En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Sizi kınadıklarınızdan ayıran nedir?



Bu meseleler, nedense, "antisemitizm"le irtibatlandırılmadan konuşulamıyor. İsrail'in başkalarının toprakları üzerinde yaptıklarını (mesela kaç gündür Lübnan'ı bombalıyor; çoğunluğu çocuk, onlarca masum sivili katletti) anlatanlar, önce antisemit olmadıklarına inandırmakla yükümlü sayıyorlar kendilerini.

Neden?

Birincisi, İsrail adı verilen devletle, antisemitizm olgusunun öznesi haline getirilen "ırk/din" sürekli özdeş tutuluyor...

İkincisi, bölgede huzursuzluk kaynağı olmaya devam eden devlet, vaki huzursuzluklara yönelik eleştirilerin altında "antisemitizm" olduğunu iddia ederek, kendisini daha korunaklı, daha güvenli alanlara taşıyor. Bir bakıma, antisemitizmden besleniyor.

İkisi bambaşka şeyler oysa...

Bunu birilerinin hoşuna gitmek, rüşt ispat etmek ve "öyle olmadığıma" başkalarını inandırmak için söylemiyorum; bir ırka, bir dine, bir aidiyete, bir mezhebe mensup insanları, "sırf öyle oldukları" için aşağılamak ve bunu bir asabiyyete (siyasal ve dinsel tutuma) dönüştürmek hem ayıp, hem günah, hem de hastalıklı bir durumdur. Dahası, faşizmdir.

Diyeceksiniz ki, 11 Eylül sürecinden bir tür "antiislamizm" ve "öteki" kavramı süzenlerin/süzmeye çalışanların yaptığı farklı bir şey mi? Değil. En az antisemitizm kadar tehlikeli, çirkin ve hastalıklı bir şey bu da.

Birileri (ne çok var bu "birileri"nden) hiçbir zaman bir ırka, bir dine, bir aidiyete düşmanlık olarak yorumlanmayacak ve çoğu zaman haklı bir mesnedi olan eleştirileri, örneğin İsrail devletine yönelik siyasal itirazları ağırlığına ve dozuna göre "antisemit skala"ya dahil etse de, ben söyleyeceklerimi söylemekten vazgeçmeyeceğim.

Birincisi şu:

İsrail, ne yazık ki, terör uygulamalarıyla ayakta kalmaya çalışan bir devlet. Terörle kurulduğu, himaye gördüğü, yaptıklarına göz yumulduğu için de, bu politikasından vazgeçmeyecek, sınırlarını genişletmeyi "doğal hak" saymaya devam edecektir.

İkincisi:

İsrail'i (ve işgal politikalarını) eleştirmek antisemitizm değildir. Kaldı ki, hiç kimsenin başkalarına ne olduğunu ya da ne olmadığını anlatmak gibi bir yükümlülüğü bulunmuyor. Herkesin eylemi, söylemi ve yaptıkları ortada.

Üçüncüsü:

Bölgede, İsrail'in de kaygılarını haklı çıkaracak bir "terör sorunu" vardır. Lübnan'da, Filistin'de, hatta Suriye'de gerekli "sterilizasyon" sağlanmadan Ortadoğu'da kalıcı barış zor gözükmektedir, ama İsrail'in kolonyal, yayılmacı ve fırsatçı (son olaylarda kaçırılan iki askerlerini bahane gösterdiler) politikaları, saldırıya maruz kalan halklara başka bir seçenek bırakmamaktadır. İşgal terör üretir. Ne bekleniyordu ki?

İsrail devletinin, son bir haftadır Filistin'de ve Lübnan'da yaşananlarla ilgili inandırıcı, ikna edici, vicdanlarda olumlu makes bulacak bir açıklama yapması gerekiyor. Müttefiklerini de inandıracak bir açıklama... Putin'i de inandıracak bir açıklama.

Kaç gündür ekranlarda akıp giden sayısız çocuk cesedi, bombalanmış kentler, paramparça edilmiş siviller, açlık, susuzluk, salgın hastalık, ölüm...

Bu mudur yani?

Binlerce soykırım romanı, binlerce holokost öyküsü... Milyonlarca film, kitap, müzik, tiyatro, sahne eseri.

Soykırımdan müşteki olanların insanlığa sunduğu "değerler" bunlar mı? Binlerce çocuk ölüsü mü? Bombalanmış kentler mi? Ölüme terkedilmiş insanlar mı?

Olmert'in, kınadıklarından ne farkı var? Sharon'u, lanetlediklerinden ayıran nedir?

Nedir hakikaten? Siz söyleyin!

Bu yazı 44 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,627 µs