En Sıcak Konular

Bülent Korucu


Bülent Korucu
0 0 0000

Değişiklik Kürtlere ne getiriyor?



Anayasa değişikliklerine 'hayır' demeyi izah edemeyeceğini anlayan BDP, boykotun arkasına saklanmayı tercih etti. 'Hayır'a da evet'e de hayır' zekice bir slogan gibi görünüyor, ama bunun ambalajlı hayır olduğu ortada.

Nihayetinde evet demeyen herkes hayır değirmenine su taşımış olacak. Göğsünü gere gere ret oyu veremeyecekler, paravan arkasına saklanıyor. BDP, Meclis'teki oylamalar sırasında parti kapatma maddesine destek vermeyerek paketten düşmesine katkı yapmıştı. Kapatmalardan en muzdarip parti rolüne gölge düşüren icraatı eşbaşkan Gülten Kışanak 'yol kazası' şeklinde savunmuştu.

Mevcut düzenleme Kürtlerin beklentilerini karşılamaktan uzak bulunuyor. Doğrudur, kabul oyu kullanacak diğer kesimlerin büyük kısmı da 'yetmez ama evet' görüşünde. 'Paketin Kürtlere hiç faydası yok' diyenler kamuoyunu yanıltıyor. 12 Eylül'de oylanacak değişiklikler Türkler kadar Kürtlere de yarayacak. Anayasa Mahkemesi'nin vesayetçi yapısının kırılması köken ayrımı yapılmadan hepimizi rahatlatmayacak mı? Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yüksek yargının hegemonyasından kurtulması, daha çoğulcu bir yapıya bürünmesinden sadece Türkler mi faydalanacak? Çalışanların sendikalaşması ve toplu sözleşme gibi pazarlık güçlerinin artırılması hakeza. Aynı işkolunda birden fazla sendikaya üye olmak mümkün olacak. Kürt işçi ve memurların tuzu kuru değil. Çocuklar, yaşlılar ve özürlüler için getirilen pozitif ayırımcılıktan yararlananların kafa ölçüleri baz alınmayacak! Hâkim kararı olmadan yurtdışına çıkışları engellenenler arasında Kürtler yok muydu? Anayasa Mahkemesi kararıyla milletvekilliği düşen Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk büyük çoğunlukla Kürt oylarıyla seçilmişti. Bu yetkinin AYM'nin elinden alınması yetmez mi? En azından Türk ve Tuğluk'a oy verenlerin sandığa gidip 'evet' demesi gerekmez mi? Yüksek Askerî Şûra kararlarıyla ordudan atılanların yargı önünde hakkını araması bir kazanım değil mi?

Paketin bence en önemli getirisi, bireysel hakların anayasal garanti kapsamına alınması. Devlet denilen silahlı ve örgütlü mekanizma karşısında kişi hakları çok savunmasız kalıyordu. Demokratik hukuk devleti olmanın gereği bireyi koruyan yeni düzenlemeler geliyor. Anayasa Mahkemesi'ne kişisel başvuru hakkı bunlardan biri. Olaylara hep devlet açısından bakmaya odaklanmış Yüksek Mahkeme, yeni dönemde kişi hakları konusunda düşünme ve içtihat üretme mecburiyetiyle karşı karşıya kalacak. Kamu denetçisi uygulaması da hak aramanın önemli seçeneklerinden olacak. Şahsi bilgilerin korunması, fişlemeleri anayasal suç haline getirecek. 'Bu konulardan en şikâyetçi kesim kimdir?' diye sorsak herhalde cevap 'Kürtler' olur. Peki, hangi gerekçeyle değişikliklerin hayata geçmemesine destek verecekler?

Yeni anayasa, askerî mahkemelerin görev alanlarını daraltıyor. Askerî mahkemelerde bitmek tükenmek bilmeyen duruşmalarda yargılanan Kürtler, o günleri unutmuş olamaz. Söz konusu mahkemelerdeki yargıçların hâkimlik teminatına kavuşması, yani hukukçu kimlikleri üzerinden özlük haklarının takip edilmesini de ekleyelim. Başta JİTEM olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri içinde suça bulaşanların yargılanmasında zorluklar yaşanıyordu. Faili meçhul cinayetle suçlanan askerlerin yargılanması, suçu sabit görülenlerin cezalandırılmasının yolu anayasal güvenceye kavuşuyor. Yıllarca gözaltında kaybolan yakınlarının yasını tutanların eli hayır oyuna nasıl gidecek?

Benzer paralellikleri bütün maddelerle ilgili kurabiliriz. Şurası muhakkak, "yeni anayasa Kürtlere hiçbir şey kazandırmıyor" diyenler doğruyu söylemiyor. Bu illüzyona kanmamak gerekiyor.

zaman



Bu yazı 499 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Eylül 2012 Emri verenle alan bir olur mu?
    • 11 Eylül 2012 Siyasette sonuçsuz arayışlar
    • 4 Eylül 2012 PKK'yı kim cesaretlendiriyor?
    • 3 Ağustos 2012 Özkök Paşa'nın tarihî tanıklığı
    • 31 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu, koltuğunu sağlamlaştırdı
    • 27 Temmuz 2012 Anketler ne diyor?
    • 6 Temmuz 2012 Ahmet Şık, Ahmet Şık'ı yalanlıyor
    • 26 Haziran 2012 Karayılan söyledikleri mi kaçırdıkları mı?
    • 15 Haziran 2012 Özal'ın ölümü aydınlanacak mı?
    • 22 Mayıs 2012 Anayasanın dili
    • 11 Mayıs 2012 Başkanlık Türkiye'de uygulanabilir mi?
    • 8 Mayıs 2012 CHP'de yerel seçim mücadelesi
    • 4 Mayıs 2012 AİHM, mahkemeyi ibra etti
    • 17 Nisan 2012 Balyoz'da acı fren!
    • 27 Mart 2012 Balyoz'a ABD'den destek gelmiş!
    • 16 Şubat 2012 MİT tartışmasındaki toz bulutu
    • 8 Şubat 2012 Dindarların talebi özgürlük
    • 3 Şubat 2012 CHP'liler dama oynuyor
    • 31 Ocak 2012 CHP'de anomali doğumun yan etkileri
    • 20 Ocak 2012 Mahkeme aslında 'örgüt var' diyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,548 µs