En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Güvenlik zirvesine öneriler



YUNUS Emre’nin deyimiyle “gök ekini biçer” gibi gencecik yaşta toprağa düşen şehitlerimizi rahmetle anıyorum; annelerin yüreğindeki yangın sönmeyecek, bütün bir hayat boyunca gözyaşı dökecekler.
Acıların en dayanılmazı evlat acısı...
Otuz yılda böyle 40 bin yüreğe ateş düştü. Bu rakama PKK’lıların anneleri de dahil.
Dahası, araya kan giriyor, Türkiye zıt duygulara bölünüyor.
Düşünebiliyor musunuz, Sevgili Rojin, Mardin’de protesto ediliyor; “TRT-6’de program yaptığı” için!
PKK’nın partileri 1.5 milyon oy alıyor; arkadan “taş atan çocuklar” nesli geliyor!
Binlerce can daha yansa Öcalan’ın o hastalıklı “ego”su için ne yazar?!
Bir otuz yıl daha böyle gidebilir miyiz?
Hayır, Yugoslavya’dan daha kötü oluruz.

Sınırı değiştirmek
Bugün Cumhurbaşkanı Gül, güvenlik zirvesi topluyor. Ben birkaç öneri sunmak istiyorum.
Saldırılar son altı aydır İran-Irak sınırının beri tarafında, “şeytan üçgeni” denilen Şemdinli bölgesinde veya bu bölgeden giriş yapan terörist gruplarca yapılıyor.
Afganistan dağları gibi, kontrolü fevkalade zor bir arazi.
Karakol sistemi, istihbarat falan gibi teknik konular uzmanlara ait.
Ben ‘siyasi’ bir öneride bulunmak istiyorum: Sınırda değişiklik yapmak!
İsmet Paşa, Lozan’da verdiğimiz toprak tavizlerini sert dille eleştirenlere, Meclis’te bir ilkeden bahsetmişti:
“Şu kadar geniş, bu kadar geniş fakat emniyetli bir vatan...”
Atatürk de 1932’de İran’la anlaşıp toprak değiş tokuşu yaparak sınır çizgisini değiştirmişti; yine güvenlik için.
Uzmanların hazırlayacağı çizimler üzerinden, konuyu İran ve Irak’la görüşmek gerekir diye düşünüyorum,

Sistemi genişletmek
Atatürk Ocak 1923’te şunları söylüyor:
“Türkiye halkı söz konusu olurken Kürtleri de beraber ifade lazımdır, ifade olunmadıkları zaman kendilerine ait mesele çıkarmaları daima varittir...”
Milli Mücadele de böyle kazanılmıştı.
Sonra, Kürtleri siyaseten yok saymayı seksen yıl süreyle denedik; o zamanki dünya da buna elverişliydi.
Fakat yok sayılma Kürt milleyetçiliğini tahrik etti, sonuç ortada... Üstelik etnik kimliği hak sayan bir dünyada yaşıyoruz artık.
PKK’nın dayandığı geniş nüfus kitlesini üniter devlet ilkesi içinde ‘sistem’e entegre etmek için, sistemin onları içerecek şekilde genişletilmesi artık zaruridir.
Hem güvenlik hem toplumsal verileri esas alan, ciddi, kapsamlı bir “devlet projesi” olmalıdır.

Diyalog dili
Bu işi siyasi planda AK Parti retoriğiyle götürmeye kalktığınızda, başka konularda AKP’ye karşı olanlar projeye karşı çıkar; projenin ihtiyaç duyduğu siyasi zemin sağlanamaz. ‘Açılım’ tecrübesi bunu göstermiş, bunu öğretmiş olmalıdır.
Başka konularda ateşli, heyecanlı, öfkeli kavgalara tutuşmuş olmak, Türkiye’nin bu tek hayati sorununda olması gereken genel mutabakatı, hatta partiler ve sosyal kesimler arasında olması gereken diyalogu bile fevkalade zorlaştırıyor.
Başka konularda paramparça olmuş bir siyasi sitem, bu konuda “ortak akıl” üretemiyor işte!
Ülke genelinde çatışma yerine diyalog iklimini oluşturmada baş sorumluluk, Başbakan’a aittir.
En azından Kılıçdaroğlu bu konuda diyaloga açık görünüyor, iktidar bunu samimiyetle denemelidir.
Dış politikada da yeni balans ayarları gerektiği de açıktır.
Sayın Cumhurbaşkanı’nın dikkatine ve tarihi sorumluluğuna sunuyorum.

milliyet



Bu yazı 392 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,917 µs