En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Aydın Doğan neyin faturasını ödüyor?



Aydın Doğan ülkemizin en büyük medya grubunun patronu. Gazetelerinden birinin kuruluş yıldönümü için hazırlanan belgesel "Doğan Grubu bir imparatorluktur" diye biterken, yönetmen, imparatoru son kadraja alıyordu: Aydın Doğan... POAŞ ile farklı ufuklara yelken açan Aydın Bey, bütün önemli alanlarda iddiasını sürdürüyordu. Dört kızını dört medya şirketin başına geçirmiş, kendisi hepsinin üstünde grubu daha da büyütmeye hazırlanıyordu.

Beklendiği gibi olmadı. Bazı gazetelerinden ismi silindi; aile fertlerinin belli bir süre içerisinde daha geri planlara çekilecekleri resmen açıklandı.

Ciddi bir başarısızlık söz konusu... Ülkemizin en büyük medya grubu neden yerinde sayıyor; neden bir-iki gazete ve kanalı tutup diğerlerini elden çıkarmayı düşünüyor? Acaba bu başarısızlığın sebebi ne, ya da kim?

Dışarıyı suçlamak milli bir spor bizde... Grubun 'amiral gemisi' olmakla övünen gazetesinde dün çıkan bir yazıya göre, sebep Ak Parti iktidarı... Maliye'nin kestiği vergi cezaları yüzünden grubun zora düştüğünü ima ediyor yazar; o cezaların iktidar partisinin baskılarının sonucu olduğuna inanmamızı istiyor...

Tabii, bu arada tabloyu farklı biçimde yorumladığım için ben de azarlanıyorum. Ak Parti iktidar olduktan sonra meydana gelen bütün gelişmelerde hep yanlış davaları savunmuştu ya Ertuğrul Özkök, bugünkü tablonun sebebini ona bağlamam 'siyaseten ayıp' sayılıyor.

Patronlarını bu akıllarla şimdiki durumuna getirdiler; aynı akıllarla nereye kadar gideceğini hep birlikte göreceğiz...

Maliye'nin verdiği cezalar yargı konusu; yanlış ve haksız ise ilgili mahkeme gereğini yapacaktır. Nitekim önemli bir dava grubun lehine sonuçlandı; diğer davalar da pekâlâ mahkemeden dönebilir. Cezaların mahkemelerden dönmesi grubun bugünkü durumunu değiştirir mi acaba? Ceza-öncesi durumu grubun, çok mu iç açıcıydı?

Grubun yaşadığı sıkıntıların sebebi, iktidardan baskı görmesi değil, siyasi gelişmelere doğru teşhis koyamamasıdır. Eskiden başka siyasilerle alıştıkları türden bir ilişki tarzını bu iktidarla da kurabileceklerini sandılar: İstediğini alıncaya kadar keskin muhalefet... "Sana günyüzü göstermem ha!" mesajıyla yanına çekme... Bu yolla yakalanan 'al-gülüm ver-gülüm' dönemlerini grubun ekonomik çıkarları için kullanma...

"Merak etme patron, bunları da hizaya getiririz; gelmezlerse göndeririz" diyen olduysa Aydın Doğan'a, bugünkü tablonun sorumlusu odur.

3 Kasım 2002 seçiminden de 22 Temmuz 2007 seçiminden de Ak Parti'yi dışarıda bırakacak bir koalisyon çıkmasını bekledi grup; bugün de patrona "İlk seçimde gidecekler" denildiğini işitiyoruz. Bu görüşleri savunan akıldâneler, "Sıkı muhalefete devam edersek, göreceksin, kapına kadar gelecekler" aldatmacasını da dayattılar. Ak Parti'nin kapatılması için 'kes-yapıştır' malzemesi böyle verildi; 'e-muhtıra' bu sebeple desteklendi; 367 mantıksızlığı bu amaçla savunuldu; Cumhurbaşkanı seçiminde akıl-almaz tavırlar bu yüzden takınıldı.

"411 el kaosa kalktı" ile zirve noktaya varan demokrasi-karşıtı söylemin arkasında o mantık yatıyor.

Aynı mantık şimdi Ergenekon davasına konu olan Danıştay saldırısı için "Türkiye'nin 11 Eylülü" çarpıtma teşhisini de koymuştu.

Bunlar Aydın Doğan'ın kişiliğini yansıtmıyor; faturayı o ödese de... Ödediği faturayı hükümet, iktidar partisi veya Başbakan Tayyip Erdoğan çıkarmadı, yanlış öngörüleriyle kendisini sürekli aldatanların faturasını ödüyor patron... Böyle giderse ödemeye de devam edecek...

'Kayıp davaların adamı' Ertuğrul Özkök şimdilerde anayasa değişikliğine karşı çıkanlar cephesinin kılavuzluğuna soyundu da...

Siyasileri de rezil ederse şaşırmayın.

yenişafak



Bu yazı 273 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,120 µs