En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Eşdeğer ilaç doktorlara müdahale mi?



Anadolu Ajansına bir açıklama yapan Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme Merkezi (TOSAGEM) Müdürü Prof. Dr. Nazmi Zengin, eşdeğer ilaç uygulaması ile hekimlerin reçetesine adeta müdahale edilerek, bu durumun tedavi sürecinin uzamasına, bazen de hastalığın daha da kötüye gitmesine neden olunduğunu öne sürmüş. Zengin, açıklamasında ‘İlaçların sadece etken maddeden ibaret olmadığını, her ilacın içinde ilaca rengini ve tadını veren bir takım katkı maddeleri bulunduğunu belirtmiş. Bu katkı maddelerinin piyasada satılan her ilaçta farklı olabildiğini ifade eden Zengin, 'Bu farklı katkı maddeleri tedavi süreçlerinde etkili olabiliyor. Bu nedenle sadece ekonomik yararlar göz önüne alınarak ilaçların en ucuzunun kullanılmaya zorlanmasını doğru bulmuyoruz’ demiş ve eklemiş ‘Örneğin göz damlalarının içinde mikrop ürememesi için bir takım maddeler var. Bunlar bazılarında 1 birimken bazılarında 4 birime kadar yükseliyor. Bu maddelerin de yan etkileri var. Dolayısıyla hastanın gözü hassassa, birkaç ilacı kullanıyorsa mikrop üremesini en fazla azaltıcı olan ilaçları öneriyoruz. Ama eczane en az azaltıcı etkisi olan, en ucuz olan eş değer ilacı verebiliyor. Yani eş değer ilaç uygulaması ile hekimlerin reçetesine adeta müdahale edilerek, tedavi sürecinin uzamasına, bazen de hastalığın daha da kötüye gitmesine neden olunuyor.'

Adeta orijinal ilaç üreten bir firmaların propagandisti gibi konuşan sayın Prof. Dr. Zengin’ in açıklamalarına itirazlarım var.

BİR: Eşdeğer ilaç kesinlikle hekimin reçetesine müdahale değildir. Hatta bana kalırsa, bir hekimin ilacın piyasa ismi yerine içindeki etken maddeyi yazması daha doğrudur. (Bu sayede ilaç firması-doktor ilişkisi de sıfırlanmış olur ama bu sefer eczacılar devreye girmiş olurlar).

İKİ: Bir ilacın tedavideki etkinliği içindeki katkı maddelerinden değil etken maddeden dolayıdır. Şayet bir ilacın etkinliği -katkı maddeleri yüzünden de olsa- orijinal ilaçla aynı değilse, o zaten eşdeğer ilaç olamaz.

ÜÇ: Verilen örnekteki göz damlaları eşdeğer ilaçlar değildir. İçlerinde aynı miktarda etken madde bulunmayan veya etkinlikleri ve yan etkileri aynı olmayan ilaçların eşdeğer sayılmaları mümkün değildir.

Orijinal ilaç uzun araştırmalar ve klinik çalışmalar sonucu belli bir hastalık üzerinde olumlu etki yaptığı kanıtlanmış, temeli patentli bir moleküle dayanan ve daha önceden benzeri olmayan yeni ilaçlar için kullanılan bir uluslararası terimdir. Üretici firmanın araştırma ve geliştirme için yaptığı harcama ve emeğin karşılığını alabilmesi ve yeni araştırmalar için de kaynak yaratabilmesi için orijinal ilaçların belirli bir süre başka firmalar tarafından üretilip satılmasına izin verilmez.

Ancak patent ve veri koruma süresi dolduktan sonra başka ilaç firmaları aynı ilacı üreterek piyasaya verebilirler. İşte bu ilaçlara da eşdeğer ilaç adı verilir. Formülasyon ve farmasötik şekilleri aynı olan eşdeğer ilacın orijinal ilaç ile aynı etken maddeyi aynı miktarda ihtiva etmesi gerekir; tedavi etkinliği de orijinal ilaçla aynı olmalıdır. Eşdeğer ilaçların en önemli özelliği araştırma-geliştirme ve klinik etkinlik-güvenlik çalışmaları yapılmadığı için maliyetlerinin orijinal ilaca göre çok düşük olmasıdır. Bu sayede mesela 50 lira olan bir ilacın fiyatı 5 liraya hatta daha da aşağı düşebilmektedir. Eşdeğer ilaç, üretici firmanın ilacının orijinal ilaçla her bakımdan eşit olduğunu kanıtlayan araştırmaları Sağlık Bakanlığına sunması ve Bakanlığın da bunları tizlikle inceleyerek onay vermesi ile eşdeğer ilaç olma hakkını kazanır. Sağlık Bakanlığı’ nın eşdeğer ruhsatı verdiği bir ilaç hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ‘eşdeğer’ olmalıdır.

Orijinal ilaç üreten firmalar ‘eşdeğer ilaç orijinal ilacın yerini asla tutamaz’ diye beyin yıkıyor olsalar da, bunları ‘ikinci el ilaç’ diye kötüleseler de eşdeğer ilaçlar maddi imkânları yeterli olmayan kesimin de bu tedavilerden faydalanması mümkün kılan çok yerinde bir uygulamadır. Dünyanın en zengin ülkelerinde de eşdeğer ilaç kullanılmaktadır.

Gelelim neticeye 

Doktorun yazdığı ilacın eczacılar tarafından değiştirilmesi hasta-doktor arasında bir güven sorunu yaratır veya her doktor hastasının kendi yazdığı ilacı kullanmasını istemek hakkıdır gibi iddialar geçersiz bahanelerden başka bir şey değildir. Tedavi başarısı ve yan etkiler ilacın orijinal veya eşdeğer olmasıyla değil, ilaçtaki esas kimyasal maddeyle ilgilidir.

Bir ilacı etkili kılan esas unsur ilacın tadı veya rengi değil, doğru ilacın, doğru dozda, doğru yolla, doğru aralıklarla ve doğru süre verilmesidir.



Bu yazı 1,225 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,678 µs