En Sıcak Konular

A. Edip Kayılı



A. Edip Kayılı
0 0 0000

Hikmeti aramak



Hikmeti, doğru bilgiyi bazen ummadığınız yerden alırsınız.

Birden karşınıza çıkar…

Şiir de söz de öyledir.

Ansızın kapınızı çalan dost gibi, karşınıza çıkıverir.

İki hafta kadar önce, hafta sonu Safranbolu’daydım. Safranbolu çarşısında dolaşırken, kapı tokmakları yapan bir demircinin dükkânı dikkatimi çekti.

Benim dikkatimi çeken, orada yapılan tokmaklar ve diğer aletler değil. Başka bir şeydi.

Dükkânın kapısının üstündeki yazı…

Uzaktan gördüm, okuyamadım. Yakınlaştığımda orada bir beytin yazılı olduğunu gördüm.

Hemen defterime kaydettim. Şöyle diyordu ismini bilmediğimiz bilge:

“Demir tava geldi kömür bitti

Akıl başa geldi ömür bitti”

Şairi kimdir?

Neden bu beyti söylemiştir?

Bilemem; ama hikmet bu olsa gerek… Demir tava geldi, kömür de bitti. Artık ne kadar uğraşırsan uğraş, demire istediğin şekli veremezsin. Üstelik saatlerce emek sarfettin; o da boşa gitti.

Akıl başa geldi... Geldi, ama ömür de bitti. Hani o gençlik günleri. Hani o sağlık ve sıhhat dolu günler. Zaman ırmağı akıp gitti; belki tecrübeler kazandık ve akıllandık. Lakin o tecrübe, o akıl, bize kaybolan zamanları geri getiremiyor.

Adı v eşanıyla meçhul bir şair, orada bize eriştiği bilgeliği minnetsizce sunuyor. Acaba hangi tecrübeyle bu beyti söyledi? Kimbilir... Meçhul, meçhul; ama çarşının ortasında gezinirken bize ders verdi ve bizi hikmetle buluşturdu.

Ne yapalım? Dersimizi çıkaralım da aziz dostlar, zamanın kıymetini bilelim.



Bu yazı 1,772 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 4 Kasım 2011 Kurban yakınlaşmadır
    • 30 Ekim 2011 İyi ve güzel olanı görmek
    • 27 Ekim 2011 Sabır...Yine sabır
    • 28 Haziran 2011 Yükseliş Günü
    • 9 Mart 2011 Kar yağıyor sokaklarına şehrin
    • 21 Şubat 2011 Şehrin delisi
    • 29 Eylül 2010 Yeni müftümüz Prof. Dr. Işıklı
    • 4 Eylül 2010 Kadir kadrinizi yüceltsin
    • 26 Mayıs 2010 Kerbela’nın İzinde
    • 26 Nisan 2010 Hikmeti aramak
    • 11 Ocak 2010 Arşivlerimiz ve kaybolan heyecan
    • 17 Aralık 2009 Kuyular kazmak ve sevgiliyi anmak
    • 23 Kasım 2009 Kaybolan safiyet
    • 16 Ekim 2009 Sessiz gemi ve üç güzel yolcu
    • 26 Eylül 2009 İçimizdeki şiddet
    • 18 Eylül 2009 Güle güle Ramazan
    • 14 Eylül 2009 Sel felaketi ve kaybolan insanlık
    • 8 Eylül 2009 İsyancı ruhlara ihtiyaç var
    • 2 Eylül 2009 Neden kendimiz olamıyoruz?
    • 27 Ağustos 2009 Jose Mourinho müftü mü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,839 µs