En Sıcak Konular

Ferai Tınç


Ferai Tınç
0 0 0000

Acem oyunu



TÜRKİYE ve Brezilya’nın çabalarıyla imzalanan anlaşma daha mürekkebi kurumadan rafa kalkma durumu ile karşı karşıya.

İran’dan anlaşmayı iptal sinyalleri gelmeye başladı. Sadece ABD değil, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin diğer daimi üyeleri de, bu anlaşmanın İran’ın nükleer faaliyetleriyle ilgili soru işaretlerini kaldırmadığını açıkladılar. Tahran Yönetimi’nin, Türkiye ve Brezilya’nın girişimini, bu kez kabul etmesi-çünkü geçen yıl benzer bir formülü reddetmişti- dördüncü yaptırım paketiyle ilgili BM Güvenlik Konseyi’nde uzlaşma sağlanması ile bire bir bağlantılıydı. ABD, uzun zamandan beri ikna etmeye çalıştığı Rusya ve Çin’i de yeni yaptırımlar konusunda yanına almayı başarmıştı. Başarmıştı diyorum çünkü bu konuda Rusya ve Çin’i ikna etmek Washington açısından siyasi bir değer taşıyordu. Bu ittifak, şu anda Obama Yönetimi için önemli olduğu kadar Tahran Yönetimi için de hayati önemde.
Washington bu ittifakı korumak için çaba harcarken, Tahran da onu bölmek için uğraşıyor. Türkiye ve Brezilya’nın masadaki uranyum değiş-tokuş önerisine Tahran’ın yanaşmasının ardındaki neden bu. Hem, “Biz ne yaparsak yapalım ‘Batı’ bildiğini okuyacak” tezlerini kanıtlama fırsatı bulacak hem de Çin ve Rusya’ya karşı BM Güvenlik Konseyi’nin iki önemli geçici üyesini yanına alarak ittifakta bir çatlak açmış olacak.

* * *

TÜRKİYE’nin girişimi, sorunun diplomatik yollardan çözümü için harcadığı çaba iyi bir şey. Dışişleri Bakanlığı çeşitli “arabuluculuklar” konusunda olağanüstü gayret sarf ederek geçirdi son yılları. Bu Türkiye’nin görünürlüğünü artırdı. İnkar etmiyorum ama sürekli ortada olma çabası zaman zaman Türkiye’yi, Tahran anlaşmasında olduğu gibi çok riskli pozisyonlara sokuyor. Riskli derken, “ABD’ye karşı çıkılır mı?” gibi modası geçmiş bir soğuk savaş gözlüğü ile bakmıyorum olaya. Risk, atılan adımın temelinin sağlam olup olmadığı ile ilgili. Temel sağlam değilse adımı attığınızda boşluğa düşme olasılığı çok büyük. Burada da temelin sağlam olmadığını görüyoruz. Çünkü, Dışişleri Bakanı Davutoğlu sürecin her aşamasında herkesi bilgilendirdiğini söylese de, bazı önemli anlaşmazlıklar olduğu ortaya çıktı. Örneğin imzalanan anlaşmada ne BM Güvenlik Konseyi’ne ne de Uluslararası Atom Enerji Ajansı’n a atıf var.

Yani, İran’dan istenen, “uranyum zenginleştirmeye son verme” konusunda tam bir mutabakat yok. Zaten bunun olmadığını Tahran, anlaşmanın mürekkebi kurumadan, “uranyum zenginleştirmeye devam edeceğini” açıklayarak ilan etti.

* * *

TÜRKİYE ve Brezilya’nın girişimi, diplomasiye yeni fırsatlar yarattı. Ama bu diplomasi, İran’ın nükleer faaliyetleri konusunda uluslararası taleplere yanıt vererek, nükleer krizin aşılması sonucunu doğuracak bir diplomatik çözüm fırsatı değil. Daha çok Ahmedi Necad Yönetimi ile Çin ve Rusya’nın ABD ile pazarlık paylarını artırma fırsatını yarattı. Bu anlaşma belki Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu’na da bazı fırsatlar yarattı ama Türkiye açısından isabetli olmadı.

Oyunu Tahran kurdu, şimdi yine kendisi bozmaya hazırlanıyor.



Bu yazı 569 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Kasım 2010 Talabani'nin resti
    • 2 Ağustos 2010 Ortadoğu’da gerilim yüksek
    • 21 Mayıs 2010 Acem oyunu
    • 14 Eylül 2009 12 Eylül ne zamana kadar?
    • 7 Ağustos 2009 Mahmur Kampı neden önemli
    • 10 Mayıs 2009 Anneler en çok barış istiyor
    • 2 Ocak 2009 Geçen yılın iki olayını birinci seçtim
    • 13 Ekim 2008 İlerleme raporunun pazarlama stratejisi belli oldu
    • 11 Ağustos 2008 Gürcü lideri kim itti?
    • 10 Ağustos 2008 Kafkasya’da süper güç rekabeti
    • 4 Ağustos 2008 Kerkük krizi tırmanıyor
    • 26 Mayıs 2008 Fransa’nın eski başbakanı, Sarkozy’ye aldırmayın diyor
    • 25 Nisan 2008 Ortadoğu barışı ve Golan
    • 7 Nisan 2008 Zirvelerin ardından
    • 17 Mart 2008 Dış politikada baskı dönemi başlarken
    • 14 Mart 2008 Açlığın yeni yüzü ve füze kalkanı
    • 25 Şubat 2008 Kıbrıs’ta nerede kalmıştık?
    • 18 Şubat 2008 Kontrollü bağımsızlık
    • 25 Ocak 2008 Ege’de yeni sayfanın manşeti ’cesaret’
    • 21 Ocak 2008 Soğuk savaş üslubu geri dönerken

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,889 µs