En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Neden CHP’ye saldırıyoruz? Manyak mıyız biz?



Hadi bakalım, “saldırgan yazar” yine muhalefete saldıracak... Şimdiden küfürlerinizi hazırlayın.

Ben “muhalefet” diyorum, siz “devlet iktidarı” anlayın.

Kafası azıcık basanlar, CHP’yle devlet iktidarı arasındaki mahiyet ortaklığını ya da “ülkü birliğini” çözecektir.

Küfretmeden önce, “sistem”in nasıl yapılandırıldığını; adını “halk”tan alan partinin niçin halkla bir irtibatı bulunmadığını; “devlet iktidarı”nın hangi siyasi (örgütsel) kanalı kullanarak kendisini ifade ettiğini (daha doğrusu, meşrulaştırdığını); “parlemento iktidarı”nın niçin kırılgan bir yapıya sahip olduğunu ve en ufak bir müdahalede dağılıp gittiğini; adını halktan alan parti kurumsal bir hüviyet gösterirken, karşısındaki yapıların (muarızların) niçin sürekli isim ve tabela değiştirdiğini düşünün...

Kafanızı kumdan çıkarın da, azıcık siyaset ve tarih okuyun...

Biraz sosyoloji karıştırın...

Biraz fehmedin...

Beş yaşındaki çocuğa da sorsanız, size aynısını söyleyecektir:

Devletin kurduğu bir parti olarak CHP, “devletin partisi” olarak kaldı, kurumsal yapısını ve kimliğini korudu.

Devletin rağmına kurulmuş partiler ise, müdahalelerin dayatmasıyla isim ve tabela değiştirmek zorunda kaldı... Serbest Fırka’dan Demokrat Parti’ye, Demokrat Parti’den Adalet Partisi’ne, Adalet Partisi’nden ANAP’a, ANAP’tan AK Parti’ye, tüm bu oluşumlar bir “silsile”den gelmektedir. Kurucuları farklı olsa bile, seçmenleri aynıdır ve “hakiki halk partisi” bunlardır...

Bir şey daha:

Kendisini “muhalefet partisi” olarak pazarlayan CHP, sadece kendisinden ibaret değildir... “Tekil” bir yapı hiç değildir...

Siz bu partiyi, yargısıyla, ordusuyla, bürokratıyla, medyasıyla, “altı ok”uyla, okların gölgesinde büyümüş aydınıyla geniş bir koalisyonun parçası düşünebilirsiniz...

Ne zaman “darbeler dönemi” kapanır, CHP o zaman iktidardan düşer.

Ne zaman muhtıracılar, andıççılar, fişlemeciler hesap verir konuma gelir, CHP o zaman iktidardan düşer.

Ne zaman “sivil bir anayasa” yapılır, CHP o zaman iktidardan düşer.

Ne zaman Onur Öymen ve Nur Serter gibiler, “TSK’nın yolu, bizim yolumuzdur” demekten vazgeçer, CHP o zaman iktidardan düşer.

Ne zaman kendisi de bir Kürt ve Alevi olan Kemal Kılıçdaroğlu, korkmadan “Kürt” ve “Alevi” sözcüklerini telaffuz etmeye başlar, CHP o zaman iktidardan düşer.

Ne zaman Önder Sav ve türevleri halkın “mukaddes değerlerine” saldırmayı “sahip” psikolojisi içinde telif etmez, CHP o zaman iktidardan düşer.

Mehmet Tezkan biraderimiz, “Neden iktidardaymış gibi sürekli CHP’ye saldırıyorlar?” diye soruyordu... Araya “yandaşlar” filan gibi terbiyesizce laflar sıkıştırmayı da ihmal etmiyordu tabii...

İşte bu yüzden Mehmet...

CHP, bildiğimiz anlamda bir “parti” değildir... Bürokrat totaliterliğin kendisini ifade edebildiği yegâne siyaset kanalıdır...

CHP’ye saldırmak, “görünmez iktidar odağına” saldırmaktır.

Senin de 12 Eylül’de “evet” diyeceğin anayasa değişikliği, CHP’yi muhalefete düşürecek girişimin ilk halkasını oluşturuyor ve yargıdaki “arka bahçe” düzenini ciddi bir şekilde sarsıyor.

Değişim gerçekleşsin, taşlar yerine otursun, bir de o şeraite konuşalım.

Muhtemelen anlaşırız...

star
 
 
 
  



Bu yazı 573 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,804 µs