En Sıcak Konular

Nedret Ersanel



Nedret Ersanel
0 0 0000

'Mavi Marmara' kime karşıydı: İsrail’e mi ABD’ye mi?



Türk basının hükümete de yakın ‘hassas’ burunlu gazetecileri nihayet Akdeniz’de birşeyler olduğuna/olacağına ilişkin “hissiyata” kapılmış bulunuyor!

Örneğin Sabah Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak bu konuya “ilk” değindiğinde tarih 2 Temmuz’u gösteriyordu ama 11 Haziran’da havada asılı ‘işaret fişeği’ görüldü bu sayfada.. Ki, o dahi geçtir!

Başka köşe yazarları, diplomasi uzmanları da var Akdeniz’de yaklaşan fırtınaya işaret eden.. Ama ya meseleyi hâla tam okuyamamış, çalışmamış görünüyorlar ya da yakaladıkları ucun düğümü tamamen çözdüğüne inanıyorlar.

Geri kalan ve hep tanıdık dış politika yazarları ise bu mânada “dünyadan habersiz” gözüküyor…

Bunlara rağmen şunu söyleyebilirim ki, az çok ilgilenen herkes Akdeniz’de bir şey olduğunun veya olacağının farkında.

Biz ise arayı biraz daha açalım…

Aynı coğrafyada, herkesin bakışını odakladığı Akdeniz’de, ama Türkiye-Kıbrıs-Lübnan-İsrail-Mısır beşgeni dışında bir nokta işaretleyeyim…

2008 sonuna kadar gerileyelim..

Zamanın Deniz Kuvvetleri Komutanı Metin Ataç’ın sözlerine basarak başlayalım… “Kısa zaman sonra Doğu Akdeniz bölgesinin gerginliklerin ve çatışmaların odağı olacağını düşünüyorum. Petrol nedeniyle (Dikkat: Doğalğaz demiyor). Türkiye uyanık olmalı ve tepki göstermelidir.”

Bugüne bakılınca ikaz/öngörü yerinde.

Fakat daha da mazisi var…

Şu sıralar herkes birbirine, “İsrail Akdeniz’de büyük, çok büyük doğalgaz yatakları bulmuş” diye haber veriyor ama..

Rusya, (Samsun-Ceyhan anlaşması vesilesiyle) bu durumu aleni biçimde söylemese-gazetelerde bile yazılmış konudan-kimsenin haberi olmayacaktı.

Kimi kaynaklara göre bu denizaltı kaynağının tespiti 1999 yılı.. Ondan sonraki farklı duyumlar, rezervlerin miktarı ile ilgili yeni tespitlere ve kimi şirketlerin bölgeye gelişi ile ilgili… (Meslektaşlarımıza göndermeler yapıyoruz ama enerji uzmanları nerede? Yerel ve popülist konulara takılıp, kalmakla olmuyor bu işler işte.. Nabucco'ya İran gazı mı yoksa İsrail gazı mı dahil edilecek?. Efendim?)

Ataç’ın üzerinden çok geçmeden Türkiye, Meis Adası’nın güneyinde araştırma yapacağını açıklıyor.. Bir İskandinav ülkesine ait gemiyle jeolojik araştırmalara yöneliyor, yanına da fırkateynlerini veriyor.

Atina nota gönderiyor, “burası kıta sahanlığıdır, üzerinde anlaşma olmayan bölgedir” deniyor, “gerilim olmasın”a bağlanıyor, mesele uzatılmıyor. (Bu aradaYunanlılar itirazlarını yaparken koordinatları, “Türkiye-Kıbrıs-Mısır-Yunan adaları” orta çizgi prensibi ile veriyorlar, aklınızda dursun.) 

Akdeniz’de petrol-doğalgaz bulunduğu bilgisi, aslında eldeki en eski bilgi!. En çok kim biliyor; ABD resmi kurumları ve özel şirketleri.

Amerikalılar yataklarla ilgili bilgiyi Yunan hükümetine veriyorlar. Verilen bilgilerden biri de Meis Adası’nın güneyinde zengin ve işletilebilir petrol yataklarının varlığı ile ilgili!

Yunanlılar bu stratejik bilgi üzerine, Mısır, Libya, Lübnan ile anlaşmalar imzalayarak, “Münhasır Ekonomik Kuşakları”nı (MEK) belirlemeye çalışıyorlar.

Meis’in petrollü koordinatı çok ilginç..  Yunan, Kıbrıs, Türk ve Mısır Münhasır Ekonomik Kuşakları’nın hepsini birden “çakıştırıyor”..

Bunlar yaşanırken Türkiye oldu-bittilere izin vermeyeceğini dillendiriyor.. Tabii bu arada Doğu Akdeniz’in doğusunda Kıbrıs, İsrail’le arasındaki bölgeden yararlanma hakkını meşhur bir ABD enerji şirketine veriyor, Türkiye’nin AB müzakerelerindeki enerji başlığı bloke ediliyor, vs…

Akdeniz savaşlarının sürecine ilişkin fark edilmesi gerektiğini düşündüğüm nokta, tahminim; günümüze ve muhtemelen sonrasına kadar uzanacak süreçte ilk fitili ateşleyen elin ABD olduğudur. 

Ve yine düşünüyorum ki, iki ülkeye Akdeniz’deki bu enerji yataklarının-açık veya olası-adresleri eş zamanlı verilmiş olabilir.

