En Sıcak Konular

Hasan Celal Güzel


Hasan Celal Güzel
0 0 0000

Kıbrıs'ta beklenen sonuç



Kısa bir müddet önce bir konferans için gittiğim Kıbrıs’ta, hemen herkes UBP lideri ve Başbakan Derviş Eroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı seçimini açık arayla birinci turda kazanacağını söylüyordu.
Başbakan Eroğlu, Kıbrıs’ta Denktaş’tan sonra en tecrübeli siyaset adamı olarak temayüz etmiştir. Uzun yıllar Denktaş ile çalışmış ve KKTC’nin en büyük siyasî partisi olan UBP’nin genel başkanlığını yapmıştır. Yakından tanıdığımız Eroğlu, mütevazı ve sempatik hâlleriyle sevilen bir halk adamıdır. Diğer taraftan, Kıbrıs’ın büyük çoğunluğu, onun haklı dâvasında kolay tâviz vermeyecek bir yapıya sahip olduğunu bilmektedir. Bu bakımdan Eroğlu,
Denktaş’ın rahle-i tedrisinden geçmiştir.
***
Mehmet Ali Talât ise beklenenin üstünde oy toplamıştır. Bunda, yürüttüğü etkili seçim propagandasının da rolü vardır. Talât’ın, el altından Türkiye tarafından desteklendiği iddiasının doğru olmadığını düşünüyoruz. Bu konuda AK Parti iktidarı tarafsız kalmıştır. Talât’ın kampanyasını yürütenlerin arasında Türkiye’den gelen bazı uzmanların bulunması, onun desteklendiği şeklinde yorumlanamaz.
Talât’ın Cumhurbaşkanlığı, ‘Taç giyen baş akıllanır’ sözüne haklılık kazandıracak olaylarla dolu olarak geçmiştir. Talât ve CTP, önceki solcu ve Kıbrıs dâvasının uzağındaki politikasını değiştirmiş; Talât, Kıbrıs’ta eşit hakları olan iki toplumu ve ‘tek egemenlik’ tezini bir hayli başarılı denilebilecek bir şekilde savunabilmiştir.
2004 yılında yapılan Annan Plânı oylamasında, Türk tarafının yüzde 65’lik oranla ‘evet’ demesinin ardında da Talât’ın gayretleri vardır. Bu referandumun sonuçları, Kıbrıs’ta Türk tezine haklılık kazandırmış ve müzakere masasında hem Türkiye’nin hem de KKTC’nin elini güçlendirmiştir.
Lâkin, Talât-Hristofyas görüşmelerinde henüz istenilen kıvama ulaşılamadığı da bir gerçektir.
***
2004 Referandumu neticesinde Kıbrıs Türk halkına verilen sözler tutulmamış; BM, ABD ve AB, tamamen ters bir tutumla, Annan Plânı’na yüzde 65 oranında kabul oyu veren Türk kesimi ne sırtını dönerek, yüzde 76 oran ında ret oyu veren Rum kesimini desteklemeye devam etmiştir. Diğer taraftan, Türkiye de Kıbrıs bahane edilerek AB müzakerelerinde engellenmiştir.
Son Cumhurbaşkanlığı seçiminde, Eroğlu’nun ilk turda kolayca Cumhurbaşkanı seçilmesinin arkasında bu gerçekler yatmaktadır.
Eroğlu, yaptığı ilk konuşmada, 1974’ün gerisine gidemeyeceklerini, Türkiye ile uyum içinde olacaklarını ve Kıbrıs’ın bir ‘millî dâva’ olduğunu vurgulamıştır. Eroğlu’nun, Talât’ın ‘tek egemenlik’ görüşüne karşı, siyasî eşitliğe dayanan 2 bölgeli, 2 toplumlu ve ‘iki devletli’ çözümden yana olduğu görülmektedir.
***
Derviş Eroğlu’nun KKTC Cumhurbaşkanlığına seçilmesi, Kıbrıs konusunda ipe un seren BM, ABD ve özellikle AB çevreleri bakımından isabetli bir cevap teşkil etmiştir.
Eroğlu, söz verdiği gibi Rum lider Hristofyas ile müzakerelere devam edecektir. Ancak, Rum Yönetimi ve ardındaki güçler, artık Kıbrıs Türk halkı üzerinde daha fazla baskı yapılmasının mümkün olmadığını da anlamış olmalıdırlar.
Esasen, Kıbrıs konusunda verilen sözlerin tutulmayışı, Türkiye’nin ve Başbakan Erdoğan’ın da sabrını taşırmak üzeredir. Eğer bu olumsuz
süreç devam ederse, önce ‘iki devletli’ bir çözüm üzerinde son müzakereler sürdürülecek, daha sonra Kıbrıs’ta birbirinden bağımsız iki ayrı devletin mevcudiyeti gerçeği, Türkiye tarafından dünyaya kabul ettirilecektir.
Eroğlu’nun seçilmesi bu süreci hızlandıracaktır. Kıbrıs Rum kesiminin, BM’nin, ABD ve AB’nin bu gerçekleri görerek gereğini yapmalarını bekliyoruz.

radikal



Bu yazı 365 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Mayıs 2012 27 Mayıs'ın hesabı sorulmalıdır
    • 5 Mayıs 2012 Darbeciler! Ordu artık hizmetinizde değil...
    • 29 Ekim 2011 Dikkat! PKK'nın tuzağına düşmeyelim
    • 3 Aralık 2010 Hedefteki ülke: Türkiye
    • 26 Ağustos 2010 Kardeş Pakistan'ın yardımına koşmalıyız
    • 27 Haziran 2010 Oyunun hedefinde iktidar ve Başbakan var (2)
    • 17 Haziran 2010 Terör ve politika
    • 27 Mayıs 2010 50 yıllık utanç: 27 Mayıs
    • 13 Mayıs 2010 Rusya ile tarihî anlaşma
    • 6 Mayıs 2010 CHP-MHP-BDP koalisyonu
    • 20 Nisan 2010 Kıbrıs'ta beklenen sonuç
    • 16 Nisan 2010 'Nerede muhabbet, orada Muhammed'
    • 11 Nisan 2010 CHP ve MHP'ye son Anayasa çağrısı
    • 8 Nisan 2010 Baykal'ın uzlaşma teklifi üzerine
    • 25 Mart 2010 Anayasa reformuna neden karşı çıkıyorlar? (1)
    • 12 Mart 2010 12 Mart Muhtırası
    • 4 Mart 2010 Ermeni iftiraları konusunda bayatlamış Amerikan politikası
    • 21 Şubat 2010 AK Parti'yi kapatma hazırlıkları
    • 31 Ocak 2010 Fişleme üzerine...
    • 21 Ocak 2010 Bu iddialar cevapsız bırakılamaz

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,119 µs