En Sıcak Konular

Mustafa Ünal


Mustafa Ünal
0 0 0000

12 Eylül referandumu



YSK dün olağanüstü toplandı ve oybirliğiyle 'Referandum 120 gün sonra, 12 Eylül'de.' dedi. Gerek hukukçular arasında gerekse siyasette 120 gün tezini seslendirenler vardı ama ağırlıklı görüş '60 gün' idi. Referandumun 4 ay sonraya atılması sürpriz oldu.
YSK süreyi iki aya indiren yeni kanunu değil eski yasayı uyguladı. YSK kararlarının temyizi yok, bir üst mahkemeye götürülmesi söz konusu değil. Dolayısıyla karar hükmünü icra edecek.

YSK'nın kararı CHP'de sevinçle karşılanırken AK Parti tepki gösterdi. CHP'li Hakkı Suha Okay 'Söylediğimiz oldu.' dedi. AK Partili Hüseyin Çelik ise 'Zorlama ve siyasi bir karar.' yorumu yaptı ve ekledi: '4 ay sonraya da varız.' İlk tepkiler gösterdi ki YSK'nın bu kararı çok tartışılacak.

367'ye benzetenler olacak. YSK'nın işi yokuşa sürdüğü söylenecek. Öteleyerek konuyu soğuttuğu iddia edilecek. Bütün bu eleştirilerin gerçek payı var. Malum, Yüksek Seçim Kurulu'nu oluşturan üyeler Danıştay ve Yargıtay'dan geliyor.

Yüksek yargıda yapısal reform öngören anayasa değişikliğine Yargıtay ve Danıştay'ın olumsuz baktığı sır değil. Fırsat buldukça görüşlerini kamuoyuna da deklare ettiler.

YSK'nın bu kararında anayasa değişikliğine olumsuz bakışın izlerini görmek mümkün. Normali 60 gündü. Yüksek yargının 'hukuku zorlayarak' aldığı kararlara bir yenisi eklendi. Siyaset kokan bu kararla YSK kendisini tartışmalı hale getirdi.

Hukuk vazgeçilmez bir ölçü ama başka açılardan bakmak da mümkün. Hayatın hızlandığı, mesafelerin azaldığı bir dünyada yaşıyoruz. Seçim sonuçları 4 saat sonra belli oluyor. Referandum için '120 gün' ne kadar uzun bir süre. Yeryüzü coğrafyasında 'evet mi, hayır mı' diye iki seçenek sunulan bir oylamayı 4 ayda ancak yapabilen kaç ülke kaldı?

Bırakın 120'yi 60 gün bile uzun bir süre. Sandık çağdaş ülkelerde çok daha kısa sürede halkın önüne konabiliyor. YSK'nın kararıyla Türkiye referandumu ancak 120 günde yapabilen bir ülke durumuna düşmüş olmadı mı?

Buna komisyon ve genel kurul aşamasını da eklerseniz... Bir anayasa değişikliğinin gerçekleşmesi 6 ayı buluyor.

Şimdi Türkiye 4 ay boyunca anayasa değişikliğini konuşacak. Sadece yaz aylarının değil sonbaharın gündemi de referandum olacak. Oylamanın günü çok manidar; 12 Eylül... Askerî darbenin 30. yıldönümü.

Pakette darbeyi yapan generallerin hukuki zırhını kaldıran madde de var. Darbeci Kenan Evren ve arkadaşlarının kaderi bir 12 Eylül günü oylanacak. Planlansa böyle denk getirilemezdi. Simgesel önemi olduğu muhakkak. Tam tarih denk noktası...

YSK '120 gün' derken böyle anlamlı buluşmaya da zemin hazırlamış oldu. Oylamaya psikolojik etki yapacağı kesin. Ben kabul oylarının oranını bir nebze de olsa artıracağını düşünüyorum. Darbe mağduru kitleler bir 12 Eylül günü anayasa değişikliğine 'hayır' demekte zorlanacaktır.

Sandığın önünde hâlâ engeller olduğunu da söylemek lazım. CHP milletvekilleri bugün referandumu durdurmak için Anayasa Mahkemesi'ne başvuracak. Anayasa Mahkemesi'nin önü CHP yöneticilerinin en çok poz verdiği yerlerden... Onları bir altı oklu amblemin önünde görüyoruz bir de Anayasa Mahkemesi'nin... Başka bir arka fon bulmak neredeyse imkânsız.

İmzacılar arasında şaşırtıcı isimler var. Bir zamanlar merkez sağın önemli partisi ANAP'ın liderliğini yapan Rize milletvekili Mesut Yılmaz sözgelimi. Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP'nin kuyruğuna takılmak Anavatan'ı tabeladan etmişti. CHP ile omuz omuza; Mesut Yılmaz için ne kötü final.

YSK '60 yerine 120 gün' dedi, kadere bakın ki o da 12 Eylül'e denk geldi, hesap günü gibi... Tam da 12 Eylül referandumu.

zaman



Bu yazı 452 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz duruşu
    • 23 Eylül 2012 'Balyoz' yok sayılamaz
    • 19 Eylül 2012 Menderes'in kabrinde bir CHP lideri
    • 5 Eylül 2012 İki görüşme...
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek'in çıkışı
    • 1 Ağustos 2012 Tutukluluk avantaja dönüşmemeli
    • 29 Temmuz 2012 Rüya gibi
    • 25 Temmuz 2012 Suriye nelere gebe?
    • 18 Temmuz 2012 CHP değişir mi?
    • 1 Temmuz 2012 Davutoğlu ile Suriye...
    • 27 Haziran 2012 Cevap, yeri ve zamanı geldiğinde...
    • 20 Haziran 2012 Dağlıca yine dağladı
    • 17 Haziran 2012 7+5 senaryoları
    • 13 Haziran 2012 Kürtçe derste tarihî adım
    • 8 Haziran 2012 İyimser hava
    • 30 Mayıs 2012 'Hassas ve gerilimli iş'
    • 23 Mayıs 2012 Meclis'te Erdoğan barışı
    • 18 Mayıs 2012 Rota başkanlık sistemi
    • 16 Mayıs 2012 Tutuklu vekillere yasayla tahliye yok
    • 9 Mayıs 2012 28 Şubat'ın dalga boyu

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,334 µs