En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Kılıçdaroğlu'ndan kaygı duymak mı, o neden?



Başbakan Tayyip Erdoğan CHP'deki altüst oluşun ortaya çıkaracağı anlaşılan tablodan rahatsız mı? Ak Partililer karşılarına ciddi bir rakip çıkıyor diye endişe mi duyuyorlar?

CHP'nin genel başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu bu görüşte. Çıktığı televizyon programlarında, sorularına cevap verdiği yazarların sütunlarında, kamuoyuna açık ortamlarda yaptığı konuşmalarda en çok Ak Parti ve Başbakan Erdoğan'ın kendisinden çekindiği üzerinde duruyor. "Çekinmek ne kelime, korksun benden" demiş bir programda...

Yandaş gazeteler ve CHP'li gazetecilerin verdiği gazla daha ileri şeyler bile söyleyebilir.

Türkiye'de siyaset iki çizgi üzerinde gelişiyor; bu yeni bir durum da değil Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası denemesinden beri böyle: İlk çizgi 'devrimler' gerçeğini öne çıkartan ve Cumhuriyet'i bir 'miras' olarak algılayıp milletin üstüne koyan çizgi; diğeri ise milletle birlikte yapılan siyaset çizgisi... İlk çizgiyi aradaki kısa kırılmayı saymazsanız başarıyla sürdüren parti CHP'dir; diğer çizginin ise müdahaleler ve darbelerle kesildiği için sahipleri birden fazla...

'Devrimler' gerçeğini öne çıkartan ve Cumhuriyet'i bir 'miras' olarak algılayan ilk çizgiyi bugün de CHP temsil ediyor; ikinci çizginin temsilcisi ise Ak Parti bugün... Son sekiz yılı göz önünde tuttuğumuzda, CHP 'miras' ile çelişen her yeniliği 'devrimlere karşı' olduğu gerekçesiyle engellemeye çalıştı; buna karşılık, Ak Parti, CHP tarafından müttefiki bürokrasi devreye sokularak köşeye her sıkıştırıldığında, açmazı milleti yanına çekerek açmaya çalıştı.

İsterseniz üzülün, ama bu ikili siyaset zemininin sosyal tabanı keskin hatlarla birbirinden ayrılmış öbekler halinde bugün. İlk çizginin taş çatlasa yüzde 30'a çıkabilen bir kitlesi var; diğer çizgide büyük bölümünü Ak Parti alsa da yüzde 70'lik pastanın birden çok ortağı bulunuyor. Kılıçdaroğlu'nun denkleme girişi diğer partilerden kaçışa dönüşüp Ak Parti'nin pastasını büyütebilir.

Kemal Kılıçdaroğlu, 1970'lerde Bülent Ecevit'in denediği türden 'miras' sorgulamasına kadar işi vardırabilirse, vaat ettiği yüzde 40'ları görebilir. Ecevit 'gardrop Atatürkçülüğü' ile başlayıp 'inançlara saygılı lâiklik' noktasına kadar götürmüştü sorgulamasını; Kılıçdaroğlu nereye kadar gidebilir?

Ak Partililer ile Başbakan Erdoğan'ı kaygılandıracak bir açılımı gerçekleştirebilecek bir kişiliği yok Kılıçdaroğlu'nun; tam tersine kişiliğinin birer parçası olan doğal 'kısıtlamalar' kendisinin hareket kabiliyetini daha baştan sınırlayacaktır. Kısıtlamaları lehine çevirebilecek donanımdan da yoksun görünüyor CHP'nin yeni genel başkan adayı...

Vitrin için medyanın kendisine tavsiye ettiği isimlere kapıyı aralarsa, Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP, 'bürokrasi' ile daha sıkı fıkı bir parti haline dönüşebilir ancak.

Elinde tuttuğu dosyalarla tanıdı kamuoyu Kılıçdaroğlu'nu; peki o dosyalardan herhangi bir siyasi sonuç çıktı mı? En çok itham ettiği siyasetçi Ankara'da dördüncü kez belediye başkanlığını kazandı, kendisi ise İstanbul'da kaybetti.

'Yolsuzluk dosyaları' savcılar gibi halk tarafından da ciddiye alınmadı.

Şapkasında millete cazip gelebilecek yeni neler olabilir?

Her yeni bir heyecan dalgasını tetikler, ancak her 'yenilik' istenen sonucu doğurmaz. 'Değişim' zihinlerde olmaz, başarısızlığın sebebi olan çizgilerin sorgulanmasını getirmez, yalnızca kişilerin yer değiştirmesinden ibaret kalırsa, ona 'değişim' denmez.

Keşke tahlillerimizi boşa çıkartsa Kılıçdaroğlu, keşke partisini gerçekten bugüne taşıyabilse...

Ülkenin hayrı için Ak Partililer de bu temennide bulunmalı.



Bu yazı 568 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,468 µs