En Sıcak Konular

Fikret Bila


Fikret Bila
0 0 0000

PKK silahlarını susturur mu?



TÜSİAD “sadece silahlar sussun, herkes konuşsun” dedi.   Ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le görüşen 17 sivil toplum kuruluşu adına TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Şiddetin şiddetle çözülemeyeceği ve terör nedeniyle demokratikleşmeden vazgeçilmemesi noktasında hemfikiriz” açıklamasını yaptı.
Diyarbakır’da baronun öncülüğünde bir araya gelen sivil toplum kuruluşları da, “Operasyonlar dursun, PKK ateşkes ilan etsin” çağrısında bulundular.

Erdoğan’ın sorusu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da sordu:
“Yani kimin silah bırakması isteniyor? Burada güvenlik güçlerinin mi silah bırakması isteniyor yoksa terör örgütünün mü silah bırakması isteniyor? Burası çok önemli. Güvenlik gücünün silah bırakması bir defa hiçbir zaman söz konusu değil...”
“Silahlar sussun” derken, bazıları mahcup biçimde bazıları açıktan, “Hem TSK hem PKK”yı kastediyorlar. TSK’ya ve PKK’ya eşit mesafede durmanın zorluğunu biliyorlar ama bunu da hissettiriyorlar.

Ne zaman sustu?
PKK silahlarını ne zaman susturdu? Kendine göre ne zaman “ateşkes” ilan etti. Kış koşullarındaki zoraki susmaları saymazsınız; ya çok ağır kayıplar verdiği, Öcalan teslim edildiği zaman ya da siyasal beklentiye girdiği zaman...
Birinci nedenle silahları susturduğunda toparlanır toparlanmaz yeniden şiddete başvurdu. İkincisinde Öcalan’ın yaşamının garanti altında olduğunu, idam cezasının kaldırıldığını ve ABD’nin Irak’ı işgaliyle Kuzey Irak’ta yeniden güçlendiğini gördüğü zaman yeniden başladı.
Siyasal beklentiye girdiği son dönemde ise aslında silahları tamamen susturduğu söylenemez. PKK, hükümetin açılım süreci, anayasa değişikliği nedeniyle ciddi siyasal beklentiye girmişti. Ancak bu bekleme sürecinde bile silahlarını tam susturmadı. Açılım süreci başladığından bu yana verilen şehit sayısı 180’i aştı. Bu PKK’nın silahlarını “susturduğu” haliydi.

Silah bırakır mı?
Elbette PKK’nın silah bırakması, dağdan inmesi herkesin arzu ettiği bir sonuç. Ancak terör örgütleri siyasal hedeflerine ulaşmadan silahlarını bırakmazlar. Siyasi talepleri kabul edilmedikçe ve olanak buldukça terör eylemlerini sürdürürler. PKK da hep böyle yaptı.
Açılım süreci ortaya çıkardı ki; PKK, Güneydoğu’ya -şimdilik- özerklik verilmesini, anayasada vatandaşlık tanımının değiştirilmesini, Kürt kimliğinin -şimdilik- kurucu olarak belirtilmese bile anayasada güvenceye alınmasını, Kürtçe eğitime geçilmesini, Öcalan’ı kapsayacak ve ona siyasal haklarını verecek bir genel af çıkarılmasını istiyor. Öcalan “özerklikten” ne anladıklarını açıklamıştı; Güneydoğu’da Kürtlerin ayrı bir meclisi, ayrı bir güvenlik gücü (ordusu), ayrı bir adalet sistemi (mahkemeleri), vergi toplama ve harcama yetkisi, ayrı bir futbol ligi...
PKK’nın silah bırakmaktan anladığı Güneydoğu’da “ilan edilmemiş bir devlet” kurulması ve silahlı gücünün de burada “güvenlik gücü”ne dönüştürülmesi...
Bugünlere silahlı geldiğine inanan PKK’nın, Kuzey Irak’taki lojistik derinliği, rahat koşulları ve uluslararası desteği sürdükçe; çağrıyla silah bırakacağını düşünmek gerçekçi değildir, Ankara’nın bu talepleri kabul edeceğini düşünmek de...

milliyet



Bu yazı 476 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ankara’nın müzakere planı nedir?
    • 26 Eylül 2012 Özkök: Bektaşi fıkrasına döndü
    • 19 Eylül 2012 PKK, BDP’yi boşa çıkardı
    • 9 Eylül 2012 PKK’nın yerleştirmeye çalıştığı dil
    • 7 Eylül 2012 Bomba sayımı vardı
    • 5 Eylül 2012 PKK’nın ‘ele geçirme’ ısrarı
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek’in mutabakat çağrısının muhatabı
    • 28 Ağustos 2012 Çiçek’ten ulusal mutabakat çağrısı
    • 26 Ağustos 2012 Kuzey Irak-Kuzey Suriye çelişkisi
    • 25 Ağustos 2012 ''Çözüm'' denilince ne anlaşılıyor?
    • 23 Ağustos 2012 Sadece cenazede değil
    • 19 Ağustos 2012 PKK’nın ''kontrol bende'' mesajı
    • 15 Ağustos 2012 PKK ile ilgili yanılgılar
    • 8 Ağustos 2012 Şemdinli’de neler oluyor?
    • 6 Ağustos 2012 PKK saldırılarının şifreleri
    • 5 Ağustos 2012 Büyük tasfiye
    • 29 Temmuz 2012 Kuzey Irak’ta ağzı sütten yanan Türkiye
    • 27 Temmuz 2012 Ankara’nın Barzani tercihi
    • 26 Temmuz 2012 PKK ve Kürt sorunu boyut değiştiriyor
    • 22 Temmuz 2012 Esad’ın tutunması artık çok zor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,116 µs