En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Yargı üzerine



OSMAN Can değerli bir hukukçudur. Akademik kalitesinin belgesi, “Anayasa ve Siyasi Partilerin Kapatılması” ve “Özgürlük Düzeni Olarak Anayasa” adlı bilimsel eserleridir.
Yargının anti demokratik olabileceği konusundaki tezi de hukuk kültürümüze önemli bir katkıdır.
Fakat Anayasa Mahkemesi’nin yetkisini aşarak alacağı kararların “yok” sayılması ve Resmi Gazete’de yayımlanmaması yolundaki görüşlerini yanlış buluyorum.
Sadece “kaos çıkar” diye değil, hukuken de yanlış buluyorum.
Bir vali mahkeme gibi yargılama yapıp ceza verse... Yahut Danıştay Ayşe ile Mehmet’in boşanmasına karar verse... Bu kararlar “yok”tur çünkü bu “konu”lar onların yetki alanına girmez.
Hükümetle kavgasını bildiğimiz 10. Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer, 2007’deki Anayasa değişikliğini “yok” saydırmak için Anayasa Mahkemesi’nde dava açmıştı. Sezer’e göre, Meclis’teki oylamanın bir aşamasında gereken sayıya ulaşılamamışsa, Meclis ‘yetkisini aşmış’ demekti, Yüce Mahkeme “yok hükmünde” olduğuna karar vermeliydi.
Anayasa Mahkemesi, Sezer’in talebini oybirliğiyle reddetti!
Çünkü, “Yok” saymak için o alanda yetki sahibi “irade”nin bulunmaması gerekir. Halbuki bir “konu”da Anayasa’da “denetlenebilirlik” yetkisi verilmişse, o yetki aşılarak karar alınmış olsa bile işlem “yok” sayılamaz, ancak iptal edilebilir. (Karar No: 2007 / 68)
Bugün, gündemdeki anayasa değişikliği konusunda Mahkeme’nin şekil dışında iptal kararı veremeyeceğini defalarca yazdım. Buna rağmen iptal kararı verirse ‘yetkisini aşmış’ olur ama o karar “yok hükmünde” olmaz, mahkeme kararı nasılsa referanduma o çerçevede gidilir.

Yargıtay’ın yanlışı
Ergenekon davasının hâkimleri hakkında Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin verdiği tazminat mahkûmiyeti de işte tam böyle bir “yanlış”tır, yetki aşımıdır, ama “yok hükmünde” sayılamaz!
Tutuklama veya arama gibi işlemler haksız yapılmışsa, bunun nasıl “tazmin” edileceğini CMK 141. ve izleyen maddelerinde düzenlenmiştir. Dava bittikten sonra en yakın Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak tazminat istenir.
Halbuki 4. Hukuk Dairesi:
-  CMK’nın bu hükmünü ve bu hükümde ortaya çıkan yasa koyucu iradesini hiçe saymıştır.
-  Dava bitmeden ‘haksız tutuklama’ kararı vermiştir, halbuki bu karar Hukuk Dairesi’nin değil, itiraz makamı olan ceza mahkemesinin yetkisindedir.
-  Hukuk Dairesi, ceza soruşturmasındaki delilleri zayıf bulmuştur! Normal ceza yargısında bile Yargıtay’ın yetkili ceza dairesinin dahi ‘delilleri takdir’ yetkisi yoktur.
-  Bu karar, amaç bu olmasa da, Ergenekon hâkimlerine gözdağı vermek, “mahkemeyi etkilemek” gibi bir sonuç doğurur!

Ey yargı, kendine gel!
4. Hukuk Dairesi, Baskın Oran davasında verdiği kararla “taraflı” diye eleştirilmiş bir dairedir. Bu davayı ayrıca yazacağım.
Öbür yanda, Ergenekon soruşturmasında “şüphe” ve “tutukluluk”ta aşırı gidildiği konusundaki yoğun eleştiriler başka bir “taraflılık” kaygısı ortaya çıkarıyor, üstelik haklı kaygılar...
Mehmet Haberal’ın bu kadar tutuklu bulundurulmasını ben de anlayabilmiş değilim!
Rövanşı yüksek yargı üzerinden mi alınıyor?!.
Adaletin hangi kapısı kimden yana?!
Cihaner davasında hukuki görüş farkları değil, “taraf”lar çarpışıyor...
Yaygınlaşan “Bizden, sizden hâkimler” söylemi...
Yüksek yargı seçimlerinde ortaya dökülen siyasi kulisler!..
Bunlar çok vahim...
Ey adalet, titre ve kendine gel!

milliyet



Bu yazı 441 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,026 µs