En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Kıbrıs nereye?



KKTC 18 Nisan’da sandık başına gidiyor. KKTC’nin yeni lideri ya Mehmet Ali Talat olacak, yahut eski Başbakan Dervişoğlu... Seçimler Türkiye açısından da son derece önemli. Çünkü seçim sonuçları Türkiye’nin Kıbrıs ve AB politikalarıyla yakından ilgilidir.
Sayın Dervişoğlu, Denktaş çizgisinde...
2004’te Annan Planı’na “ret” oyunu savunmak bu çizginin politika anlayışını gösteren bir örnektir.
Sayın Talat ise, Kıbrıs Türklerinin çıkarlarını savunmanın yolunun uluslararası toplumla ilişkileri geliştirmekten geçtiği görüşünde... Bu anlayışla Annan Planı’na “evet” denilmesini savunmuştu.
Bu çizgilerin test edilmesi için yeterli zaman yaşandı: Annan referandumunun üzerinden tam 6 yıl geçti; Talat’ın Cumhurbaşkanlığı da beşinci yılını doldurdu. Sonuçlar nedir?

İki dönem
Rakamları KKTC Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’nden aldım:
-  2001-2005 arasında Cumhurbaşkanı Denktaş, bakan düzeyinde sekiz diplomatik görüşme yapmış: Avusturya Dışişleri Bakanı Benita Ferrona Waldner, Danimarka Dışişleri Bakanı Möller, AB Komiseri Verheugen, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Schwimmer, AP Başkanı Pet Kogs, AB’den sorumlu İtalya Devlet Bakanı Puttiglione, Finlandiya’nın Avrupa İşleri ve Ticaret Bakanı Jari Vilend ve bir de Sierra Leone Dışişleri Bakanı Mahodo Koroma.
-  2005-2010 arasında Cumhurbaşkanı Talat yüksek düzeyde 40 adet diplomatik görüşme gerçekleştirmiş: 3 devlet başkanı, 3 başbakan, 24 bakan, 2 parlamento başkanı, 4 AP başkanı, 4 Avrupa Komisyonu başkanı.
BM ve Rum kesimiyle yapılan görüşmeler rakama dahil değil tabii.
Son küresel kriz ayrı konu, KKTC ekonomisinin gelişme dinamikleri de bu süreçte güçlendi.
Açıkça görülüyor ki, Annan Planı’na evet denilmesi ve Talat’ın siyaset tarzı KKTC’yi uluslararası toplumda güçlendirmiştir.

Müzakere masasında
Evet, Rumların AB’ye alınması Avrupa’nın büyük hatasıdır. Eski Yunan Başbakanı Simitis’in hatıralarında anlattığı gibi, bunda Denktaş’ın Ankara’ya rağmen izlediği politikanın payı vardır ve Rum-Yunan tarafı da bunu başarıyla sömürmüştür.
Evet, Avrupa KKTC üzerindeki izolasyonu da kaldırma konusunda AB üyesi Yunanistan’ın ve Rum yönetiminin şantajına boyun eğmiştir. Ama yukarıdaki rakamlar, bu dönemde KKTC’nin uluslararası toplumla ilişkilerindeki başarıyı yansıtıyor.
Bu süreçte KKTC uluslararası hukuk alanında da önemli bir kazanım elde etti: AIHM’nin 5 Mart tarihli Demopoulos kararı, “mülkiyet davaları”nda KKTC’nin elini son derece güçlendirdiği gibi Türkiye’yi de tazminat şantajından kurtardı.
Rıza Türmen’in dediği gibi, “Bu, KKTC’nin tanınması anlamına gelmiyor. Ancak KKTC’nin hukuksal bir tasarrufunun uluslararası alanda geçerli kabul edilmesi önemli bir adımdır... Demopoulos kararı Kıbrıs sorununun çözümüne olumlu katkı yapacak...  Ayrıca, Annan Planı’nda öngörülen, mülkiyet sorununun çözümü için bazı bölgelerde Rumlara toprak verilmesi gibi önerilerin zemini de bu karar ile ortadan kalkıyor.” (Milliyet, 8 Mart)
Seçimlerde karar elbette Kıbrıs Türklerinindir. Ancak şu belli olmuştur ki, uluslararası toplumda saygınlığa sahip olmak, müzakere masasında Türklerin elini güçlendirmektedir. Kim kazanırsa, bu politikanın sürdürülmesi KKTC’nin de, Türkiye’nin de yararına olacaktır.

milliyet



Bu yazı 296 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,769 µs