En Sıcak Konular

Fikret Bila


Fikret Bila
0 0 0000

Öğrencilerin ve velilerin çilesi



Türk eğitim sistemi lime lime dökülüyor. Neresine el atsanız elinizde kalıyor. Çocuklar başka veliler başka çile çekiyor. Bir eğitim sisteminden hele milli bir eğitim sisteminden bahsetmek mümkün değil.

Kılavuzu ÖSYM olanın
Son rezalet ÖSYM’de yaşandı. Sözüm ona ÖSYM kılavuz hazırladı ki, çocuklar üniversite tercihlerini gerçekçi yapsınlar. Geçen yıl hangi okul en az kaç puanla öğrenci almış, son öğrencinin başarı sırası neymiş...
Bu yıl sınava giren öğrenciler bu kılavuza bakacaklar ve tercihlerini yapacaklar. Ne mümkün?
Anlaşıldı ki, ÖSYM kılavuzu sakat. Hem de ne sakatlık; geçen yıl ilk 2000’e giren öğrenciyi alan bir okula, bu yılki kılavuza göre 86.000’inci öğrenci girebiliyor. Hani kılavuzu ciddiye alıp tercih yapsanız vay halinize?
ÖSYM Başkanı “Küçük bir unutkanlık” dedi. O kadar “küçük” bir hata ki, çocuklara “Kılavuzu esas alarak tercih yapmamalarını tavsiye ediyoruz” diye ekledi.
Peki kılavuza göre tercih yapılmayacaksa, neye göre yapılacak?

Kafana göre yaz
Bu soruya verilen yanıt da evlere şenlik:
Efendim, adaylar en çok istedikleri okulları yazsınlar!
Böyle kılavuzluk olur mu? En çok istediğin okulları yaz!
Anlamsız bir öneri değil mi? Yani öğrenciler “isteyenin bir yüzü...” diye en çok istedikleri okulları alt alta yazınca tercih mi yapmış olacaklar?

Sınava ne demeli?
Kılavuz rezaleti, bakalım ne tür sonuçlara yol açacak?
Kılavuz bir yana üniversiteye giriş sınavı da yaz boz tahtasına döndü. Nasıl olsa üniversite az, aday çok; her yıl bir sınav “reformu” yapıyor bizimkiler.
Neler denemediler ki; tek sınav, çift sınav, üç aşamalı sınav; tek sınavda iki aşama, tek sınavda üç aşama, dört sınavda dört aşama...
Sınava üç ay kala sistem değişikliği mi dersiniz; katsayı oynamaları mı dersiniz, ne ararsanız var...
Bu karmaşa içinde çocukların sınava girmeleri ve yanıtlayacakları soru gruplarını bile bulmaları başarı bence!

Liseler başka âlem
Üniversiteye giriş arapsaçı da liselerin durumu farklı mı? Bir OKS vardı, “tek sınavla gelecek belirlenmez, ayıptır” dediler, kaldırdılar. OKS’yi kaldırıp yerine üç tane SBS koydular. Daha sistemin sonucu alınmadan, hop onu da kaldırdılar hem de OKS’yi kaldırdıkları aynı gerekçeyle. Peki OKS’yi geri mi getirdiler? O da şimdilik belli değil! Önemli de değil! Bakarsınız sınav yaklaşırken yeni bir sistem getirirler!
Bu da yetmedi, Anadolu liselerine el attılar; özetle söyledikleri, “Anadolu lisesi olmayan lise kalmayacak!” Güzel. Nasıl olacak bu? Liselerin adı “Anadolu lisesi” olacak! İşte sorun çözüldü. Şimdi de ara ki Anadolu lisesi olmayan normal bir lise bulasın ki, çocuk açıkta kalmasın!

MF misin, TM mi, TS mi?
Liselerde çocukları ayırıyorlardı; matematik-fen; türkçe-matematik, türkçe-sosyal, diye...
Ayırıyorlardı ki, çocuk lise ikide ne olacağını bilsin! Bilinçli hazırlansın! Şimdi bu da kalkıyor. Niye? Milli Eğitim yeni bir sistem deneyecek de ondan.
Sistem nedir? Daha belli değil. Çocuklar bölümlere ayrılmayacak ama tercihlerine göre ek ders saati marifetiyle fiilen MF’ci, TM’ci veya TS’ci olacaklar, herhalde. Milli eğitimimiz ayrımcılığa karşı duruş sergileyecek galiba!
Gerçekten nedir bu çile, bu işkence?

milliyet



Bu yazı 583 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ankara’nın müzakere planı nedir?
    • 26 Eylül 2012 Özkök: Bektaşi fıkrasına döndü
    • 19 Eylül 2012 PKK, BDP’yi boşa çıkardı
    • 9 Eylül 2012 PKK’nın yerleştirmeye çalıştığı dil
    • 7 Eylül 2012 Bomba sayımı vardı
    • 5 Eylül 2012 PKK’nın ‘ele geçirme’ ısrarı
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek’in mutabakat çağrısının muhatabı
    • 28 Ağustos 2012 Çiçek’ten ulusal mutabakat çağrısı
    • 26 Ağustos 2012 Kuzey Irak-Kuzey Suriye çelişkisi
    • 25 Ağustos 2012 ''Çözüm'' denilince ne anlaşılıyor?
    • 23 Ağustos 2012 Sadece cenazede değil
    • 19 Ağustos 2012 PKK’nın ''kontrol bende'' mesajı
    • 15 Ağustos 2012 PKK ile ilgili yanılgılar
    • 8 Ağustos 2012 Şemdinli’de neler oluyor?
    • 6 Ağustos 2012 PKK saldırılarının şifreleri
    • 5 Ağustos 2012 Büyük tasfiye
    • 29 Temmuz 2012 Kuzey Irak’ta ağzı sütten yanan Türkiye
    • 27 Temmuz 2012 Ankara’nın Barzani tercihi
    • 26 Temmuz 2012 PKK ve Kürt sorunu boyut değiştiriyor
    • 22 Temmuz 2012 Esad’ın tutunması artık çok zor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,084 µs