En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Diplomaside vizyon



DIŞİŞLERİ Bakanı Ahmet Davutoğlu bir grup gazeteciye, İran’la imzalanan nükleer takas protokolü hakkında bilgi veriyor. Teknik ayrıntılar bir kenara... Türkiye niye bu işe karıştı?! Batılı müttefiklerimizin yanında yer alıp İran’a karşı çıkmak varken niye “İran’ın avukatlığına” soyundu?! Hatta niye Güvenlik Konseyi’nde İran aleyhine değil de “çekimser” oy kullandı?
Bunlar süreç boyunca yapılan eleştiriler.
Haklı eleştiriler mi?
Ermenistan’la imzalanan Protokoller konusunda da çok eleştiriler olmuştu: Mart-Nisan aylarında Türkiye’nin ABD ve Azerbaycan’la ilişkilerinde büyük sarsıntılar olacağı söylenmişti; bu konudaki kaygılar doğru çıkmadı.
Eleştirileri hatırlatan Davutoğlu, dış politikada tekil olaylara veya kısa süreli konjonktürlere göre değerlendirme yapmanın yanıltıcı olabileceğini belirtti.

Barış ve ticaret
Bilim adamı olmanın sistematik ve kavramsal düzeyiyle konuşan Davutoğlu’nun şu sözlerini not ettim:
- Batı Avrupa ve Çin, ikisi arasındaki muazzam coğrafyada, Afrika dahil, en büyük ekonomi Türkiye’dir! Bu coğrafyada barışın, serbest ticaretin ve özellikle enerji koridorlarının gelişmesi daima Türkiye’nin lehinedir...
Bu gözle bakınca, çeşitli ülkelerle vizelerin kaldırılması bile bir ‘stratejik derinlik’ kazanıyor!
Davutoğlu’nun Clinton’a söyledikleri de bu vizyonun önemli bir unsuru:
- Biz İran’ın avukatı değiliz. Biz kendi milli menfaatlerimizi savunuyoruz. İran’a yeni yaptırımlar uygulanmasına karşı çıkarken Van’ın sınır ticaretini savunuyoruz! Kendi enerji politikamızı savunuyoruz! Kış mevsiminde insanlarımız soğukta titrerse İran’a yaptırım uyguluyoruz diyemeyiz!
Davutoğlu’na göre, halen 10 milyar dolar olan ticaretimiz beş yılda 30-40 milyar dolara çıkabilir:
- Biz yaptırımlara ilkesel olarak karşıyız!
İran’a yaptırım uygulanmasına bu sebeple karşı çıkan Türkiye, aynı zamanda sorunun çözümü için aktif olarak devreye girdi, Brezilya’nın da katkılarıyla Batı’yı tatmin etmese de belli bir ‘rasyonel’i olan “uranyum takası” anlaşması imzalandı.

Nükleer enerji
Davutoğlu, enerji kaynakları yetersiz bir ülke olan Türkiye’nin de mutlaka nükleer reaktöre ihtiyaç duyacağını hatırlatarak şu ilkeyi vurguluyor:
- Barışçı amaçlarla nükleer reaktör kurmak her ülke için haktır, askeri amaçlarla asla hak değildir!
Sorun, İran’ın bunu askeri amaçlarla kullanacağından korkulmasıdır.
Bu noktada, Türkiye önemli rol oynadı, “uranyum takası” anlaşması imzalandı: İran’ın “uranyum zenginleştirme” işlemi, anlaşmaya göre, barışçı amaçlar için yeterli olan yüzde 20 düzeyinde tutulacak. Bunun için, İran elinde bulunan yüzde 3 düzeyinde zenginleştirilmiş 1200 kg uranyumu Türkiye’ye verecek... Türkiye, yapılacak anlaşmaya göre, Rusya ve Fransa gibi bir ülkeye aktaracak, onlar da yüzde 20 düzeyinde zenginleştirilmiş 120 kg uranyum verecekler...
Anlaşma yürür mü? İnşallah... Ama ne olursa olsun, Türkiye “Batı Avrupa’dan Çin’e kadar olan muazzam coğrafyada” geliştirmekte olduğu aktif diplomasinin bir örneğini daha ortaya koymuştur.
Davutoğlu’nun dediği gibi:
- Gün gelecek Ermenistan’dan Azerbaycan’a seyahat edeceğiz...
İnşallah diyorum. Çünkü bu, Karabağ meselesinin çözülmesini, asırlık Türk-Ermeni husumetinin en azından ‘düşük düzey’e inmesini, “barış ve serbest ticaret”in de gelişmesini ifade ediyor.

milliyet



Bu yazı 614 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,377 µs