En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Akciğerlerde bezelye yetişir mi?



Dün ajanslara Amerika’ dan düşen ilginç bir haber vardı: Massachusetts’ de yaşayan 75 yaşındaki Ron Sveden isimli şahıs öksürük, balgam, hâlsizlik, iştahsızlık şikayetleriyle doktora gidiyor. Uzun yıllardır sigara içen hastanın akciğer filminde bir leke görülüyor ve pek çok tetkik yapılıyor ama hastalığı teşhis edilemiyor. Hasta kanser şüphesiyle ameliyata alınıyor. Ameliyatta hastanın akciğerlerinde ‘filizlenen bir bezelye’ ve buna bağlı akciğer iltihabı yani zatürree gelişmiş olduğu ortaya çıkıyor.

Haberde hastanın başarılı bir ameliyatla sağlığına kavuştuğu, ameliyattan sonra ilk yemekte kendisine bezelye yemeği ikram edildiği ve geçen sene bir Rus doktorun bir hastasının akciğerlerinden köknar ağacı çıkarttığı bilgisi de yer alıyor.

Bu tablo tıpta ‘yabancı cisim aspirasyonu’ adıyla bilinir ve biz göğüs hastalıkları uzmanları için çok da ilginç bir durum değildir. Bu hastanın haber olmasında akciğerlere kaçan yabancı cismin bezelye olması ve özellikle de bunun akciğerlerde çimlenmesinin önemli olduğu kanaatindeyim. Bu da aslında şaşılacak bir şey değil çünkü çiğ bezelye nasıl nemli ve havasız bir ortamda kendi kendine çimlenebilirse akciğerlere yerleşen bir bezelye de orada çimlenebilir.

Doktorları bu durumun hasta bezleye yerken olabileceğini söylemişler. Bu açıklama bana pek mantıklı gelmedi. Bezelyenin akciğerlere kaçması yaşlı bir hastada o anda çok fazla şikâyete yol açmamış veya bir anlık öksürük hasta ve etrafındakiler tarafından önemsenmemiş olabilir ama çimlendiği için bunun pişmiş bir bezelye olması mümkün değil; pişmiş bezelye çimlenmez. Bu kişi çiğ bezelye yemeğe meraklı biri ise diyecek fazla bir şeyim olmayacak.

Bu olaydan çıkarılacak dersler:

BİR: Hastanın anamnezi tipik değilse, yabancı cisim aspirasyonu zatürree, apse, astım ve akciğer kanseri ile kolaylıkla karıştırılabilir.

İKİ: Kanser şüphe edilen bir hastadan bezelye veya başka bir bakliyat çıkması 40 yılda ancak rastlanabilecek bir olaydır.

ÜÇ: Hızlı yemek yemekten kaçınmalı, çocukların nefes yollarına kaçabilecek kadar küçük objelerle oynamalarına izin verilmemelidir.

DÖRT: Yemek yerken veya ağızda yabancı cisim varken gülmek çok tehlikelidir. Yemek sırasında fıkra anlatılmamalı, komiklik yapılmamalıdır.

BEŞ: Kimse akciğerinde bezleye yetiştirmeye kalkmasın. Akciğer, bezelye yetiştirmek için uygun bir ortam değildir; en önemlisi de güneşlenme ve sulama problemleridir.

ALTI: Akciğerlerine bezelye kaçan bir hastaya ameliyattan sonra ilk yemekte bezelye ikram etmek oldukça kötü bir espridir.

YEDİ: Hastasının köknar ağacı tohumu yuttuğunu ve bunun akciğerlerde büyüdüğünü iddia eden Rus doktorun palavra Nobel’ ine aday olması hakkıdır.

Yabancı cisim aspirasyonu hakkında her eve lazım bilgiler:

Akciğerlere yabancı bir cismin kaçması özellikle küçük çocuklarda ve yaşlılarda daha çok rastlanan bir tablodur. Fındık, fıstık, leblebi gibi kuru yemişler, düğme, tükenmez kalem tıpası, küçük lego parçaları, diş protezleri gibi çok çeşitli cisimler akciğerlere kaçabilirler. Ülkemizde türban kullanan hanımlarda da iğne aspirasyonu sık rastlanan bir durumdur.

Yabancı cisim aspirasyonu kazazede ve yanındakiler tarafından çoğu zaman kolaylıkla fark edilir. Çünkü bu durum ani öksürük, nefes darlığı, morarma, boğulma hissine sebep olur. Yutulan cisim büyükse ve ana nefes borusunu tıkarsa hasta nefessiz kalır ve müdahale edilmediği takdirde de kısa sürede boğularak ölür. Ana nefes borusunu tıkayacak kadar büyük olmayan cisimler ise iriliklerine göre daha küçük bronşları tıkarlar. Bunlar tıkadıkları bronşun gerisinde kalan akciğer dokusunun havalanmasını bozarak burada iltihaba(zatürree) ve bunun ilerlemesiyle de akciğer apsesine yol çarlar. Zatürree ve apse kendisini bu hastada olduğu gibi yüksek ateş, öksürük, bol miktarda balgam, nefes darlığı, iştahsızlık gibi şikâyetlerle belli eder. Bronşu tam olarak tıkamayan yabancı cisimler ise astıma benzeyen bir tabloya yol açar. Bu duruma özellikle dertlerini tam olarak anlatamayan küçük çocuklarda daha sık rastlanır. Astım tedavisine iyi cevap vermeyen çocuklarda yabancı cisim ihtimali mutlaka düşünülmelidir.

Yabancı cisim aspirasyonunun kolaylaşmış olduğu bazı durumlar vardır: bebek ve küçük çocuklar, ileri yaştakiler, yutma zorluğuna yol açan nörolojik hastalıklar, yemek borusu darlıkları, kesecikleri, tümörleri gibi.

Bazı hastalarda dikkatli bir akciğer muayenesi ile yabancı cisim aspirasyonu şüphe edilebilir. Akciğerlerde belli bir odakta nefes alırken hırıltı duyulması bronşları tam olarak tıkamayan bir yabancı cismin, akciğerin belli bir bölümünde hiç ses işitilmemesi ise bronşu tam olarak tıkayan bir yabancı cismin tipik bulgularıdır. Böyle bir durumda akciğer filminde akciğerlerin belli bir kısmı daha şişkin veya belli bir kısmı ise havasız görülür. Zatürree ve akciğer apsesi de yabancı cisim aspirasyonunun dolaylı bulgularıdır. Yabancı cisimler metalik değilse bunların röntgende görülmesi de mümkün olmaz.

Tedavide yabancı cismin bronşlardan bronkoskopi adı verilen işlemle çıkarılmaları gerekir. Özellikle yeni meydana gelmiş aspirasyonlarda başvurulabilecek bir tedavi yöntemidir. Yabancı cisim akciğerlerde iltihap ve apseleşmeye yol açmışsa antibiyotik tedavi, akciğerlere dren konması ve hatta bazı durumlarda o akciğer bölümünün ameliyatla çıkarılması da gerekebilir.



Bu yazı 981 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,257 µs