En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

Kurtulmuş dinamiği



Numan Kurtulmuş...Saadet Partisi'nin (SP) Genel Başkanı.

Fark edilirliği günden güne artan, liderliği gönüllere nüfuz eden bir yeni siyasetçi profili.

Saadet onunla kendi içinde yenileniyor.

Şu ana kadar çok farklı platformlarda (aynı fikir dünyasında buluşmadıkları dahil) toplum önüne çıktı, hemen her platformda, kendi çizgini özgüvenle savundu.

Zihninde, siyaset formatını önemli ölçüde belirlediği, düşüncelerini sistematize ettiği muhakkak.

Ahmet Davutoğlu ile benzer yanları çok.

Bu niteliği önemsiyorum.

Düşünce sistematizasyonu, güncelleşme esnekliğinden kopmadığı takdirde, önceden tahlil edilmiş, süzülmüş, artısı eksisi değerlendirilmiş olmanın avantajıyla, insana, çok sağlam perspektifler kazandıran bir özelliktir.

Ahmet Davutoğlu, "Türkiye'nin Stratejik Derinliği" kitabında yaptığı tahlilleri ve öngördüklerini, reel siyasette sınarken, belki kimi zaman rötuşlar yapma gereği duyuyordur ama çoğu zaman da gelişmeleri çok önceden okuyabiliyor olmanın avantajına sahip oluyordur.

Numan Kurtulmuş konuşurken onda, Türkiye ve dünya üzerine kafa patlatmış bir insanın performansını izliyorsunuz.

Numan Kurtulmuş, Saadet'e Genel Başkan olduğunda, başlangıçta "Acaba Saadet'te gölgede kalır mı?" gibi bir soruyu akla getirdi.

Siyaset sabır işi, bu muhakkak. Sabırla koruk helva olur denir.

Kurtulmuş'un Saadet'teki belirleyiciliğinin arttığını gözlüyorum.

Saadet'in "Akil adamları"nın da, gelişmeleri memnuniyetle karşılayacağını sanırım.

AK Parti, o bünyeden çıktı, şimdi reel politiğin gerekleriyle Türkiye'ye pozitif şeyler katmaya çalışıyor.

Saadet camiası, şu anda reel politikle yüz yüze gelmediği için AK Parti'ye eleştirel bakabilir.

Saadet adına, "firesiz doğrular"ın seslendirilmesi de, Türkiye açısından önemli.

Ben şahsen, o açıdan Saadet'in reel politiğe prim vermemesini de, firesiz doğruları seslendirmesini de gerekli bulurum.

Buna karşılık, Numan Kurtulmuş'un, diyelim şu anayasa meselesinde, bir yandan, "Başka taleplerimiz de var, bunlar yeterli değil" derken, bir yandan da halk oylamasında destek vereceklerini açıklaması, kategorik retlerden farklı bir duruşu yansıtıyor.

Bu, Saadet camiasından AK Parti'ye karşı zaman zaman gelen, hatta dini terminolojiyi de içine alan ağır eleştiriler (suçlama mı denmeli yoksa) çizgisinden farklı bir şey.

Tayyip Erdoğan'la Numan Kurtulmuş yan yana durduğunda, bir kopuşun değil, yakınlığın resmi gözleniyor.

CHP lideri, AK Parti'yi topa tutarken Saadet'i, gelecekte muhtemel ortak olarak görebileceğini söyledi. Kurtulmuş, tabii olarak buna teşekkür etti ama sanırım, yol arkadaşlığı noktasında kendisini Baykal'la el ele tutuşmuş düşünmeyecektir. 28 Şubat günlerinde, sistem Refah'ın boynuna ipi geçirirken, orada CHP lideri, ipin sahiplerini "sivil toplum hareketinin icracısı" gibi değerlendirmekten geri kalmamıştı.

Siyaset, biraz da hafıza demektir.

Doğrusu benim en çok merak ettiğim şey, AK Parti liderliğinin Numan Kurtulmuş'la yürümekte olan Saadet hakkında ne düşündüğüdür.

Ben hep demişimdir, Refah-Fazilet-Saadet, her zaman parlamentoda varlığı gerekli olan bir çizgidir.

Şu anda, parlamento dışında iken bile, yaptığı değerlendirmelerle, Türkiye siyasetini besleyen bir siyasi çizginin, parlamento zeminindeki katkılarının çok daha hayati değer taşıyacağı kuşkusuzdur.

AK Parti, Saadet'in parlamentoya girme ihtimalini kendisi için risk olarak mı görüyor yoksa Türkiye'ye bir katkı olarak mı?

Yüksek baraj yüzünden Saadet giremedi Meclis'e, Büyük Birlik giremedi...

DTP-BDP, bağımsız aday harekatı ile girmeyi başardı.

Şu anda AK Parti, "Baraj düşürülsün" taleplerini, kesin retle değil, "Bu iş anayasa işi değil" diyerek savuşturmaya çalışıyor.

Ben derim ki, AK Parti seçim barajı konusunda bir taahhüt altına girsin kamuoyu önünde.

İstikrarı, parçalı Meclis'te yakalama deneyini yaşasın Türkiye ve bunda AK Parti öncülük etsin.

Parlamentoda Saadet de, Büyük Birlik de, başka toplum kesimlerinin siyasi oluşumları da pozitif katkılar sağlayacaktır.

Anayasa ile ilgili tartışmalara baktığımızda, evet CHP gerilimi var ama çok farklı eğilimlere sahip geniş toplum kesimlerinde ümit verici buluşmalar da var.

Tayyip Erdoğan, Numan Kurtulmuş'u AK Parti'ye davet etmişti. Demek ki onun, AK Parti'ye uzak olmadığını düşündü. Numan Kurtulmuş da, Saadet'te kaldı, demek ki farklı bir ses bulunması zaruretini hissetti. Bunlar her halükarda iyi şeyler. Yakınlık hissetmek de, farklılık serdetmek de...

Ben Numan Kurtulmuş'un, ülkemiz ve coğrafyamız için önemli bir misyon ifa edeceğini ümit ediyorum.

bugün



Bu yazı 306 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,360 µs