En Sıcak Konular

Ergun Babahan


Ergun Babahan
0 0 0000

CHP’nin sorunu seçmeni



Cumhuriyet Halk Partisi, çok partili yaşama geçtikten sonra da kendini kırmızı çizgilerle kuşattı.

Muhafazakar yaşam biçimine irtica, Kürtler’in hak talebine bölücülük gözlüğüyle baktı.

Hala da öyle bakıyor.

Onun içindir ki, kendisinden beklenen iktidar alternatifi olma şansını bulamıyor.

Nasıl bulsun ki...

Toplumun ağırlıklı kesimini oluşturan muhafazakarlarla da, Kürtlerle de kavgalı.

Böyle olunca kendini yüzde 30’luk geleneksel sol-devletçi oy bandına hapsediyor.

Bunu değiştirmek de kolay değil.

Çünkü CHP bir yandan seçmenini biçimlendirirken, kendi de seçmeni tarafından biçimleniyor.

Türklük, laiklik, üniter devlet konusunda yaygın korkuları olan, bu yolda en hafif yumuşamayı sapma olarak gören bir seçmen kitlesi bu.

Milliyet ve Vatan gazetelerinin tirajlarında son dönemde yaşanan dramatik tiraj düşüşleri de bunun göstergesi.

İktdara karşı keskin laikçi bir muhalefet çizgisi görmeyen okur, gazete patronajı ve yönetimini hainlik veya satılmışlıkla yaftalıyor ve gazetesini terk ediyor.

Gazeteler keskin, uzlaşmaz bir okur yetiştirmenin bedelini ödüyor.

Bu açıdan CHP’nin durumu da farklı değil.

Klasik devletçi çizgiden en küçük sapma ihanet olarak algılanıp çekirdek seçmeni kayıpla sonuçlanabilir.

Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olma sözkonusu yani.

Geçen akşam Kanal 24’te, Milliyet’in Ankara Temsilcisi Fikret Bila, bugün CHP Genel Başkanlığı’na seçilmesi beklenen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Baykal çizgisinden sapmayacağını söyledi.

Tek farkın fabrikalar, varoşlar, tarlalarda daha fazla aktivite, yolsuzluk vurgusu yüksek bir muhalefet anlayışı olacağını söyledi.

Yılların deneyimli bir gazetecisi olan ve CHP’yi yakından izleyen ve bilen Bila, bir tahminde bulunmuyordu.

Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmelerin sonucunu aktarıyordu.

Bila, Kılıçdaroğlu’nun Kürt meselesine ekonomik ağırlıklı olarak baktığını ve bölgede kalkınmanın hızlanmasıyla sorunun çözüme kavuşacağına inandığını aktardı.

Gerçekten de Kılıçdaroğlu bölgeye böyle bakıyor ve bakmaya devam edecekse, CHP bölgede yokları oynamaya devam eder.

Güneydoğu’ya gidip gelen, insanlarla temas kuran herkes, bölgede ekonomik kalkınma veya işsizlik sıkıntısını aşan bir etnik kimlik meselesi olduğunu görür.

Anadilde eğitim, yerinden yönetim imkanlarının genişletilmesi, anayasada Kürtler’in taleplerine uygun değişikliklerin gündeme getirilmesi sözkonusu değilse, CHP bölgede varlık gösteremez.

İstanbul seçimleri sırasında birazcık muhafazakar açılım gerçekleştiren Kılıçdaroğlu-Tekin ikilisinin, bu nedenle Güneydoğu sorununu BDP ile ittifak yoluyla çözmeyi deneyeceklerini düşünüyorum.

BDP ile ittifaka niye ahlaksız bir teklif diye bakıldığını da anlamıyorum.

Türkiye’nin legal bir partisi ve baraj sıkıntısını aşmak için ittifak arayışı içinde.

Seçim ittifakı, Katolik nikahı gibi bir birliktelik de değil.

Seçimden sonra sona erer.

BDP bunu kendi tabanına anlatmakta sıkıntı çekmez.

CHP de ‘’Laikliği korumak’’ için derse, eli rahatlar belki.

Bekleyip görelim.



Bu yazı 384 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Mayıs 2012 Adalet talebinden tahrik olan bir ordu! Astsubaylar direnin
    • 4 Nisan 2012 Benim darbecim insanlık suçu işlemez
    • 24 Mart 2012 Ergenekon ve psikolojik savaş
    • 14 Mart 2012 Kürt meselesinde tarihi uyarı
    • 7 Mart 2012 Türkiye, AB için neden önemli!
    • 4 Mart 2012 Medya nasıl kurtulur?
    • 3 Mart 2012 Medya eliyle hükümet devirmek de darbedir!
    • 19 Şubat 2012 Sayın Başbakan 3’üncü dönemler hep zor geçer!
    • 15 Şubat 2012 Washington’ın Türkiye’ye bakışı
    • 14 Şubat 2012 Gazetecinin suç işleme özgürlüğü
    • 7 Şubat 2012 Tencere dibin kara
    • 5 Şubat 2012 Sadece ordu yetmez devleti sıfırdan kurmalı
    • 22 Ocak 2012 Barlas, Özkök’ü neden uyarmıştı!
    • 3 Ocak 2012 Bu facia AK Parti için çok ciddi alarm
    • 13 Aralık 2011 Siyaset ve sadakat
    • 11 Aralık 2011 Bu iddianamede ciddi şike var!
    • 6 Aralık 2011 İşte kahramanınız Kozinoğlu!
    • 22 Kasım 2011 CHP, Dersim ve Ermeni kırımı!
    • 19 Kasım 2011 Atatürk milliyetçiliği ‘Ne Mutlu Türküm’ demektir
    • 15 Kasım 2011 Ulusalcılara bir iyi bir de kötü haber

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,120 µs