En Sıcak Konular

Ali Bayramoğlu


Ali Bayramoğlu
0 0 0000

Paşalar ile PKK'lılar aynı cephede...



Önce BDP Genel Başkanı Demirtaş mırıldanmıştı: "...Liberalleri anlayabilirim, belki çaresizlikten kaynaklı AKP'ye bu kadar yakın durabilirler, ama biz çaresiz değiliz (...) Keşke onlara yakın duracaklarına bize yakın dursalar da bize güç verseler, biz de AKP'yi biraz daha sürükleyebilsek, biraz daha itebilsek, biraz daha değiştirebilsek."

Bu sözlere bakıp geçmiştik...

Demirtaş'ın Türkiye'deki demokratların ve liberallerin çok uzun zamandır, kullanılırcasına, Kürt politikasına destek verdiğini, Kürt meselesini asli mesele olarak görüp mücadele ettiklerini bilmeyen kalmış olabilir mi?

Ve biraz da acı tebessüm yerleşmişti yüzlerimize...

Demirtaş, ulusalcı tayfanın kullandığı dili kullanıyor, kendisini desteklemeyenleri başka bir partinin yardakçısı olarak yaftalıyordu.

Bu ülkede bir gün bir tarafı, ertesi gün diğer tarafı kızdıran, liberaller ve demokratların bir derdi, şartı var: İlkeler, ilkelerden taviz vermemek, stratejik ve faydacı tutumlara mesafeli durmak, şüpheci bakmak...

Bu onların faydacı arayışlar tarafından lojistik destek haline gelmelerini engelleyen tek araçtır...

İlke ve fayda...

Demokratları ne kadar birinci tanımlıyorsa, Kürt politikasını da git gide ikincisi tanımlıyor...

İki gün önce Kürt politikasına şu teşhisi koymuştuk:

"Ülke için demokratik sınırları genişletecek politika yapmak yerine, demokrasi üzerinden kendi yaşam alanını genişletecek siyaset yapmak, bir tür cemaatçilik...

Silahların patlamasıyla, mecliste izlenen redci tavrın "kombinasyonu"nu başka nasıl açıklayabilirsiniz?

Demirtaş gibiler ucuz bir dille liberal ve demokratları bu kombinasyonu desteklemeye davet ediyor.

Sadece Demirtaş gibilerin değil, tüm Kürt politikasının açık tavrı bu.

Cengiz Çandar dün, PKK'lı Cemil Bayık'ın bir yazısına işaret ederek şöyle diyordu:

"Cemil Bayık, önceki gün, 'liberal çevrelerin AKP'ye alet olduğunu' öne sürdü... Ne demokratlarmış, ne liberallermiş ama; İlker Başbuğ'dan, Cemil Bayık'a, CHP'den MHP'ye, merkez medyanın merkezinden Ak Parti'nin bazen genel başkanına karşı herkesi kendileriyle uğraştırmayı başarabiliyorlar..."

Vurgusu yeteri kadar açık Çandar'ın...

Onun referans verdiği yazardan, Cemil Bayık'ın yazısından bir alıntı da biz yapalım

"Neredeyse bütün liberal çevreler, demokratik hatta sosyalist çevreler (...) AKP'yi, CHP'ye ve MHP'ye karşı destekleyebiliyor veya kuyruğuna takılabiliyor. Buradaki AKP oyunu, siyasi İslamcı çevrelerin oyunlarını göremiyorlar.

Ortada toplumu düşünme, Türkiye'yi düşünme yoktur. Türkiye'deki halkları düşünme yoktur. Onların geleceğini yaratma yoktur. Tamamen siyasi İslamcı çevreler siyasi ve ekonomik rantlar ele geçirmiş bunu korumaya, iktidarı korumaya çalışıyor...

Kim ki, buna gelmiyorsa 'değişimden yana değiller, demokrasiden yana değiller, açılımdan yana değiller, özgürlüklerden yana değiller' diyorlar.

Tersinden eski statükodan, Ergenekon'dan yana oldukları şeklinde hemen onları da statükocu ve Ergenekoncu göstererek bu çevreleri etkisizleştirmeye çalışıyorlar. Önlerindeki engelleri bu temelde kaldırmaya çalışıyorlar ve böylelikle hedeflerini gerçekleştirmek istiyorlar..."

Ne dersiniz?

Malum paşalar ile malum PKK'lılar nasıl da aynı çizgide birleşiyor...

Kürt politikasının bundan sonra liberal ve demokratları ne kadar ciddiye alacaklarını bilemem...

Ama liberal ve demokratların Kürt politikasını artık pek ciddiye almayacağı açık...


yenişafak

 

 



Bu yazı 378 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Eylül 2012 Sorgulama vakti...
    • 28 Ağustos 2012 Kürt sorununda yeni safha...
    • 25 Ağustos 2012 Kürtlerin şiddeti...
    • 30 Haziran 2012 Anter'in katili yaşlanmış mı?
    • 12 Mayıs 2012 Solun şiddetle hesaplaşması
    • 3 Mayıs 2012 Yeni Türkiye'nin doğum belgesi...
    • 21 Şubat 2012 Dink davası ''sil baştan''...
    • 18 Ocak 2012 İkinci cinayet zamanı
    • 17 Ocak 2012 Hrant'a sözüm var...
    • 21 Aralık 2011 Soykırım ve yasa
    • 3 Aralık 2011 Dönme dolap...
    • 30 Eylül 2011 Yazıcıoğlu ve jandarma...
    • 8 Eylül 2011 Aydının şiddetle sınavı...
    • 1 Ağustos 2011 İstifaların anlamı ve yarını: Pek iyi...
    • 28 Temmuz 2011 Parlamentoda bir terörist...
    • 5 Temmuz 2011 Futbolda temizlik, ülkede temizliktir
    • 10 Haziran 2011 Yeni CHP ha! Hadi oradan...
    • 24 Mayıs 2011 MHP'de yaşananlar ve perde arkası
    • 19 Mayıs 2011 Askere ''leş'' toplatmayan generaller iş başında
    • 19 Nisan 2011 Militarist-ulusalcı batak...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,792 µs