En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Sürekli kaybedenler bu tarafa...



Kamuoyu yoklamaları artık iyice tersini gösterdiği halde, bir an için, halkoylaması sonucunun ağırlıklı olarak 'Hayır' çıktığını varsayalım. Ne diyecek 'Hayır cephesi', zaferini nasıl anlatacak?

Elbette, "Değişiklikle anayasada kadınlara, çocuklara ve engellilere daha fazla hak veriliyordu; bunu durdurduk" demeyecekler...

"Anayasaya 'Evet' denilmiş olsaydı memur sendikaları toplu sözleşme hakkına kavuşacaktı; çalıştık çabaladık böyle bir yanlışlığı engelledik" diyeceklerini de sanmıyorum...

"Ellerinden alınmış haklarını hukuk yoluyla arayamayan savcılar, yargıçlar ve subaylar yargıya başvurabileceklerdi; Türkiye'yi hukuk cinayetleri ülkesi olmaktan çıkaran anayasa değişikliğine gerek yoktu, önledik" dediklerini de duymayacaksınız...

Kimse çıkıp şu türden cümleler de kurmayacak: "Ülkemizi uçurumun eşiğinden kurtaran 12 Eylül kahramanlarını sembolik de olsa yargı önüne çıkarmak mı? O dönemde üniversitelerde, bürokraside, sosyal hayatta yapılmış tahribatlardan mağdur olanların haklarını araması mı? Anayasa değişseydi, evet bunlar da olacaktı ve bizler buna geçit vermedik..."

Bu tiplerin medyadaki temsilcisi "Bu anayasa değişikliğinin arkasındaki gerçek nedeni hepimiz biliyoruz; mesele 12 Eylül'le hesaplaşmak falan değil" diye bağırıyordu gazetesinin ilk sayfasından dün... 'Gerçek neden' dediği, zihninde taşıdığı vehimler: "Askeri vesayet gidiyor, yerine sivil vesayet geliyor... İktidar kendisine bağlı bir yargının peşinde..."

Bakalım, bu yavelerine inanan çıkacak mı?

Oysa bir türlü dillendiremedikleri bambaşka bir gerçek o tipleri imkânsızı savunmaya itiyor: 27 Mayıs (1960) askeri darbesiyle oluşmuş Türkiye'deki vesayetçi sistem, dünyadaki gelişmelerle paralel olarak, bizde de sonuna yaklaştı; halkoylamasına sunulan anayasa değişikliklerinin uygulamaya geçmesi vesayetin ve vesayetten nemalananların tabutuna yeni bir çivi daha çakmış olacak...

Vesayetçi sistemin adına 'askeri vesayet' dense de gerçek farklı: Askeri öne çıkarıp arkadan malı götürenler hep sivillerdi; ülkeyi çiftlikleri, devletin hazinesini cepleri sayan tipler ve onların yardakçıları...

Yeni dönemin 'loser'ları (kaybedenleri) olduğunun farkına varmamaları imkânsız o tiplerin... Sürekli kaybederek geldiler ve bu defa da kaybedecekler; bunu çok iyi biliyorlar: 2002 seçimi öncesinde siyasete asker eliyle müdahale edip Bülent Ecevit'in koltuk ömrünü kısaltmaya çalışanlar bunlardı. MHP'yi koalisyondan edip yerine kafadarlarını getirmek için yapmadıkları cambazlık kalmadı. Tarihi erkene alınan seçimde sandıktan yandaş hükümet çıkarmak için az çalışmadılar.

Beceremediler.

Şu yakınlarda da sürekli kaybetmediler mi? Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı adaylığına şiddetle muhalefet edenlerin ön saflarında onlar geliyordu. Askeri kışkırtıp internet sitesine 'e-muhtıra' koydurana kadar göbekleri çatladı. 367 kararı çıktığında umutları tavana vurdu. Erken seçim olacak diye ödleri koptu, erken seçimden aynı partinin kazanarak çıkmayacağına dair bahse girdiler. İddianame onların yıllar boyu sağladığı malzemelerden oluştuğu için Ak Parti'nin kapatılacağına adları kadar emindiler.

Olmadı, olmadı, olmadı...

Çankaya Köşkü'nde onların istemediği cumhurbaşkanı oturuyor... Yaptırdıkları hatalar yüzünden askerin hareket alanını sınırladılar... Anayasa Mahkemesi 367 hatasını her zaman tekrarlamayacak gibi... Ak Parti 22 Temmuz'da (2007) oylarını artırdı... Son iki seçim siyaseti etkileyemez hale geldiklerini gösterdi...

Patronlarına yaptırdıkları yanlışları saymıyorum bile; 'imparator' dedikleri işadamı onlar yüzünden ihalelere giremiyor... Sahip olduklarından kurtulmaya hazır, ama elindekilerin alıcısı yok... Kim sürekli hata yapanlarla aynı gemiye biner ki, üstüne bir de para vererek?

"Geçmiş olsun" diyeceğim, ama galiba geçebilecek bir hastalık değil onlarınki...

yenişafak




Bu yazı 437 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,830 µs