En Sıcak Konular

Hasan Cemal


Hasan Cemal
0 0 0000

Kürtler, 12 Eylül’e sırtını dönebilir mi?..



Örneğin, kısa adı HSYK olan Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu acaba Kürtleri, Kürt siyasal hareketini, BDP’yi ilgilendirmiyor mu?
HSYK’ya bakalım.
Yakın geçmişinde bir Şemdinli olayı var bu kurulun.
Kürtler Şemdinli’yi çok iyi bilir.
Van’da bir savcı, Ferhat Sarıkaya, Şemdinli’yle ilgili bir iddianame hazırlamıştı. Bu iddianame askere, bir yanıyla zamanın Kara Kuvvetleri Komutanı’na dokunuyordu.
HSYK hiç beklemedi.
İddianamesiyle askere, komutana dokunmaya kalkışan savcıyı meslekten attı, bununla da yetinmeyip avukatlık yapmasını da yasakladı.
HSYK başka ne yaptı?
Adana’da bir savcı vardı, adı Sacit Kayasu.
Bu savcı bir iddianame hazırladı Kenan Evren hakkında. Kürtlere belki de en büyük zulmü yapan 12 Eylül askeri yönetiminin liderini yargı önüne çıkarmak istedi.
HSYK yine hiç duraksamadı. Bu savcının da defterini dürdü, meslekten attı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bozma kararını da tanımadı.
Başka?..
HSYK şimdilerde başka bazı taşları yerinden oynatmak istiyor.
Örneğin, bir süredir Ergenekon davasının savcı ve yargıçlarını yerinden oynatmanın peşinde.
Örneğin, bir süredir Balyoz davasını yürüten savcı ve yargıçları yerinden oynatmak istiyor.
Örneğin, bir süredir Diyarbakır’daki faili meçhul cinayetler davasının savcısını da yerinden oynatmak istiyor.
Şimdi sorulabilir.
Ergenekon Kürtleri ilgilendirmiyor mu?
Balyoz Kürtleri ilgilendirmiyor mu?
Faili meçhul cinayetler Kürtleri ilgilendirmiyor mu?
Elbette ilgilendiriyor.
Nasıl 12 Eylül, Evren, Şemdinli olayı ilgilendiriyorsa, bütün bunlar da Kürtleri hiç kuşkusuz ilgilendiriyor.
Bunların hepsi iç içe düğümler. Bu düğümlerin ilmik ilmik çözülmesiyle, Türkiye’de barış ve demokrasi yollarında yürümek aynı anlamı taşıyor.
Bu gerçeğin bilincinde olan Kürtler, kısa adı HSYK olan Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nu es geçemezler.
Bu kurulun üye sayısının arttırılmasını, seçim tarzının daha demokratikleştirilmesini, kapalı bir kast olmaktan kurtarılmasını küçümseyemezler. Ya da böyle bir anayasa değişikliğine dudak bükemezler.
Anayasa Mahkemesi gibi HSYK’nın yapısının iyileştirilmesi, bugüne kadar Kürt sorununun çözümüne çomak sokan engellerden birinin biraz daha etkisizleştirilmesi demektir.
Türkiye’de yargı demokratikleştirilmeden, ne Türklerin ne de Kürtlerin temel sorunları doğru dürüst çözülür.
Bu nedenle Kürtler 26 maddeden oluşan anayasa değişikliği paketini daha ciddiye almak durumunda.
Evet, bu paket birçok açıdan yetersizdir. Kürtlerin eleştirilerinde haklılık payı büyüktür. Ancak, bu pakette Kürtler yoktur demek gerçeği yansıtmıyor.
HSYK ile ilgili değişiklik Kürtleri, yukarıdaki bazı örneklerin ışığında fazlasıyla ilgilendiriyor.
Anayasa Mahkemesi’yle ilgili değişiklik de öyle. Askeri mahkemelerin yargı alanının daraltılmasıyla ilgili değişiklik de farklı değil.
12 Eylül askeri yönetiminden otuz yıldır hesap sorulmasını engelleyen geçici 15. maddenin kaldırılması ve bunun sembolik önemi de Kürtleri ilgilendiriyor.
Bir noktaya daha dikkat çekilebilir.
12 Eylül referandumunda bu paketin sandıkta kabul edilmesiyle birlikte demokratik bir sivil anayasa talebi siyaset gündemine çok daha rahat oturacaktır.
Bütün bu nedenlerle, “Bu paket Kürtleri ilgilendirmiyor, bu pakette Kürtler yok!” demek bana çok fazla inandırıcı gelmiyor.

milliyet



Bu yazı 444 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 16 Eylül 2012 Türkiye AB’nin, AB Türkiye’nin neresinde?
    • 13 Eylül 2012 Ve soruyorum Ak Parti iktidarına...
    • 7 Ağustos 2012 Özkök Paşa demokrasi adına bir şanstı!
    • 12 Mayıs 2012 Ak Parti’yle kadınlar, başörtüsü sorunu ve Kürt sorunu...
    • 18 Nisan 2012 Demokraside asker sorunu, sivil sorunu!
    • 15 Nisan 2012 Suriye’de akan kan ve evimizin içi!
    • 3 Nisan 2012 Suriye’de ben de tarafım!
    • 27 Mart 2012 Zamanın ruhu ve dış konjonktür PKK’ya karşı!
    • 21 Ocak 2012 İnsanlık ölmedi, karanlık sorgulanacak!
    • 18 Ocak 2012 Sanık Kenan Evren, ayağa kalk!
    • 20 Kasım 2011 ''Dersimli okşanmakla kazanılmaz!''
    • 18 Ekim 2011 Herkes ‘Atatürk milliyetçisi’ olmak zorunda mı?..
    • 5 Ekim 2011 Ak Parti, CHP, BDP uzlaşması...
    • 29 Eylül 2011 Ciğeri yanan Erdoğan’a, Öcalan’a...
    • 27 Eylül 2011 PKK, BDP, Güneydoğu’dan haberler öyle ki...
    • 22 Eylül 2011 Avrupa Birliği Türkiye'ye dürüst davranmıyor mu?
    • 21 Eylül 2011 Düşen helikopterin beynini kim söküp aldı ?
    • 7 Eylül 2011 Başbuğ Paşa da hesap vermek zorunda!
    • 2 Eylül 2011 Erdoğan’ın askeri vesayetle mücadelesi...
    • 6 Ağustos 2011 Kürt sorunu: Bardağın dolu ve boş tarafı!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,498 µs