Devam edelim… Ankara, Yunanistan’la imza atan ülkeler nezninde karşı diplomatik ataklara girişiyor. Önce bir kısmından sonuç alınamıyor.. Bir kısmı ise Yunanistan’ın diplomasi zayıflıkları yüzünden avantaja dönüştürülüyor. Sonra başarı alanı genişliyor. (Bunlar için yaklaşık bir yıl evvelki Türkiye-Mısır görüşmeleri incelenebilir.)

Girişimlerin Türkiye açısından en başarılı örneği Arnavutluk’un da katkısıyla gerçekleşiyor ve Yunanistan hop oturup hop kalkıyor…

Öykülerini 11 ve 24 Haziran tarihli yazılarımda bulabilirsiniz ama yazmadığımı ekleyeyim: Arnavutluk örneğinden diğer Akdeniz ülkeleri de kendi menfaatlerine dersler çıkardı, Yunanistan’ın eli zayıfladı.

Libya bunlardan biri.. Bir diğeri İtalya.. Yunanistan ile İtalya arasında yaşanan Münhasır Ekonomik Kuşak görüşmeleri de bizde pek bilinmiyor. Roma ile Atina arasında kıta sahanlığı belirlenmiş durumda ve Yunanistan, MEK için de geçerli olmasını istedi. Ama İtalya daha çok pay istedi. Bunu başaran yine Türkiye’dir. (Karadeniz’de Türkiye bu konuyu (MEK) bitirmiştir!)

Aradan geçen zaman içinde Türkiye’nin Yunanistan’ı kilitlediğini söyleyebiliriz.. Kaldı ki, Atina’yı felç eden iki önemli gelişme de bu arada yaşandı. Ekonomik kriz (İşi, Almanya’nın ‘madem paranız yok adalarınızı satın’ teklifine kadar götürsek mi acaba?) ve seçimler.

Şubat 2010 tarihli Pontiki Gazetesi, iktidara gelen Papandreu hükümetinin ekonomik kriz ve güvenlik sorunları yüzünden Meis güneyinde büyük petrol kaynakları bulundu haberine sevinmek yerine neredeyse üzüldüğünü anlatıyor. (Demek ki, o garip seçimlerin ertesinde yeni hükümet, tahmini Ocak 2010’da bu konuyu ulusal güvenlik üzerinden tartışmış.)

Eş zamanlama Başbakan Erdoğan’ın Papandreu’ya mektup gönderdiği döneme, iki ülkenin kıta sahanlığını da görüşme isteğine de denk düşüyor…

Arkasından neler geldiğini önceki yazılarımızdan biliyorsunuz… Neticede tüm Doğu Akdeniz şu sıralar yanıyor.

Bunun içinde Lübnan’a ait MEK’lerdeki doğalgazı hortumlayan, karasularını iyice obez mesafelere genişleten, Mavi Marmara’ya saldıran İsrail de var, İsrail’e iyice sinirlenmeye başlayan Türkiye de var..

ABD ve diğer Akdeniz ülkeleri de var.

Ve ne yazık ki iş iyiye gitmiyor…

 

Mavi derinlik: Amerikan şirketleri, 'burada bir şey var' dedi!

Mavi Derinlik-2: Başbuğ 'oradaki şeyi' Gölcük'te söyledi mi?



Bu yazı 2,655 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 13 Mayıs 2014 Ruslar UFO’larla bizim gibi it dalaşı yapabilir mi?
    • 6 Mayıs 2014 Berlin, Obama’nın (en iyi) arkadaşı değil
    • 29 Nisan 2014 'Manidar Zamanlama'ları Ayarlama Enstitüsü
    • 22 Nisan 2014 Albino çocuk ve beyaz kurdeleli uzaylılar inlere girebilir mi?
    • 15 Nisan 2014 'ABD'den Türkiye çıkışı' yazılır, 'ABD'den sakın çıkma' okunur!
    • 8 Nisan 2014 İsrail yanımıza, Rusya kolumuza, ABD nereye?
    • 31 Mart 2014 Erdoğan'ın yolu 'oralarda' anlaşıldı mı?
    • 25 Mart 2014 Twitter'ı kapatan Facebook'u niye kapatmadı?
    • 17 Mart 2014 Tokalaştığınız el işe yaramaz, diğer el önemli!
    • 10 Mart 2014 Büyük resme çıplak gözle bakılmaz
    • 4 Mart 2014 Dünyanın söküldüğü yer
    • 25 Şubat 2014 Aurens'in raksını Hüseyin alkışlıyor...
    • 11 Şubat 2014 Uçak gemisinden korkabilirsiniz ama büyüğü var
    • 4 Şubat 2014 Angel(a)’nın kanatları ve ışığın askerleri!
    • 28 Ocak 2014 MİT’i kelepçelemekten daha 'sembolik delil' ne olabilir...
    • 21 Ocak 2014 Akdeniz’de Çin-Rus tatbikatı ‘devlet TIR’larını rahatlatır mı?
    • 13 Ocak 2014 Rusya, İran yüzünden Londra'ya elinin tersiyle...
    • 7 Ocak 2014 Enerjiniz olmadan enerjiyi mi kontrol edeceksiniz?
    • 31 Aralık 2013 2014: Bize ne olacaksa, tüm bölgeye o olacak!
    • 24 Aralık 2013 Türkiye'nin canını o yüzden yakıyorlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,811 µs