En Sıcak Konular

Ruşen Çakır


Ruşen Çakır
0 0 0000

Türklerin kaygıları, Kürtlerin haysiyeti



Cumartesi günü Basın Enstitüsü Derneği ile Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Diyarbakır’da “Medya, Empati, Barış” başlıklı bir çalıştay düzenledi. İstanbul ve Ankara’dan, önde gelen medya kuruluşlarından gazeteciler ve onların Güneydoğu’da görev yapan meslektaşlarına ek olarak akademisyenler, bölgeden iş adamları, siyasetçiler ve hatta bürokratların da katıldığı çalıştay, hiç tartışmasız bir şekilde, son derece başarılı geçti.

Normal şartlarda çalıştaya katılanlar öğle yemeklerini yerken Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök’ü dinleyeceklerdi. Fakat Özkök son anda gelmekten vazgeçti ve bunun nedenlerini, katılsaydı neler söyleyeceğini Cumartesi günü köşesinde anlattı. Onun gelmeyeceği anlaşılınca düzenleyiciler, benden söz konusu konuşmayı yapmamı rica ettiler.

İşte o konuşmada, Kürt sorunu söz konusu olduğunda ülkemizde iki farklı kamuoyunun oluştuğunu ve bunların arasındaki makasın giderek açıldığını anlattım ve Habur örneğini verdim: Bölge insanı için bir “kavuşma” yaşanıyordu, bu nedenle gelenleri şenlikle karşıladılar. Ama ülkenin Batısında aynı görüntüler bir meydan okuma, zafer kutlaması vb. olarak algılandı ve öfkeye yol açtı. Ve bu öfke sonucunda hükümet Kürt açılımını durdurmak zorunda kaldı.

Hayati bir formül

Böylesi bir durumda medyaya bu iki farklı kamuoyu arasında bir köprü işlevi görmek ve yaşanan çatışmayı yumuşatıp bir “savaş”a dönüşmesinin engellenmesine katkıda bulunmak gibi zorlu bir görev düşüyor. Peki bu nasıl mümkün olabilir? Bu noktada, birçok konuda olduğu gibi Kürt sorununda da tam bir “akil adam” profili çizen dostum Osman Bostan’dan bir formülü ödünç aldım: “Türklerin kaygıları ile Kürtlerin haysiyeti arasında bir denge kurmak” zorunluluğu.

Kürt sorunuyla ilgili aklınıza gelen her gelişmenin medya tarafından nasıl işlendiğini, bu “kaygılar/haysiyet” ikileminde tahlil ettiğimizde, “Türklerin kaygıları”nın tartışmasız bir biçimde ön planda tutulduğunu, bu uğurda Kürtlerin haysiyetlerinin kolaylıkla göz ardı edilebildiğini görürüz. Kimileri bu durumu esas olarak, hatta kimi durumda sadece devlet üzerinden açıklamaya çalışıyor. Kuşkusuz devletin rolü önemlidir fakat gerek ülkemizdeki medya sahipleri, gerekse de medya çalışanları arasında Kürt kökenlilerin sayısının hayli az olduğunun altını da muhakkak çizmeliyiz. Buna ek olarak, siyasi yelpazede kendilerine uygun gördükleri yer ne olursa olsun, medya çalışanları, yazar, yorumcu ve yöneticilerinin çoğunun “Türklerin kaygıları”nı öne çıkardıkları da açıktır.

Dolayısıyla konuşmamda, medyanın bugünkü yapısıyla Kürt sorununun çözümüne katkıda bulunmasının çok zor olduğunu vurguladım ve “şu an yapabileceğimiz, ancak medyanın bu sorunu daha da derinleştirmemesini sağlamaya çalışmak olabilir” dedim.

Güzel olaylar

Bereket Diyarbakır’da tanık olduğum birçok güzel olay Kürt sorunu konusunda çok fazla kötümser olmamak gerektiğini gösterdi. Örneğin Leyla Zana, kısa bir ara dışında çalıştayı sonuna kadar izledi. Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu ise son bölümüne katıldı. Arada Zana ile samimi bir şekilde sohbet etti. Çalıştayın sonunda Diyarbakırlı gençlerden oluşan bir yaylı çalgılar topluluğu kısa bir klasik müzik dinletisi sundu.

Vali Mutlu biz gazetecileri akşam yemeğinde de yalnız bırakmadı. Masasında Leyla Zana’ya ek olarak Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir de bulunuyordu.

Kürt sorununun bir türlü çözülememesinde mülki amirlerin, halkın seçtiği temsilcileri muhatap almamaları, hatta onları alenen dışlamalarının katkısı büyük olmuştur. Bu tutumda ısrar eden çok sayıda yönetici yine haberlerde karşımıza çıkıyor. Ne mutlu ki Mutlu gibi olumlu örnekler giderek daha fazla öne çıkıyor ve bizleri çözüm konusunda umutlandırıyor.

Leyla Zana, çalıştayın son bölümüne katılan Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu ile sohbet etti. Sohbete Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Faruk Balıkçı da katıldı.

vatan



Bu yazı 341 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 12 Şubat 2012 Türkiye dehşet senaryolarına hazır olmalı
    • 23 Haziran 2011 Herkes elini çabuk tutmalı
    • 13 Haziran 2011 Hoca’nın rüyasını talebesi gerçekleştirdi
    • 8 Mayıs 2011 Beş soruda Hizbullah-PKK gerginliği
    • 27 Nisan 2011 Suriye mi, İsrail mi?
    • 24 Kasım 2010 Öcalan bunu hep yapıyor
    • 20 Ekim 2010 Bir toplum mühendisliği projesi olarak KCK operasyonu
    • 28 Temmuz 2010 Ne açılım, ne referandum yüzünden
    • 23 Haziran 2010 PKK kayıtsız şartsız silah bırakmalı
    • 10 Mayıs 2010 Türklerin kaygıları, Kürtlerin haysiyeti
    • 3 Mayıs 2010 ''PKK ne yapmak istiyor?''
    • 13 Nisan 2010 Ahmet Türk Türkiye’dir
    • 12 Şubat 2010 Devletin zirvesinde koalisyon fikrine hazır mıyız?
    • 5 Şubat 2010 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine erken ve gerekli bir bakış
    • 28 Ocak 2010 Alevi açılımında son dönemeç
    • 19 Ocak 2010 Adalet istiyoruz
    • 12 Ocak 2010 PKK nasıl silahsızlandırılacak?
    • 17 Aralık 2009 Gül nasıl devreye girebilir?
    • 4 Aralık 2009 Açılım gemisi İmralı açıklarında batmak üzere
    • 19 Kasım 2009 Dersim yanlışları

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,762 µs