En Sıcak Konular

Mustafa Ünal


Mustafa Ünal
0 0 0000

CHP nasıl kurtulur?



Deniz Baykal'la CHP'nin kaderi iç içe... Baykal 'komplo' diye nitelediği o çirkin görüntülerin ardından istifa etti ama kendisini CHP'den tam ayrıştırabilmiş değil. 'Aday olmak isteyen buyursun çıksın' demesine rağmen her gün verdiği mesajlar 'geri dönmek istiyor' gibi.
Ne konuşmaları ne davranışları 'dönmeyecekmiş gibi' değil... CHP ile ilişkisini tamamen koparsa kongre sürecinin daha farklı gelişeceği, birden fazla adayın boy göstereceği kesin. Bugün 'Baykal'ın nasıl kurtulacağı' sorusu 'CHP'nin nasıl kurtulacağı' sorusunun önünde...

Baykal kurtulabilir mi? Gerçekliği tartışmalı olsa da o kasetin Baykal'ı tasfiye etmeyi amaçladığı ortada. Kongreden iki hafta önce servis edilmesinin başka ne anlamı olabilir. 'CHP'yi tanzim etmek isteyen' siyaset mühendislerinin ilk hamlesi başarılı, Baykal'ı koltuğundan etti çünkü.

Devamının ne şekilde geleceği meçhul. O görüntülerin arkasının olup olmadığı da soru işareti. Kasetin tamamen uydurma ve imal edilmiş olduğu ispatlanmadığı sürece Baykal'ın kurtulması zor gibi. Mağduriyetten söz etmek için çok erken. Mağduriyet söylemi partide farklı algılansa da toplumda bir karşılığı yok.

Eski koltuğuna il başkanları ve delegelerin tazyiki ile tekrar dönse bile bu olay bir gölge gibi kendisini takip edecek. Siyaset kızıştığında hiç yeri değilken karşısına çıkıverecek. Sadece rakip partiler değil içeride farklı gruplar diline dolayacak.

Bu topraklarda siyasi mücadelenin ne denli acımasız olduğunu hatırlatmaya gerek yok. Başbakan Erdoğan 'Eşine ihanet edeni mağdur göremeyiz.' dedi. Üslup sert. Ancak ben Baykal'ı zor duruma düşürmek için konuştuğunu düşünmüyorum. Erdoğan ve partisi 'komplo ithamı' altında... Başta Baykal olmak üzere CHP sözcüleri o görüntülerden iktidarı sorumlu tuttu.

Erdoğan her gün yüksek sesle tekrarlanan ithamlara karşı cevap hakkını kullandı. Baykal'ın 'Nerede kalmıştık?' diyerek aynen devam etmesi siyaseten pek kolay görünmüyor. Bu CHP içinde Baykal'a alternatif çıkacağı anlamına gelmiyor. Baykal'ın CHP'de iktidarı çok güçlü... 'Atatürk mezarından çıkıp gelse Baykal'ı deviremez' yorumu yapanları duydum.

Kongreye bir hafta kaldı... 'Baykal'ın bir hafta önce bıraktığı koltuğa tekrar dönme' seçeneği şu an en güçlü ihtimal. Formül de belli; Türk siyasetinin aşina olduğu bir yöntem... Örnekleri defalarca tekrarlandı. Lider niyeti farklı olsa da gitme yönünde adım atar ancak örgüt veya parti tabanı buna izin vermez. Genel Başkan 'Bırakma bizi, sensiz olmaz' sloganları altında geri dönmeye mecbur kalır.

CHP ve Baykal için de öngörülen formül bu. Kesin mi? Değil, çünkü eskilere benzemeyen çok farklı bir olayla karşı karşıyayız. Türk siyasetinde ilk kez bir partinin lideri 'kaset skandalı' nedeniyle istifa etmek zorunda kaldı.

Kendisini o görüntülerden bütünüyle aklayabilmiş de değil. Dolayısıyla Baykal olay aydınlatılıncaya kadar beklemeyi tercih edebilir. Bu da bir ihtimal... Devam etmesi halinde o kasetin CHP için de handikaba dönüşeceği aşikâr...

Baykal olmazsa ilk akla gelen isim Kemal Kılıçdaroğlu... 'Aday değilim' dese de genel başkanlık koltuğunda gözü olduğunu her halinden belli ediyor. Yerel seçimlerde yıldızını parlattı. 'Gandi' yakıştırması yapan medyanın desteği arkasında.

Harekete geçmek için Baykal'dan işaret bekliyor. Rağmen çıkması imkansız gibi. Önceki gün Baykal'la görüştü, ışık alamadı. Baykal yol gösterdi; 'Git, önce üzerinde uzlaşma sağla' dedi. Uzlaşma mümkün değil. Parti yönetiminde Önder Sav gibi Kılıçdaroğlu ismine şiddetle karşı çıkanlar var.

CHP'de 'Ne Baykal'la ne Baykal'sız' durum devam ediyor. Şu an bütün çabalar 'Baykal'ın nasıl kurtulacağı üzerine'... 'CHP'nin nasıl kurtulacağına' ise sıra daha sonra gelecek. Değişimin gücü mü? Cevap rakamlarda...
 
zaman



Bu yazı 263 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz duruşu
    • 23 Eylül 2012 'Balyoz' yok sayılamaz
    • 19 Eylül 2012 Menderes'in kabrinde bir CHP lideri
    • 5 Eylül 2012 İki görüşme...
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek'in çıkışı
    • 1 Ağustos 2012 Tutukluluk avantaja dönüşmemeli
    • 29 Temmuz 2012 Rüya gibi
    • 25 Temmuz 2012 Suriye nelere gebe?
    • 18 Temmuz 2012 CHP değişir mi?
    • 1 Temmuz 2012 Davutoğlu ile Suriye...
    • 27 Haziran 2012 Cevap, yeri ve zamanı geldiğinde...
    • 20 Haziran 2012 Dağlıca yine dağladı
    • 17 Haziran 2012 7+5 senaryoları
    • 13 Haziran 2012 Kürtçe derste tarihî adım
    • 8 Haziran 2012 İyimser hava
    • 30 Mayıs 2012 'Hassas ve gerilimli iş'
    • 23 Mayıs 2012 Meclis'te Erdoğan barışı
    • 18 Mayıs 2012 Rota başkanlık sistemi
    • 16 Mayıs 2012 Tutuklu vekillere yasayla tahliye yok
    • 9 Mayıs 2012 28 Şubat'ın dalga boyu

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,712 µs