En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Hayır’cıların büyük yalanı



Siz bakmayın, “Referandum 12 Eylül’cülere yargı yolunu açmıyor” deyip, ertesi gün ters parende atarak, güya “kıvırmaya” çalışan cahil cühela takımına...

Referandum, 12 Eylül’cülere yargı yolunu açıyor.

Hem de öyle bir açıyor ki...

Darbeciler eliyle anayasaya çakılmış geçici 15. madde “lök” gibi orada durduğu sürece, bırakın “darbeciler yargılansın” cümlesini telaffuz etmeyi, 12 Eylül’e toz bile konduramıyordunuz.

Bu iş bitti...

Şişe kırıldı, cin çıktı...

Referandumdan “evet” çıkması durumunda, “anayasal dokunulmazlık” zırhının arkasına gizlenenlerin uykuları kaçacak.

Gerisi “yargı”yı ilgilendiriyor.

Bakarsınız, gözünü karatmış bir Sacit Kayasu çıkar, yeni bir iddianame düzenler, yargı süreci başlar.

Hayır, yeni iddianameye de gerek yok...

Kayasu’nun iddianamesi, evet işleme konulmamıştır ama mahkeme tarafından kabul edilmiştir ve “hukuken” geçerliliğini korumaktadır. Dolayısıyla yargılama bu iddianame üzerinden yürüyebilir.

Kayasu, biliyorsunuz, “darbeciler yargılansın” dediği için, HSYK tarafından meslekten atıldı.

Kimse de çıkıp, “Ne oluyor?” diye sormadı.

Baykal sustu.

Kılıçdaroğlu sustu.

Kılıçdaroğlu’nun “Şahin Mengü”sü sustu.

Bütün solculukları “beşi bir yerde anayasası” tamlamasını kullanmaktan ibaret olan salim arkadaşlar sustu.

Bugün çıkıp utanmadan, müşterisine, “Referandum 12 Eylül’cülere yargı yolunu açmıyor...” diye yalan söyleyen Aydın Doğan’ın maaşlı memurları sustu...

Darbe karşıtlığı üzerinden ekmek yiyen “anakronik solcularımız” sustu.

Kayasu hem meslekten atıldı, hem de avukatlık hakkı elinden alındı. İki kere cezalandırılmış oldu... AİHM’den dönen bu yanlış karara rağmen, yukarıda zikredilen suskunlar, özenli suskunluklarını korudular.

İşbu anayasa değişikliği HSYK’ya “dur” diyor.

HSYK’nın yapısını değiştiriyor.

HSYK ve Yargıtay arasındaki “ortaklaşacılığı” ortadan kaldırıyor, kapalı devre “sen beni seç, ben seni seçeyim” uygulamasını nihayete erdiriyor, seçim sistemini demokratikleştiriyor.

Daha da önemlisi, 12 Eylül’cülere yargı yolunu açıyor.

Kenan Evren’in devri iktidarında 49 kişi asılmıştı... Erdal Eren, henüz çocuk olduğu için, yaşı büyütülerek idam sehpasına yollanmıştı... 12 Eylül’ü yargılayacak mahkeme “müruru zaman” mı der, soruşturmaya yer olmadığına mı karar verir, yargılamayı “sembolik” düzeyde mi tutar, “Sen Erdal Eren’in yaşını büyütüp asmıştın, ben de senin yaşını küçültüp asayım da, gör” diyerek Kenan Evren’i idam sehpasına mı yollar, idam kaldırıldığı için cezayı müebbede mi çevirir, bilemem...

Bu yargının işi...

Ben şimdi hayırcılara üç “kolay soru” sormak istiyorum.

Bunun cevabını öncelikle kendi vicdanlarında versinler.

BİR- Mevcut anayasadan çok mu memnunsunuz? Mevcut Anayasa Mahkemesi ve HSYK yapısını çok mu demokratik buluyorsunuz?

İKİ- Sembolik düzeyde de olsa, 12 Eylül zihniyetinin yargılanması neden huzursuz ediyor sizi?

ÜÇ- İktidarda AK Parti olmasaydı, cunta anayasasını şurasından burasından delen, YAŞ kararlarını yargı denetimine açan, faili meçhul cinayetlerin hesabını soran, yargıdaki oligarşik yapılanmayı dağıtan bu anayasa değişikliğine “hayır” diyecek miydiniz?

Hadi bir de “dördüncü” madde ilave edelim:

Siz neye “evet” dersiniz?

star



Bu yazı 400 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,443 µs