En Sıcak Konular

Bülent Korucu


Bülent Korucu
0 0 0000

12 Eylül'ün yargılanma ihtimalini sevmek



Yılmaz Erdoğan, "Ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim" diyordu. Ben dâhil birçokları da 12 Eylül'ün yargılanabilme ihtimaline seviniyoruz.

'12 Eylül yargılanabilir mi?' sorusunun cevabı referanduma kadar 'kesinlikle hayır', 13 Eylül 2010 günü ise 'belki'dir. En kötü ihtimalde bile 'belki', 'kesinlikle hayır'a göre büyük bir aşamadır. Kaldı ki 'yargılanabilir' diyen tezlerin daha güçlü olduğu kanaatindeyim. Zamanaşımı eski kanun dikkate alındığında 20 yıl, kesen sebepler göz önünde bulundurularak yüzde 50 arttığında 30 yıl oluyor. Bu 30 yıl, 12 Eylül 2010'da dolmuyor. Zira suç o gün başlayıp bitmemiş temadi etmiş, cuntacılara göre bile 3 yıl sürmüş. Temadi ve teselsülün bitiminin esas alınması gerekiyor. Geçici 15. maddede üç yıllık bir yargı muafiyeti öngörüldüğüne göre, 83 yılında işlenmiş bir suçun zamanaşımı 2013'te dolar. Doç. Dr. Mustafa Şentop'un tezi ise daha dikkat çekici: Yargılamayı imkânsız kılan sebepler zamanaşımını durdurur. Ve engeller kalktığında zamanaşımı tekrar işlemeye başlar. Hukuk ve mantık burada kesişiyor; yargılanmanın mümkün olmadığı zaman diliminde, zamanaşımından söz edilemez. Şentop, bunun bir af kanunu olduğunu söyleyenlere de cevap veriyor. Anayasa, 1982 Kasım'ında kabul ediliyor ve yaklaşık 13 ay sonrasına kadar işlenecek suçlara muafiyet getiriyor. Hiçbir af kanunu ileri yürümez, peşin af olmaz.

Hukuk davaları açısından bakıldığında ise Yargıtay Üyesi Selamet İlday'ın Samanyolu Haber'de söylediği kural devreye giriyor. "Mani zail olduğunda, hak avdet eder, geri döner". Anayasa'nın geçici 15. madde ile sadece ceza davaları değil, hukuk davaları açısından da yargı muafiyeti getirmesi hukuk cinayetiydi. Zira devlet, memurunun suçundan doğan tazminatı üstlenebilir, ancak tazminat hakkını ortadan kaldıramaz. Burada kıyaslayabileceğimiz önemli bir örnek, yasama dokunulmazlığıdır. Yasama dokunulmazlığında hukuk davaları engellenemediği gibi zamanaşımı da görev bitimine kadar durdurulmuş olur. Nasıl anayasa, milletvekilleri için yargılanamadıkları üyelik süresini zamanaşımı dışında tutuyorsa, geçici 15. madde kapsamındakiler için de aynı şey düşünülebilir.

Aslında bu tartışmanın temel ekseni darbecilerin yargılanması. O halde 12 Eylülcüleri yargılamak için yanıp tutuşan ama mevcut değişiklik buna imkân tanımadığı için hayır vermeye hazırlanan CHP ve MHP'ye güzel bir haberimiz var! 145. maddedeki değişiklik tam istedikleri şeyi yapıyor. Artık darbeciler cezasız kalmayacak, yargılanabilecek. "Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlara ait davalar her halde adliye mahkemelerinde görülür." diyor 145'in yeni hali. 'Darbeler zaten yargılanıyordu, işte Balyozculara tutuklama çıktı' diye itiraz edenlere Şemdinli davasını hatırlatırım. Van Ağır Ceza Mahkemesi, Şemdinli sanıklarına 39,5 yıl hapis cezası verdi. Sonra ne oldu? Yargıtay görevsizlik yönünden kararı bozup askerî mahkemeyi adres gösterdi. HSYK'nın yeni atadığı heyet kararda direnmeyip davayı gönderdi. Sonrası malum. Sanıklar salıverildi, askerî mahkeme de yıllarca süren yargılama sonunda görevsizlik verdi. Dava ortada kaldı. Pek çok dosyanın başına gelen olur; git ve gel arasında zamanaşımı dolarsa şaşırmayacağım. "AKP darbecileri yargıdan kurtardı" diyenlerin, bugün ve yarının darbecilerini yargılayacak bu maddeyle ilgili düşüncelerini merak ediyorum. 'İç Hizmet Kanunu 35. maddeyi kaldıralım' teklifinde bulunanlara da aynı şeyi soruyorum: Anayasa'nın 145. maddesini kaldırmak dururken, 35'le niye oyalanıyorsunuz? Darbecilerin bir kanuna dayanarak anayasayı ilga etmeye kalkmalarının mantıksızlığı ve mevzuat hiyerarşisindeki tutarsızlığını söylemiyorum bile.

Son söz hükümete: Bu tartışma ortamında Balyoz darbesinin yargılanmasında izlenecek yol ve yaklaşan Askerî Şûra, samimiyet testi gibi olacak. '12 Eylül'e yargı yolu açıyorum' iddiasındaki AK Parti, Balyozcuların terfilerine seyirci kalırsa kendi hamlesinin altında kalan güreşçi konumuna düşer.
 

zaman



Bu yazı 393 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Eylül 2012 Emri verenle alan bir olur mu?
    • 11 Eylül 2012 Siyasette sonuçsuz arayışlar
    • 4 Eylül 2012 PKK'yı kim cesaretlendiriyor?
    • 3 Ağustos 2012 Özkök Paşa'nın tarihî tanıklığı
    • 31 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu, koltuğunu sağlamlaştırdı
    • 27 Temmuz 2012 Anketler ne diyor?
    • 6 Temmuz 2012 Ahmet Şık, Ahmet Şık'ı yalanlıyor
    • 26 Haziran 2012 Karayılan söyledikleri mi kaçırdıkları mı?
    • 15 Haziran 2012 Özal'ın ölümü aydınlanacak mı?
    • 22 Mayıs 2012 Anayasanın dili
    • 11 Mayıs 2012 Başkanlık Türkiye'de uygulanabilir mi?
    • 8 Mayıs 2012 CHP'de yerel seçim mücadelesi
    • 4 Mayıs 2012 AİHM, mahkemeyi ibra etti
    • 17 Nisan 2012 Balyoz'da acı fren!
    • 27 Mart 2012 Balyoz'a ABD'den destek gelmiş!
    • 16 Şubat 2012 MİT tartışmasındaki toz bulutu
    • 8 Şubat 2012 Dindarların talebi özgürlük
    • 3 Şubat 2012 CHP'liler dama oynuyor
    • 31 Ocak 2012 CHP'de anomali doğumun yan etkileri
    • 20 Ocak 2012 Mahkeme aslında 'örgüt var' diyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,587 µs