, kayısı fiyatının yükselmeyeceğini, fındığın yerde kalacağını, çiftçinin ucuz mazota kavuşamayacağını, “faşist bir sistem kurulacağını” filan söyledi ve bazı “iyileştirme vaatlerinde” bulundu.

Sonra da verdiklerini geri aldı.

Genel aftan söz etti, ertesi gün geri aldı.

Başörtüsü sorununu çözeceklerini söyledi, ertesi gün AİHM, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’nin bağlayıcı kararlarını hatırlattı.

Havuzlu villada oturmayacağını söyledi, “havuzlu kooperatif evi” inşa ettirdiği ortaya çıktı.

Sürekli muhatabının dilinden yakındı, mikrofonu eline aldığında “Recep Bey, kalpazan, koca kulaklı” diye saydırdı... Uzatılabilir...

Emre Aköz, “Ben hayatımda onun kadar kolay yalan söyleyen bir siyasetçi görmedim” diyordu, “Yalanlarını bir başarı öyküsü olarak görüyor. Bu konuda duyarsız... Yalan söylediğinde ‘süperegosu’ müdahale etmiyor. Bu adamdan çekeceğimiz var...”

Emre’yi bilmem ama CHP’nin çekeceği var.

Bakmışsınız Baykal çıkmış “olağanüstü kurultay” istiyor... İster mi ister...

Bu tablodan sonra hakkıdır!

star

 

 



Bu yazı 373 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,255 µs