En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Ne zamana kadar kaçacaksın?



Kaçacak” dedim, inanmadınız... Hatta küfrettiniz... Dün posta kutum, Kılıçdaroğlu taraftarlarının en hafifi “s” ile başlayan küfürleriyle doldu taştı...

Küfürleri sahiplerine aynen iade ediyor ve konuya dönüyorum.

Nerden mi biliyordum kaçacağını?

Değerli Kılıçdaroğlu’nun (ve tabii CHP’nin) şanlı tarihi “mevzun kaçışlarla” doludur da, oradan biliyordum.

Dersim gafından (daha doğrusu itirafından) sonra, Onur Öymen’in istifa etmesi gerektiğini söylemişti. Bastırmıştı hatta...

Sonra fikrinden caydı.

Belki de kendisiyle çelişmemek adına caydı. Bilemiyorum...

İstifa diye tuttursaydı, diyeceklerdi ki, “İyi de birader, Onur Öymen’in Dersim konuşmasını hararetle alkışlayanlardan biri de sendin, bu istifa lafları da nerden çıktı?”

Dediler de...

Bunu ben de dedim... “Hem konuşmayı alkışlamak, hem de istifa diye tutturmak... Nasıl oluyor bu?”

Bereket hatasından döndü, en azından “çelişkiye” düşmemiş oldu.

Kılıçdaroğlu’nun dönüşleri ünlüdür.

Devri iktidarında “başörtüsü sorununu çözeceklerini” söylemişti. Radikal gazetesi de bunu manşet yapmıştı.

Ertesi gün çark etti: “Hayır, ben onu demek istemedim. AİHM, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’nin bağlayıcı kararları var. Siyasetçiler istismar etmezse, başörtüsü sorunu kendiliğinden çözülür. Bunu demek istedim...”

Bir “dönüş” de “Kürt Raporu” konusunda yaşandı.

Biliyorsunuz, daha önce hazırlattığı iki adet rapora sahip çıkmayan CHP, yeni bir “Kürt Raporu” hazırlaması kaydı şartıyla, bir “Doğu ve Güneydoğu Komisyonu” oluşturmuştu.

Bu komisyon Doğu ve Güneydoğu illerini dolaşacak, bölge halkını dinleyecek, partililerin önerilerini alacak, oturup şahane bir “Kürt Raporu” hazırlayacaktı.
Rapor için bir “ön taslak” sunuldu komisyona.

Taslakta, “anadilde eğitim”den “Öcalan’a ev hapsi cezası”na, bir dizi yeni öneri vardı.

Ne olduysa, bu öneriler kamuoyuna faş edildikten sonra oldu.

Bu köşeyi izleyenler bilecektir.

Demiştim ki, “Daha önce başkalarına hazırlattığı, dolayısıyla sahiplenmediği raporları reddeden CHP, bu kez kendi raporunu reddedecektir... Reddetmezse dişimi kıracağım.”

Reddetti.

Hem de üzerinden 24 saat bile geçmeden...

Ben dişimi kurtardım ama olan değerli “Kılıçdaroğlu’nun itibarına” oldu...

Kılıçdaroğlu’nun son “dönüş”üne iki gün önce tanık olduk. Hatırlarsanız, hükümeti sıkıştırmak için, “Darbelerle hesaplaşmak istiyorsanız ve kararınızda samimiyseniz 35. maddeyi değiştirirsiniz” demişti.

Hükümetten, “Getir teklifini, değiştirelim o halde” cevabını alınca bir kez daha çark etti ve “Bizim Meclis’te çoğunluğumuz yok... Sen getir, sen değiştir... Biz de destekleyelim...” demeye başladı.

İki gün...

Hepi topu iki gün sürdü demokratlık gösterisi.

Madem 35. maddeden bu kadar şekvacısın ve değiştirilmesini istiyorsun, getirirsin teklifini, genel kurula sunarsın... Muarızından gerekli desteği alamıyorsan, çıkar konuşursun, “Bunlar samimi değil, bunların ipiyle kuyuya inilmez” filan dersin...

Ne teklif getiriyorsun, ne de fikrinde sabit duruyorsun...

Üstelik bir de “tatmin eden bir değişiklikse...” diyerek, kaçış yolları arıyorsun.

Madem öyle, “tatmin edici” olanını sen
getir...

star




Bu yazı 494 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,346 µs