En Sıcak Konular

Ismet Berkan


Ismet Berkan
0 0 0000

Anayasa paketi...



Bir kere ummadığım kadar kapsamlı bir paket oldu bu. İçerdiği bütün maddelerin (ve içermediklerinin de) Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu, şu veya bu kadar insanın şikâyet konularını oluşturduğuna da kuşku yok.
Şöyle kabaca baktığınızda, prensipte itiraz edilecek bir değişiklik yok. Yani, gerçekte ülkemiz ‘konu bazlı siyaset’ yapılan bir ülke olsa, ortada siyaset yapmak ve uzlaşmalar aramak için ciddi bir zemin var.
Var ama burası da Türkiye ve kazın ayağı hiç de öyle değil.
Birincisi, gerçekte ortada uzlaşma arayan falan yok. Teklifi gündeme getiren Ak Partili milletvekillerinin kafasının arkasında geniş tabanlı bir uzlaşma bulmak yok. Onlar 330 oyu garanti edecek kadarlık uzlaşmaya razılar.
Öte yandan, bu teklife karşı çıkacaklarını daha teklifi okumadan ilan edenlerin de neyle meşgul oldukları veya olmadıkları çok açık. Kimse içerikle ve siyasi pazarlık yapmakla ilgili değil. Ak Parti’den gelen her şeye hayır demek üstüne kurulu siyasetleri.
Peki bu denli sert bir diyalogsuzluk, hatta kavga ortamında Anayasa değişir mi, yapılacak
değişiklik sağlıklı olur mu? Bu soruların cevaplarını zamanla göreceğiz.
Benim gördüğüm, bir çeşit ‘uçurum kenarı siyaseti’ uyguluyor Ak Partili önde gelenler.
Yaptıkları şu: Ben referandumu da göze aldım gidiyorum, sen yanıma gelmesen de ben
istediğimi yapacağım, iyisi mi gel sen de katıl sürece, maddeleri pazarlık edelim seninle, senin istediklerin de olur belki.
Muhalefettekiler de şu an şöyle cevap veriyorlar: Sen göze alıyorsan biz de göze alıyoruz
referandumu, sana yardımcı da olmayacağız;
çünkü bu aşamada Anayasa’yı değiştirmekten daha önemlisi senin hükümette zayıfladığını,
seçimi kaybedebileceğini görmek.
İşte böyle diye diye gidiyoruz. Ak Parti, sahiden referandumu göze alabilir mi?
Ya muhalefet alabilir mi?
Daha teklif gerekli imzalarla Meclis’e bile sunulmadan, hatta içeriği bile doğru dürüst tartışılmadan herkes aynı soruyu soruyordu: Referandumun sonucu ne olur?
Oysa o noktaya varmamıza daha çok var.
Bu işin Meclis Genel Kurulu’nda bir ilk oylaması olacak. Bakalım Ak Parti 330 oyu bulabilecek mi? Diyelim buldu, ikinci oylamayı da sonuna kadar götürecek ve sahiden referanduma gidecek mi?
Yoksa son dakikada referandumdan vaz mı geçecek? Diyelim gidildi referanduma, Ak Parti’nin yer alacağı evet cephesi yüzde kaç alacak, yüzde 51’i bulabilecek mi? Bulamazsa ne olacak?
Sorular sorular sorular...
Siyasette bir günün bile çok uzun olduğu bir döneme girdik. Açıkçası, uzun zamandır
siyasette bu kadar hareketli ve bu kadar bilinmeyenli bir durumu yaşamamıştık.
Biz gazeteciler ve siyaset esnafı için hareket bereket demek, bunu biliyoruz. Peki ya
sokaktaki vatandaş ne düşünüyor acaba siyasetteki bu yüksek gerilimli döneme?

radikal



Bu yazı 277 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Temmuz 2012 ‘Tanrı Parçacığı’ bize neler vaat ediyor?
    • 10 Mart 2012 Tartışmayı içerikten biçime kaydırmak
    • 25 Haziran 2011 PKK dağdan nasıl iner
    • 26 Şubat 2011 1968 neden 68’de olduysa, şimdi de isyanlar ondan oluyor
    • 26 Aralık 2010 Seçim soruları: AK Parti kaç alacak, ya CHP?
    • 2 Kasım 2010 PKK’nın içine girdiği açmazı görmek
    • 31 Ekim 2010 ‘Kırmızı Kitap’efsanesinin sırları
    • 27 Temmuz 2010 Askeri vesayetin hukuki altyapısı
    • 24 Temmuz 2010 Enerji stratejimiz var mı?
    • 21 Temmuz 2010 Sahiden 12 Eylül'ü mü oylayacağız?
    • 14 Temmuz 2010 İran çelişkileri ve iç politika yansımaları
    • 7 Temmuz 2010 Liderler neden görüşecek, neyi görüşecek?
    • 5 Temmuz 2010 Dindar solcular
    • 3 Temmuz 2010 Kılıçdaroğlu, bu kafayla hiçbir şeyi çözemez!
    • 26 Haziran 2010 Hep aynı denklemin içine sıkışmak
    • 24 Haziran 2010 Eşit yurttaşlığa dayalı demokratik cumhuriyet
    • 13 Haziran 2010 Karpuz gibi ortasından ikiye bölünmüş ülke...
    • 6 Haziran 2010 Mahkûmun açmazı: Hayattaki karşılığı
    • 24 Mayıs 2010 Maalesef bizde hattı muhalefet yoktur, sathı muhalefet vardır
    • 4 Mayıs 2010 Eski defterleri açmak...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,355 µs