En Sıcak Konular

Ergun Babahan


Ergun Babahan
0 0 0000

PKK niye gençleri öldürmekte ısrarlı!



Tunceli’nin Nazimiye ilçesi Sarıyayla Jandarma karakolu 50 kişilik bir militan grup tarafından basıldı.

Saldırıda 4 asker şehit düştü, 2’si ağır 7 askerin de yaralandığı açıklandı.

Genelkurmay’ın açıklamasında grubun da çok sayıda kayıp verdiği vurgulandı.

Yani hayatının baharındaki gençler kurşunlarla delik deşik edilerek öldürüldü.

Kürtler daha özgür, bölge halkı daha mutlu değil.

Evet Kürt açılımı sorunlu.

AK Parti bu konuda yeterince cesur değil.

Ancak toplumun geri kalanının duruşu da farklı değil.

Bu konuda şoven dil ve tavır öne çıkıyor ve aklı geri plana itiyor.

PKK’nın dağ kadrosu, gerek militanlarını kaybetmemek, gerek işbirliği yaptıkları güç odaklarını memnun etmek için gençleri ölüme sürüyor.

Bu ölümler Türkiye’de yürekleri elbette yakıyor, öfke yaratıyor.

Ancak PKK’nın ilk zamanlarındaki eylemlerinin şok etkisini yaratmıyor.

Şehit haberleri, trafik kazası gibi algılanıyor.

Üstelik ülkenin daha demokratik bir yapıya kavuşması çabalarının arttığı bir dönemde bu ölüm haberleri, ister demokratik ister Kürt açılımı deyin, bu sorunun da çözüm umudunu azaltıyor.

Eğer bu kan, Abdullah Öcalan’a önce daha iyi cezaevi koşulları, daha sonra da bir af sağlanması amacıyla dökülüyorsa, bu amaca hiç hizmet etmediği de görülmelidir.

Çünkü bu ölümler, Türkiye’nin batısında varolan Öcalan nefretini hep gündemde tutuyor ve koşullarının düzeltilmesi yolunda yükselebilecek taleplerin önünü kesiyor.

Türkiye’de Kürtler’in haklı taleplerini savunmak sadece AK Parti’ye terk edilemez.

Toplumun demokrat kesimleri de bu konuda öne çıkmalı.

Ama bunun için bu kanın durması şart.

Bu ölümler barışın, demokratikleşmenin önüne yeni engeller çıkarıp Kürtlerin yaşam koşullarının daha da iyileştirilmesini zora sokuyor.

Evet Türkiye henüz mükemmel bir demokrasi değil.

Ama bu gerçek etnik kökene bakılmaksızın, tüm yurttaşlar için geçerli.

Vesayet sisteminin sonu daha köklü açılımlar için tarihi bir adım olacaktır.

Barışa ve demokrasiye bir şans vermek gerekir.

Bu genç ölümleri dursun artık.

Kürtler de isteklerini hangi yoldan elde etme mücadelesi vereceklerine karar versinler.

Gözlerindeki Sır

Uzun zamandır bu kadar güzel bir film izlememiştim desem yeridir.

Yabancı Film Oscar’ı ile başarısını taçlandıran bir Arjantin filmi Gözlerindeki Sır veya El Secreto De Sus Ojos.

Juan Jose Campenalla’nın yönettiği film, mesleğinden emekli olan sorgu müfettişi Esposito’nun 25 yıl önce işlenen bir tecavüz-cinayet olayının romanını yazma çabasını anlatıyor.

Bu esnada aşkın ve tutkunun gücünü insanın nefesini kesecek bir güzellikte anlatıyor.

Bir kocanın öldürülmüş karısına olan aşkı ve katilini cezalandırma tutkusu...

Aynı şekilde Esposito’nun hem cinayet zanlısını yakalayıp cezalandırma, hem de yanında çalıştığı hakim İrene olan aşkı ve tutkusu.

Tutkuların bizi nasıl yönlendirdiğini açık bir şekilde bu filmde görüyorsunuz.

Elbette, Arjantin 1970’li yıllarda askeri bir diktatörlüğe giderken derin devletin en acımasız katillerle nasıl kendi amacı için işbirliği yaptığını bir alt motif olarak görüyorsunuz.

Bu filmi görün Türkiye’de olup bitenleri daha iyi anlarsınız aynı zamanda.

star



Bu yazı 234 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Mayıs 2012 Adalet talebinden tahrik olan bir ordu! Astsubaylar direnin
    • 4 Nisan 2012 Benim darbecim insanlık suçu işlemez
    • 24 Mart 2012 Ergenekon ve psikolojik savaş
    • 14 Mart 2012 Kürt meselesinde tarihi uyarı
    • 7 Mart 2012 Türkiye, AB için neden önemli!
    • 4 Mart 2012 Medya nasıl kurtulur?
    • 3 Mart 2012 Medya eliyle hükümet devirmek de darbedir!
    • 19 Şubat 2012 Sayın Başbakan 3’üncü dönemler hep zor geçer!
    • 15 Şubat 2012 Washington’ın Türkiye’ye bakışı
    • 14 Şubat 2012 Gazetecinin suç işleme özgürlüğü
    • 7 Şubat 2012 Tencere dibin kara
    • 5 Şubat 2012 Sadece ordu yetmez devleti sıfırdan kurmalı
    • 22 Ocak 2012 Barlas, Özkök’ü neden uyarmıştı!
    • 3 Ocak 2012 Bu facia AK Parti için çok ciddi alarm
    • 13 Aralık 2011 Siyaset ve sadakat
    • 11 Aralık 2011 Bu iddianamede ciddi şike var!
    • 6 Aralık 2011 İşte kahramanınız Kozinoğlu!
    • 22 Kasım 2011 CHP, Dersim ve Ermeni kırımı!
    • 19 Kasım 2011 Atatürk milliyetçiliği ‘Ne Mutlu Türküm’ demektir
    • 15 Kasım 2011 Ulusalcılara bir iyi bir de kötü haber

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,995 µs