En Sıcak Konular

Taha Kıvanç


Taha Kıvanç
0 0 0000

İğrenç ayak oyunları sona ersin



Bir internet sitesi varmış 'Silâhlı Kuvvetlerin ipliğini pazara çıkarma' fikriyle tasarlanan; ama hedeftekilerin çoğu komutanların çocuklarıymış... Böyle yazıyor Can Dündar... "Hangi komutanın çocuğu sevgilisinin çıplak fotoğraflarını çekmiş, hangi generalin lise çağındaki oğlu kız arkadaşının çıplak görüntülerini kaydetmiş; hangi paşanın oğlu eşcinselmiş, hangisininki gey pornoları izleyip erkek sevgilileri ile telefonda konuşmuş; hepsi 'belgeleriyle' ballandırılarak" anlatılıyormuş...

Can Dündar, sitede sunulan belgelerde 'polis parmağı' olduğunu tahmin ediyor.

Olur mu olur... Ancak benim farklı bir teorim var; tahmine değil de daha önceki benzer bir sürece dayanıyor...

Yaşar Büyükanıt'ın Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın son demlerinde kendisinin etnik kökenine dair bilgiler içeren bir 'e-posta' mesajı dolaşıyordu internet ortamında; okuyana "Böyle biri Genelkurmay Başkanı olmasın" dedirtme amacıyla kaleme alındığı hemen belli oluyordu.

Mesajın kaynağı belirsizdi, ama bu tür bilgilere meraklı veya hassas çevreler dağıtımı için özel çabalar gösterdiği için, bir anda ülkenin dört bir yanında, "Org. Yaşar Büyükanıt'ın etnik kökeni" ile ilgili iddialar konuşulur hale geliverdi.

Kulis okurları konuya ilişkin uyarıcı yazılarımı hatırlayacaklardır.

Sonunda ne oldu, biliyor musunuz? Yakın tarihimizin en gürültülü kara propaganda kampanyası, aslında, Org. Büyükanıt'ı siyasiler nezdinde 'tehlikeli' göstererek hak ettiği makama atanmasını engelleme amaçlı bir dezenformasyon hareketiymiş...

Keşke Yaşar Paşa verdiği talimat doğrultusunda yapılan soruşturmanın ortaya çıkardığı 'e-posta' mesajının kimler tarafından hazırlandığına ve kimler tarafından hangi internet siteleri kullanılarak her yere ulaştırıldığına dair bilgiyi kamuoyuyla paylaşsa...

Hiç kuşkunuz olmasın, şimdi yaşanan tartışmalara da ışık tutacaktır o açıklama...

Geçtiğimiz hafta savcılar 'internet andıcı' ile ilgili bir dava açma yolunda ilk adımı attılar. Bir subayın tehlikeyi göze alarak basın-yayın kuruluşlarına ulaştırdığı belgelerden biriydi 'internet andıcı'... Meğer, Türk Silâhlı Kuvvetleri (TSK) içerisinde yer alan bir birim, Genelkurmay Başkanlığı'na ait IP numaraları üzerinden, değişik isimlerle internet siteleri açmış; buralarda 'kirli propaganda' faaliyeti yürütülmekteymiş...

Yapılana 'kirli' dememin sebebi, aralarında devlet politikalarıyla örtüşen bazı siteler olsa da, iddiaya göre, sitelerin çoğunluğu iktidardaki partiyi halkın gözünden düşürecek haber ve yorumlara yer veriyormuş; kullanılan malzemeler askerler tarafından sağlanıyormuş...

Abdurrahman Yalçınkaya'nın, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı sıfatıyla, Anayasa Mahkemesi'ne sunduğu Ak Parti'yi kapatma iddianamesinin belkemiğini o internet sitelerinde çıkan haber ve yorumların teşkil ettiği iddiasını da hatırlatayım.

Önce gazetelerde çıkıp sonradan o sitelere konulan bazı haberlerin ilk kaynağının da fazla uzakta olmadığını sanıyorum.

