En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

Muhatap, müzakere ve temsil



Kutuplaşmanın merkezine yerleşince kelimeler hemen sihirli bir anlam kazanıyor. Akıl ve mantık ölçülerini kaybetmemek için, kelimelerin gerçek anlamından uzaklaşmamak gerekiyor.

"Muhatap" kelimesi "hitap" kelimesinden türeme "söz söylenen kişi" demek. "Muhatap almak", bir kişiye söz söylemek demek. "Birini muhatap almak" sözü bir benzetme. "Birini söz söylemeye değer bulmak; yani "adam yerine koymak" anlamında kullanılıyor. Bir ara özel televizyon kanallarının spikerleri bu tumturaklı kelimeyi -herhalde hakkını vermek için- çift "t" ile "muhattap" olarak vurguluyordu. Aslında böyle bir kelime de var. "Hattap": oduncu anlamına geliyor.

"PKK'nın veya Öcalan'ın muhatap alınması", kelimenin aslına bağlı kalırsak bunlara "söz söylenmesi" yani "adam yerine konması" demek. Kelime daha ötesini içeriyor mu? "Daha ötesi" şunlar: Bir meseleyi karşılıklı oturup tartışmak, belirli bir usul çerçevesinde müzakere etmek. Nihayet muhatap aldığınız kişiyi bir grubun meşrû temsilcisi veya mümessili olarak görmek. "Muhatap almak"tan sonra "müzakere etmek" geliyor. Ama "muhatap almak" müzakereyi içermiyor. Bir meselenin "meşrû temsilci" sıfatıyla müzakere edilmesi ve temsilcinin temsil ettiği kitleler adına karar vermesi ise bambaşka bir şey.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti "PKK'yı muhatap almalı" dediğiniz zaman tek taraflı olarak ona söz söylenmesi veya söz söylenecek durumda bulunması kast edilmiş oluyor. "Kürt sorunu" veya "terör sorunu"nun PKK ile veya Öcalan ile müzakere edilmesi için ise "muhatap olmak" yeterli değil. En uç nokta ise, PKK'nın Kürtlerin meşrû mümessili olarak kabul edilmesi. Bugün tartışılan konu ise doğrudan müzakere ve temsili içermiyor, sadece "muhatap alınma"dan ibaret görünüyor. Ama "muhatap alınma"nın PKK'yı tatmin etmeyeceği açık. Peşinden otomatik olarak "müzakere"nin ve bu müzakerenin de temsil niteliği gelecek. Kısaca PKK'nın muhatap alınmasını talep edenler, PKK'nın meşrû temsilinden ve onun meşru temsilci olarak yer aldığı bir müzakere sürecinden bahsetmiş oluyor.

Peki müzakere edilecek konu ne? İki temel sorun var. Birincisi Kürt sorunu, ikincisi ise terör sorunu. Öcalan, kendisinin muhatap alınmasını talep ederken aslında her iki sorunun da kendisiyle Kürtlerin meşrû temsilcisi sıfatıyla müzakere edilmesini talep etmiş oluyor. Açıkça söylediği şu: "Terörü durdurayım, silahlı unsurları enterne edeyim; karşılığında benimle Kürt sorununu müzakere edin". Sorunun yöntemine ve özüne yönelik iki talebi var: Meclis'ten bir karar çıkması ve Kürt sorununun bireysel haklar temelinde değil grup hakları temelinde çözülmesi.

Artan terör karşısında "PKK muhatap alınsın" diyenler bu çerçevenin tamamını kabul etmiş oluyor. Bu çerçeve açıkça bir tuzak.

Birincisi, bu çizilen çerçeveye göre müzakereye girişmek, PKK'nın Kürtlerden silahla alamadığı temsil yeteneğini ona doğrudan tanımak demek. Hiç mübalağasız, PKK'yı Kürtlerin meşrû temsilcisi olarak kabul etmek, Kürtleri PKK'ya teslim etmek demek. Bu kötülüğü Kürtlere kimse yapamaz.

İkincisi ve belki de en önemlisi silahla temin edilmiş ve silahın masada bir tehdit unsuru olarak yer aldığı bir müzakere süreci, öncesinden daha fazla terörün üretildiği bir dönemi başlatır. Daha ötesi, PKK'nın bütün örgütsel hiyerarşisi bile bu müzakere sürecinde marjinal grupların çılgınca terör üretmesine engel olamaz. "Muhatap alınma"yı talep edenlerin terörü artırma ve yaygınlaştırma kapasiteleri var; ama terörü bütünüyle sona erdirecek iktidarları yok.

"Muhatap sorunu" kurnazca bir tuzak. Artan terörün yılgınlığa sürüklediği kişilerden ve çevrelerden yükselen "madem öyle, muhatap alınsın da bu terör dursun" diyenler iyice düşünmeli. Çünkü terör örgütü muhatap alındığı zaman artık meşrû bir temsilci ile müzakere başlayacak. Hem de artan bir terör baskısı altında. PKK muhatap alındığı zaman terör azalmayacak veya sona ermeyecek; tam tersine artacak.
 
zaman



Bu yazı 471 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,440 µs