En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

CHP'nin asıl açmazı



CHP'nin 'kaset' olayı sonrası sergilediği tabloyu 'Gençlik ve Spor Bayramı' olarak kutladığımız bugün sorgulamayacağız da ne zaman sorgulayacağız?

Kaset yalnızca Deniz Baykal'ı ilgilendirmiyor herhalde, kaset komplosuyla vurulmak istenen iki de kadın vardı; her ikisi de konunun gereksiz birer ayrıntısına dönüştürüldü. Kimse onların yaşadığı trajediyi konuşmuyor. Bu 'kimse' sözcüğüyle kastedilenler arasında başlarına bu işleri açan Deniz Baykal da var. O gün bugündür 'Deniz Baykal' adı-sanıyla ortada, ama iki kadının adı hiçbir yerde geçmiyor...

Ülkemizde öncülüklerin partisi olmakla övünen CHP'de 'kadının adının olmaması' gerçekten ilgi çekici değil mi?

Kadınlar ayrıntı da olsalar yine fotoğrafın bir yerindeler, ancak gençler süregiden tartışmada hiçbir yerde görünmüyorlar. Liderlik yarışında adı geçen iki kişiden biri 72, diğeri 62 yaşında; Kılıçdaroğlu ve Baykal cephesini teşkil eden parti yöneticileriyle milletvekillerine bakıldığında yaş ortalaması düşmüyor, hafif tertip yükseliyor bile... 'Sol' veya 'sosyal demokrat' olma iddialı bir partide söz sahibi yerlerde ilâç için olsun 30'lu yaşlarında siyasilerin bulunmaması bir başka ilginçlik...

Şu yakınlarda kritik bir seçimden çıkmış İngiltere'de birbirleriyle yarışan üç partinin lideri de 40'lı yaşlarında genç insanlardı; en yaşlıları Gordon Brown ayrılınca koltuğu için yarışanların hepsi çok daha genç yaşlardalar...

Yaşlı-başlı adamlar CHP'de liderlik kavgası açmış yürütüyorlar, ortaya çıkarabildikleri iki kişinin ikisi de 'eski yüz'; yeni bir liderle kitlesine umut vermek için kullanabileceği kurultay fırsatını, CHP, hem yaşlı, hem eski, hem de söyleyeceği yeni bir fikir olmayan birini başına getirerek heba edecek...

'Biat kültürü' diye küçümsedikleri gelenekten gelen kişilere baktığımızda tam tersi bir durum söz konusu: Necmettin Erbakan'dan sonra Recai Kutan el aldı, ama Saadet Partisi'nin şimdiki lideri Numan Kurtulmuş bileğinin gücüyle genel başkanlığa geldi. Fazilet Partisi döneminde el almamış biri (Abdullah Gül) genel başkanlığa adaylığını koydu ve delegelerin yarısına yakınının oyunu alabildi.

Tayyip Erdoğan bugün "Bir seçim sonra yokum" dediğinde arkasında partiyi ileriye götüreceğine inandığı yarım düzine genç arkadaşı olduğunu biliyor...

Siyaseti yakından izleyen halktan birine iki parti için ayrı ayrı "Kimler lider olabilir?" sorusunu sorun; Ak Parti için bir çırpıda ad verebilirken, CHP'de tık nefes kaldığını göreceksiniz.

İyi de, hani biri 'biat kültürü'nden geliyordu da diğeri demokrattı?

Kurultay'a şunun şurasında birkaç gün kala CHP'nin kamuoyu önünde sergilediği tavır her bakımdan kafa karıştırıcı: Kemal Kılıçdaroğlu'nun gönlünde genel başkanlık yatıyor idiyse, Önder Sav'dan el almadan önce neden hep "Ben aday olmayacağım" diye açıklama yaptı? Parti içi dengeleri bir aday lehine çevirebilecek güçlü adam Önder Sav ise niye kendisi aday olmuyor? Deniz Baykal birkaç dönem daha genel başkanlık makamında kalmayı istiyor ve kasete rağmen bunun gerçekleşebileceğine inanıyor idiyse, neden istifa etti? Kaseti istifasını gerektirecek bir 'kusur' sayıyorsa, o kusur ile genel başkanlığa yeniden gelmesinin partiyi zaafa uğratacağını nasıl oluyor da düşünmüyor?

Dünden çok farklı olan bugünün gerçeklerine uygun siyaset yapma zamanı şimdi. CHP kaybedecekse liderini yanlış seçtiği için değil, bugünü doğru okuyamadığı için kaybedecek...

'Gençlik ve Spor Bayramı'nın bana hatırlattığı gerçekler bu...

yenişafak



Bu yazı 559 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    9,170 µs