En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Domuz gribinde bir sene geride kalırken aşılar ve Tamiflu'lar da elde kaldı



Geçen sene bugünlerde Dünya Sağlık  Örgütü (DSÖ) tarafından küresel salgın ilan edilen domuz gribi için koparılan yaygaranın boş olduğu ortaya çıktı.  İspanyol gribindeki gibi milyonlarca insanın öleceği iddia edilen salgın DSÖ’ nün bildirdiğine göre sadece 18 bin kişinin ölümüne yol açtı. Her sene mutad grip yüzünden en az 250 bin kişinin öldüğünü dikkate alırsanız, ne büyük bir fiyasko ile karşı karşıya olduğumuz daha iyi anlaşılır. 

Domuz gribinin DSÖ’ nün öngörülerinin tam aksine sonuçlanmasına sevinmemin başlıca iki sebebi var. BİR: Ölen insan sayısının tahminlerin çok altında olduğu için. İKİ: Bu salgının abartıldığını ve domuz gribi aşısının ticari bir ürün olduğunu bundan tam bir sene önce iddia eden bilim adamlarından biri de ben olduğum için. 17 Haziran 2009 tarihli ‘Domuz gribi aşısı korku ticaretinin bir ürünü mü?’ ve 11 Ağustos 2009 tarihli ‘Domuz gribi salgınında bir domuzluk var’ yazılarımın başlıkları bile fazla söze gerek kalmadan her şeyi apaçık ortaya koyuyor.

Tüm  ülkeler büyük zararda

DSÖ’ nün tavsiyelerine uyan ülkeler çok büyük bir zararla karşı karşıyalar. DSÖ’ nü dinlemeyen ve ne tek bir doz aşı ne de tek bir kutu Tamiflu satın almayan Polonya dışında bütün hükümetler milyarlarca dolar ödedikleri aşı ve grip ilaçlarını ne yapacaklarını kara kara düşünüyorlar. Yatırım bankası JP Morgan’ a göre ilaç üreticilerinin sadece aşıdan sağladıkları kâr 7-10 milyar dolar düzeyinde. Bunları, bırakın yok pahasına satın almayı, hibe olarak bile kimse kabul etmiyor. Netice şu ki, hem bu aşılar hem Tamiflu’ lar çöpe gidecek.  
 
DSÖ’ nde çalışanların ilaç üreticileri ile ilişkisi var

British Medical Journal (BMJ) isimli tıp dergisi ve the Bureau of Investigative Journalism (Araştırmacı Gazeteciler Bürosu) tarafından yapılan bir araştırma DSÖ’ nü çok zor durumda bırakacak gibi görünüyor. Deborah Cohen ve Philip Carter’ un bildirdiğine göre DSÖ’ ne danışmanlık yapan uzmanlardan üçünün grip ilacı üreticileri Roche ve GlaxoSmithKline ile parasal bağları var. Pandemide grip ilacı kullanım rehberinin, Roche’ dan konsültasyon ve ders verme karşılığı para alan bir uzman tarafından yazılmış olmasını da kanıt gösteriyorlar.  DSÖ’ ne danışmanlık yapan uzmanların çoğunun endüstri ile bağları bir sır olmasa bile, örgütün bu ilişkiler hakkında ne ölçüde bilgi sahibi olduğunu ve bu konuda nasıl davrandığını açıklamayı reddetmesi akılları karıştırıyor.

Bu şeffaflık eksikliği yanında, DSÖ’ nün başkanı M. Chan’ a küresel salgın kararını  açıklamasında tavsiyelerde bulunan 16 kişilik komitenin kimlerden oluştuğunun bilinmemesi de çok önemli. Çünkü küresel salgın kararının alınmasıyla beraber önceden yapılmış olan aşı kontratları yürürlüğe girmiş oldu. 

Cohen ve Carter’ in bildirdiklerine göre, DSÖ 2003 senesinde endüstri ile çıkar ilişkisi olanların bu ilişki ile doğrudan veya dolaylı olan tartışma ve işlerde görev alamayacaklarına dair bir karar almıştı. DSÖ, pandemi ile ilgili kararlarında kendi kuralına uymadığı ortaya çıkmış oluyor.

Dergi ve büronun değerlendirmeleri Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Sağlık Komisyonu’nun Paris’te kabul edilen raporuyla da büyük benzerlikler taşıyor. İngiliz parlamenter Paul Flynn tarafından sunulan rapora göre, DSÖ’ nün domuz gribi salgını ile ilgili aldığı kararlar şeffaflıktan yoksun olduğu gibi, salgın abartıldı ve aşırı önlemler alınmasına yol açıldı. 

DSÖ’ nün cevabı  hayâl kırıklığı yarattı

DSÖ’ nün bu iddialara cevabı  ise hayal kırıcı olmaktan ileri gidemiyor. DSÖ; Avrupa Konseyi’  nin ocak ayındaki iddiasına herhangi bir kanıt göstermeden ‘aldığı kararlarda endüstrinin bir etkisi olmadığını bildirerek’ cevap vermekle yetinmişti.

Örgüt Başkanı Chan bu konuda bir araştırma yapılmasını istemiş ve DSÖ de şeffaflığa bağlılığını vurgulamış olmasına rağmen, bunlar çıkar ilişkileri konusundaki kaygılara net bir cevap olmaktan çok uzak. DSÖ’ nün geçmiş yıllarda endüstriye karşı koymada göstermiş olduğu performansa bakılınca da durumun ümitsizliği ortaya çıkıyor.  

Gelelim neticeye

DSÖ’ ne çok önemli bir görev düşüyor. Geçmiş yıllarda SARS ve kuş gribinde de çok kötü bir imtihan veren örgütün inandırıcılığını tekrar kazanabilmesi için aldığı kararlarda ilaç ve aşı endüstrisinin hiçbir rolünün olmadığını kesin olarak kanıtlaması gerekiyor. Aksi takdirde DSÖ’ nün yalancı çobandan farkı kalmayacak. 

KAYNAKLAR

F. Godlee: Conflicts of interest and pandemic flu. BMJ 2010; 340: c2947.

Cohen D, Carter P.: WHO and the pandemic flu "conspiracies." BMJ 2010;340:c2912.



Bu yazı 488 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,039 µs