En Sıcak Konular

Mahmut Övür


Mahmut Övür
0 0 0000

'Özerklik' böler mi?



Yıllardır süren ve bizi kuşatan şiddet nedeniyle Kürt sorununa çözüm olabilecek önerileri ne yazık ki bütün yönleriyle tartışamıyoruz.
Dünkü yazımda bu konuyu ele almış ve "yerel yönetimlerin özerkliği meselesi"ni artık tartışmamız gerektiğini söylemiştim. Daha önemlisi asıl sormamız gereken soruyu dile getirmiştim:
"Türkiye toplumu nasıl bir yönetim biçimiyle huzura, zenginliğe ve özgürlüğe kavuşur?"
Bu konuda 42 yıldır Kanada'da yaşayan bir Türk akademisyen ve aydın Aygen Toruner'den bir mail aldım. Toruner söze şu tespitle başlıyor:
"Yerel yönetimlerin doğruluğu ve avantajlarını her gün yasayarak gözlemlediğim için bu konuda Türkiye'deki çok kişiden daha deneyimli ve yetkili sanıyorum kendimi."
Hiç de haksız sayılmaz.
Bizde daha "özerklik" denildiği anda kıyamet kopuyor ve bilen bilmeyen konuşarak neyin ne olduğu anlaşılmıyor.
Bu nedenle bir bileni dinlemekte yarar var.
Toruner yerel yönetimlerin demokrasinin bir gereği olduğunu belirterek şöyle diyor:
"Eğer seçmen parlamentoda kendisini temsil edecekleri seçebilecek olgunluktaysa, vilayetinde, kasaba ve köylerinde de kendisine yönetim görevi vereceklerini seçebilmelidir. Sen başbakanı seçebilirsin ama vilayet ya da eyalet başkanını seçemezsin demek ne mantığa ne de demokrasiye sığar."
Bu noktada Toruner, Türkiye'de en çok dile getirilen "Acaba yerel yönetimler güçlendirilirse bu bölünmeyi körükler mi?" sorusuna da cevap veriyor.
"Yerel yönetimin, Türkiye'de Kürtlere tanınacak bir ayrıcalık olmaktan çıkarılıp bütün Türkiye'de uygulanması şarttır. Federatif sistemin üniter devletle bağdaşmadığı ise sadece bir safsatadır. Almanya'nın üniterliği tartışılmaz. ABD'nin ki de! Kanada Quebecliler, ayrılıp bağımsızlık istemelerine rağmen sapasağlam bir üniter yapıda refah ve huzur içinde ilerlemektedir."
Peki, bir ülkeyi üniter yapan nedir? İşte cevabı:
"Bir ülkeyi üniter yapan, merkezi hükümet, onun sıkı kontrolü ve sert yasalar değil, vatandaşların birlikte yaşama ve kalkınma istekleridir. Bir ülke eğer sadece polisiye yöntemlerle, sıkı disiplinle, aykırı fikirlere göz açtırmayarak, silahla, dayakla bir arada tutuluyorsa, o ülke zaten kökten çürümüş ve bütünlüğünü yitirmiş demektir. İnsanlarına, halkına güvenmeyen bir merkezi yönetim, üniterliğin en büyük düşmanıdır."
Federal sistemde vergi, eğitim ve güvenlik meselesinin nasıl işlediğini de anlatan Toruner, sözü Ömer Dinçer'in hazırladığı yasaya getirip şöyle diyor:
"Ömer Dinçer'in hazırladığı kamu yönetimi temel kanunu tasarısının ayrıntılarını bilmiyorum ama aklımda kaldığı kadarıyla, devekuşu gibi, 'ne deve ne kuş' misali bir yasaydı, çünkü valilikleri iptal edecek kadar ileri gidememişti. Bizim kamu yönetimimiz 19'uncu yüzyıl Fransa'sından aldığımız Napolyon yasalarının kopyasıdır. Sorun önemlidir ve sadece Kürtlerle ilgili değil bütün Türkiye'nin geleceği ile ilgilidir. Bu arada her eyaletin kendi bayrağının da olduğunu belirtmeliyim."

Sarıgülcüler yüzde 50 'evet'çi
Mustafa Sarıgül parti kurmaktan vazgeçip CHP'ye destek vereceğini açıkladı ama geride kalanların ne yapacağına ilişkin tek satır bile söylemedi.
Bu nedenle tam bir savrulma yaşıyor kısa süreli TDH'lılar... Hareketin çekirdek kadrosu "süreci izliyoruz" derken, özellikle Anadolu'daki taban derin bir hayal kırıklığı içinde.
Kimi, politikaya küsüp uzaklaştı, kimi başka partilerin kapısını çaldı kimi de öylece ortada kala kaldı.
Peki, Sarıgül'e gönül verenler önümüzdeki referandumda ne yapacak? Üst düzey bir yöneticiyle konuştum. Şöyle diyordu:
"Biz tabii ki hayırcıyız. Ama Anadolu evet diyecek. Benim tahminim bizim hareketten yüzde 50 evet çıkar."
Bu açıklamadan da anlaşıldığı gibi CHP'ye yakın duran Mustafa Sarıgül, Hasan Aydın ve Bülent Tanla gibi isimler "hayır" diyecek, ama eski DSP Muş Milletvekili Zeki Eker'in de aralarında bulunduğu Anadolu grubu "evet" diyecek.


sabah



Bu yazı 540 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 AK Parti kongresi ve Barzani
    • 28 Eylül 2012 AK Partili Babuşçu iddialı: Yüzde 55
    • 23 Eylül 2012 CHP'nin 'Balyoz' ikilemi
    • 20 Eylül 2012 Otobüste 200 er
    • 18 Eylül 2012 CHP günahlarından arınıyor
    • 11 Eylül 2012 CHP hâlâ derdini anlatamıyorsa
    • 1 Eylül 2012 Ya silah ya siyaset
    • 30 Ağustos 2012 CHP neden Kürt raporu yazamıyor?
    • 19 Ağustos 2012 Barışı kirletmemek lazım
    • 14 Ağustos 2012 Aygün'ün kaçırılmasında garip sorular
    • 10 Ağustos 2012 Diyarbakır'dan Şemdinli'ye bakmak
    • 24 Temmuz 2012 Üç CHP'li anlaşamıyorsa...
    • 19 Temmuz 2012 CHP'de 'maymuncuk liste' savaşı
    • 18 Temmuz 2012 CHP, zamanın ruhunu yakalar mı?
    • 17 Temmuz 2012 CHP kurultayı gölgede mi kaldı?
    • 8 Temmuz 2012 Siyasetin yeni aktörleri
    • 6 Temmuz 2012 CHP'de kurultay pazarlamacıları
    • 3 Temmuz 2012 Zana'nın demokratik yolu
    • 24 Haziran 2012 Uçak düşürme bir tuzak mı?
    • 19 Haziran 2012 Gülen'in kararı neyin sinyali?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,301 µs