En Sıcak Konular

Bülent Korucu


Bülent Korucu
0 0 0000

28 Nisan'ı doğru okumak



Bugün 27 Nisan muhtıra girişiminin yıldönümü. 28 Şubat post-modern askerî müdahalesini takiben e-muhtıra denemesi yapılması şaşırtıcı değildi.

90'lı yılların en gözde esprisi çok kanallı televizyon düzeninde darbe yapmanın zorluğu üzerineydi. Eskiden radyoyu ele geçirip bildiriyi okuyan darbeyi yapmış oluyordu. Mesela Albay Talat Aydemir'in teşebbüsünün bastırılmasında Yarbay Ali Elverdi'nin radyoyu hükümet güçleri adına geri almasının önemli payı vardı. Artık internet zamanındayız ve 'radyo kimdeyse kral odur' dönemi kapandı. Darbeye eğilimli komutanların muhteva konusunda gelişme göstermemelerinin yanında şekil açısından ilerleme çabası içinde olduklarını söyleyebiliriz! Bundan sonraki muhtırayı 'facebook' veya 'twitter'den bekleyebiliriz! Ya da cep telefonlarımıza kısa mesaj olarak gelebilir.

İşin esprisi bir yana, ihtilal yapmak eskiye nazaran daha zor diyebiliriz. Bu zorluk teknolojiden kaynaklanmıyor. Sivil bilinç darbecileri zorluyor. 27 Nisan e-muhtırasının aldığı tepkinin caydırıcı etkisi muhakkak. Hükümetin bir gün sonra aynı tonda bir açıklamayla verdiği cevap kayıtlara geçirilmeli. Kamuoyunun tepkisi ve seçmenin 22 Temmuz'da verdiği mesaj siyasi iradenin sahipsiz olmadığını gösterdi.

27 Nisan bildirisini analiz ederek konuyu biraz daha açalım. Dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın televizyonlardaki Kutlu Doğum haberlerinden etkilenerek yazdığı metin galiz hatalarla dolu. Türkçe ve dil bilgisi açısından dökülmesini söylemiyorum. Metin, siyaset sosyolojisi açısından büyük gaflar içeriyordu. Ağırlıklı bölümün Kutlu Doğum etkinlikleri ve katılan çocuklara ayrılması dikkat çekiyor. Türkiye'de dindarlık seviyesi ne olursa olsun insanların Hz. Peygamber (sas)'e saygısı vardır. Söz konusu metin bu anlamda sorunluydu. Dualar ve Kur'an'la açılmış bir Meclis'in yıldönümünde 23 Nisan'da Ankara'da Kur'an-ı Kerim okunmasını irticai eylem olarak göstermek toplumu bilmemektir. Mesela şu cümleler vardı: "Ayrıca, Ankara'nın Altındağ ilçesinde "Kutlu Doğum Şöleni" için ilçede bulunan tüm okul müdürlerine katılım emri verildiği, Denizli'de İl Müftülüğü ile bir siyasî partinin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte ilköğretim okulu öğrencilerinin başları kapalı olarak ilahiler söylediği, Denizli'nin Tavas ilçesine bağlı Nikfer beldesinde dört cami bulunmasına rağmen, Atatürk İlköğretim Okulu'nda kadınlara yönelik vaaz ve dinî söyleşi yapıldığı yolunda haberler de kaygıyla izlenmiştir."

Bildirideki diğer talihsizlik, cumhurbaşkanlığı seçimine alenen müdahale girişimiydi. Büyükanıt, "Ben muhtıra vermedim ve cumhurbaşkanlığı seçimine müdahale etmedim." dese de şu cümleleri izah edemiyor: "Son günlerde, cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir."

28 Nisan, darbeye karşı kurumsal dik duruşun adı olarak kayda değer. Daha önceki kişisel tepkilerin ötesinde hükümet olarak askere hiyerarşi içindeki yeri hatırlatılmıştı. Ancak iki şeyi göz ardı etmemekte fayda var. Birincisi; bize has sebeplerden dolayı normali ve hukuka uygun olanı yapmak kahramanlık biçiminde algılanmaktadır. Darbeye direnen değil, teslim olanın garip karşılandığı bir ülke olduğumuzda normalleşmişiz diyebileceğiz. İkincisi; rehavete kapılmamalıyız. Islak imzalı komplo belgesi ve benzeri girişimler, asker içindeki bir grubun hâlâ aynı özlemle yaşadığını gösteriyor. 28 Nisan'ı cesaret verici bir milat kabul etmek ama müteyakkız duruşu bozmamak gerekiyor. İnanmayan Dursun Çiçek imzalı belgeyi okusun.
 
zaman



Bu yazı 326 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Eylül 2012 Emri verenle alan bir olur mu?
    • 11 Eylül 2012 Siyasette sonuçsuz arayışlar
    • 4 Eylül 2012 PKK'yı kim cesaretlendiriyor?
    • 3 Ağustos 2012 Özkök Paşa'nın tarihî tanıklığı
    • 31 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu, koltuğunu sağlamlaştırdı
    • 27 Temmuz 2012 Anketler ne diyor?
    • 6 Temmuz 2012 Ahmet Şık, Ahmet Şık'ı yalanlıyor
    • 26 Haziran 2012 Karayılan söyledikleri mi kaçırdıkları mı?
    • 15 Haziran 2012 Özal'ın ölümü aydınlanacak mı?
    • 22 Mayıs 2012 Anayasanın dili
    • 11 Mayıs 2012 Başkanlık Türkiye'de uygulanabilir mi?
    • 8 Mayıs 2012 CHP'de yerel seçim mücadelesi
    • 4 Mayıs 2012 AİHM, mahkemeyi ibra etti
    • 17 Nisan 2012 Balyoz'da acı fren!
    • 27 Mart 2012 Balyoz'a ABD'den destek gelmiş!
    • 16 Şubat 2012 MİT tartışmasındaki toz bulutu
    • 8 Şubat 2012 Dindarların talebi özgürlük
    • 3 Şubat 2012 CHP'liler dama oynuyor
    • 31 Ocak 2012 CHP'de anomali doğumun yan etkileri
    • 20 Ocak 2012 Mahkeme aslında 'örgüt var' diyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,722 µs