Geçmişte birkaç kez suçüstü yaptığım için biliyorum: Şaibeli işlere karıştığı bilinen bir örgütün en büyük marifeti, kendi elemanlarının yönlendirmesiyle yurtdışında yayımlatılan bazı haber ve yorumları, itibarlı bir gazete veya araştırma kuruluşunda çıkmadığı halde, yurtiçi yayınlara malzeme yapmaktı. İstanbul'da kaleme alınan haber veya makale yurtdışında bir yerde yayımlatılır, o haber veya yazı tercüme edilerek burada devreye sokulurdu.

Şimdi bazı melanet odağı internet siteleri yapıyor bu işi: Orada yayımlatılan yalanlar, insanlar önem atfetmediği veya tepki vermeye tenezzül etmediği için cevapsız bırakılınca, sanki gerçekmiş gibi çoğaltılıp duruyor.

Can Dündar komutanların oğullarıyla ilgili iğrenç haberlerin ilk kaynağını araştırır veya Cumhuriyet Savcıları soruşturma açarsa, gerçeğin çok farklı olduğu ortaya çıkabilir.

Medyada o tür haberlerin meraklıları vardır; meraklı tiplerin yazılarından veya haberleştiren gazetenin kimliğinden hareketle sonuç çıkarmak yanıltıcıdır. Yaşar Büyükanıt'la ilgili etnik köken haberlerini sirkülasyona ilk sokanla mesajdaki bilgileri çoğaltanlar birbirine ters köşelerde durmaktaydı.

'İnternet andıcı' ile ilgili soruşturma mahkeme safhasına kadar varırsa, yalnızca Genelkurmay çıkışlı sitelerin değil, sivil görünüşlü bazı sitelerin de aynı organizasyonun birer parçası olarak yayın yaptığını öğrenirsek hiç şaşırmayacağım.

Bu ülkede ismini ve soyadını yazmakta zorlanan ilkokul diplomalı tiplere onlarca kitap yazdırıldı şu yakın dönemde; kitapların 'ırkçı' isimleri ve muhtevaları gözardı edilerek kitabevlerinin en muteber köşelerinde sergilenmeleri de sağlandı. İmece usulüyle kaleme alındığı her halinden belli kitapların arkası hâlâ geliyor; bu da o tür faaliyetlerin henüz sona ermediğinin işareti.

Devlet içerisinden birileri devlet-içi ve kurum-içi çatışmalarını bel altı yöntemlerle yürütüyor; suçlananlar ise hep ilgisiz kişiler ve gruplar oluyor. Bu gerçeği görelim artık.

 
yenişafak



Bu yazı 872 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 17 Eylül 2012 Hem okudum, hem de yazdım
    • 4 Eylül 2012 CIA başkanı neden geldi?
    • 16 Temmuz 2012 Vicdanım buna da elvermiyor
    • 2 Temmuz 2012 Suriye nasıl bir ülke, Suriyeliler nasıl insanlar...
    • 21 Mayıs 2012 Bir geziden ilk notlar
    • 15 Mayıs 2012 ‘Yeni CHP’ nihayet sözcüsünü buldu
    • 16 Nisan 2012 Hangi patron, hangi yönetici, hangi yazar içeri alınır?
    • 23 Mart 2012 Ben demedim, o dedi
    • 13 Mart 2012 Köşemi bugün Cumhurbaşkanı Gül’e bırakıyorum
    • 9 Mart 2012 TR325 kodadlı becerikli uzman...
    • 20 Şubat 2012 ‘Operasyon’ diye ben buna derim
    • 30 Ocak 2012 Davos’ta Türkiye dersi
    • 27 Aralık 2011 Bu yılın Cumhurbaşkanlığı büyük ödülü...
    • 12 Aralık 2011 Ak Parti üzerine hesaplar
    • 9 Aralık 2011 Gül vetoya ne zaman karar verdi?
    • 14 Kasım 2011 Kriz çıkaranlar gidiyor, ama yerlerine gelenler de yabancımız değil
    • 24 Ekim 2011 Kaddafi’nin son demleri...
    • 3 Ekim 2011 Dr. Sallaso’nun kunduzunun izinde
    • 29 Ağustos 2011 Ben meraklı bir insanım, özür dilerim
    • 26 Ağustos 2011 Bütün kepazeliklerin anasını açıklıyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,418 µs