En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Bu işte bir yanlışlık var



Siz bu işte bir yanlışlık görmüyor musunuz? Kendisini istifaya kadar sürükleyen süreci, Deniz Baykal, gazetelere hep aynı ifadelerle anlatmış: Başta eşi Olcay Hanım olmak üzere, çocukları ve torunlarıyla hafta sonu biraraya gelip ne yapması gerektiğini kendi aralarında istişare etmişler; Baykal, "Ailemin desteği olmasaydı, bu komploya karşı bu kadar dirençli olamazdım" diyor...

"Görüntüleri kaydetmede birlikte olduğu kişinin eşinin parmağı olabilir mi?" kuşkusuna ise, "Bunlar hükümeti sorumluluktan kurtarmak için gösterilen gayretlerdir; hiç ilgisi yok, ben Yavuz'la her gün 2-3 defa konuşuyorum; o da araştırıyor bunun kaynağını, ben de" cevabını veriyor CHP'in istifa eden lideri...

Yerli dizilerin muhayyilesi en geniş senaristi bile geleneksel bir ailenin üyelerine, alay edilmeyi veya kıyasıya eleştirilmeyi göze almadan böyle bir tavrı kolay kolay yakıştıramaz.

İstifasını da açıkladığı ve hükümeti suçladığı basın toplantısının metnini kendisi yazmış Deniz Baykal; önce partisinin ileri gelenlerine metni okumuş, sonra da gazetecilerin karşısına aynı metinle çıkmış... Dün de burada işaret ettim; yanlışı yanlış biçimde savunuyor o metinde Deniz Baykal... Konunun 'polisiye' yönü üzerinde duruyor yalnızca; bütün vurgusu görüntülerin kaydedilmesi ile internet sitesine konulmasına yönelik, onun faturasını da hükümete çıkarıyor...

Görüntünün içeriğiyle ilgili tek bir sözcük bile yok açıklamasında...

Ailesiyle görüşmüş işte, görüntülerdeki ikinci kişinin eşi de yalnızca görüntüleri kimin kayda aldığıyla ilgili ve internet sitesine kimin yolladığının peşindeymiş... Üzerinde durulacak başka bir yön var mı?

Herhalde var.

Eğer konu bu kadar basite indirgenebilecek yüzeysellikte olsaydı istifa etmesi de gerekmezdi CHP liderinin; olayın özü önemsizse kabuğuna verdiği tepki müthiş orantısız sayılır. Birkaç gazetede bildik imzalar "İstifa etmelisin" diye yazdığı için mi partisinin başından ayrılmış oldu Deniz Baykal?

Baykal'ın başına gelen türden ve ancak 'skandal' sözcüğüyle karşılanabilecek 'sürpriz' gelişmeler, konunun içinde yer alanların tek başlarına göğüsleyip geri püskürtebilecekleri türden olaylar değil. 'Travmatik' etkileri olabilecek olaylara 'travma' etkisi altındaki kişinin verdiği tepkiler kendisini zor duruma düşürebilir. Deniz Baykal'ın yaptığı 'savunma' -hem okuduğu metin, hem de sonrasında konuştuğu gazetecilere yaptığı açıklamalar- mantık süzgecinden geçtiğinde su kaldıracak türden değil.

CHP kadrosu ve tabanı bu durumu hazmedecek midir, yoksa olayın bu denli basite alınmasına daha da mı kızacak ve yanlışı yanlışla savunma biçimi yüzünden daha ağır bir tepki mi verecektir?

Politikacılar da insandır ve her insan gibi onlar da yanlış yapabilir; savunurken uygun bir dilin kullanılmasıyla yanlışın etkisi azalabilir, hatta yok da olabilir... Deniz Baykal'ın yapmadığı bu işte.

Belki de toplum işin özüyle ilgilenmeyecek kadar umursamaz hale gelmiştir; belki de CHP tabanı tahmin edemeyeceğimiz kadar gönlü yüce kadınlardan oluşmaktadır ve hiçbiri görüntülerin içeriği ve anlamı üzerinde kafa yormamaktadır...

O zaman ne söyleyebiliriz ki?

Son bir uyarı: Eve kameraların kim(ler) tarafından yerleştirildiği de, kayıtların kim(ler) tarafından internet sitesine verildiği de -istendiği taktirde- fazla zorlanmadan erişilebilecek bilgilerdir. Ya hükümet elindeki devlet imkânlarını gerçeğin ortaya çıkması için kullanır ve bulguları kısa süre içerisinde kamuoyuyla paylaşırsa?


yenişafak



Bu yazı 503 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,775 µs