En Sıcak Konular

Mehmet Altan


Mehmet Altan
0 0 0000

Gladio dimdik ayakta



Sivil arabalarda gezen bombalardan... “İyi saatte olsunlar”ın Nevruz’da başa çıkılamayacak türden provokasyonlara hazırlanmasından...

Şemdin Sakık’ın 28 Şubat’taki alçakların alçaklıklarını da sergileyen yeni kitabından...

Askeriyenin hiddetle Sayıştay denetimine “vatan, millet, Sakarya” edebiyatıyla karşı çıkmasından söz etmiyorum.

Söz ettiğim şey, 16 Mart Katliamı’nı, göz göre göre  “zaman aşımına” uğratan devlet içindeki irade...

Biliyorsunuz, Yargıtay, 16 Mart 1978’de meydana gelen katliamla ilgili davanın “zaman aşımı”nı önceki gün onayladı.

Ve böylece dava, 33’üncü yılında ikinci kez kapandı.

***

16 Mart nedir?

Vikipedia şöyle yazıyor:

“16 Mart Katliamı, 16 Mart 1978 günü İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi önünde 7 öğrencinin ölümü, 41 öğrencinin de yaralanmasıyla sonuçlanan bombalı ve silahlı saldırıdır.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. sınıf öğrencisi olan ülkücü öğrencilerin içinde gizlice faaliyet gösteren genç bir istihbaratçı, İstanbul Emniyeti’ne geçtiği bilgi notunda, ülkücülerin 8-10 gün içinde İstanbul Üniversitesi çıkışında solcu öğrencilerin üzerine ‘dinamit atıp, silahlı tarama yapacakları’nı bildirmiştir.

Emniyet arşivine 7 Mart 1978 tarih, 1.D.2.12780 koduyla girip resmiyet kazanan bilgi notunda belirtilen yer ve tarihte gerçekleşen katliama engel olunmadı. Bilgi notu katliamla ilgili soruşturma ve yargılamalar sürerken hiç ortaya çıkmadı. Olaydan 19 yıl sonra dava ikinci kez açılıncaya, bilgi notunun yazılışının üzerinden 22 yıl geçinceye kadar.

Şükrü Balcı ve Süreyya San’ın aralarında bulunduğu polis şefleri ‘görevlerinde kayıtsız kalmak’la, Reşat Altay ise saldırıya uğrayan öğrencileri dağılma noktasına kadar koruma altında tutması gerekirken üniversite kapısında terketmekle suçlandılar. İzmit 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde TCK 230 uyarınca görevi ihmalden yargılanıp, delil yetersizliğinden beraat ettiler. Sanık emniyetçiler hakkında verilen tek ceza polis başmüfettişlerinin önerdiği disiplin cezası niteliğindeki ‘ihtar’ cezası olmuştur.”

***

Katliamı yapanların bu kadar açıkça ve bu kadar uzun bir süre himaye edilmesi, Ergenekon’un sapasağlam ve dimdik ayakta olduğunu göstermekte.

Cinayetin nasıl zaman aşımına uğradığının izini sürün, tartışmasız bir biçimde Gladio’nun adresini bulursunuz...

İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi Savcısı, 30 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunun anlaşıldığından davanın ortadan kaldırılması gerektiğini belirttiğinde, ben bir yazı yazmış, dönemin Adalet Bakanı ve şimdiki Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin’e şöyle seslenmiştim:

“Geçen hafta cezaevinde kötü muamele yüzünden ölen tutuklu Engin Ceber’in yakınlarından devlet adına özür dileyerek buralarda rastlanmayacak cinsten bir uygarlık adımı atan Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’e bir sorum var:

Sayın Bakan, bu kadar önemli bir dava, kimler tarafından ve nasıl bir himaye görerek zamanaşımına uğratıldı?

Ölenler bakan, milletvekili, emniyet müdürü ya da general olsaydı, dava aynı akıbete uğrar mıydı?

Oralarda, kimler tarafından ve nasıl işlendiğini bildiğimiz katliamları koruyarak Ergenekon adına gözdağı veren ve yargıdan daha güçlü olan birileri mi var?

Cevaplarsanız çok sevineceğim.”

***

Bomba patlamasından beş dakika sonra tesadüfen olay yerinden geçtiği için katliamın görgü tanığı sayılabilecek olan dönemin Adalet Bakanı, şimdiki Meclis Başkanımız Mehmet Ali Şahin bu yazı üzerine beni aramış ve...

Yazıyı dikkatle okuduğunu ve “bu davanın nasıl zamanaşımına uğradığını bir kez de kendi kendine sorduğunu” söylemişti.

Ardından, Ceza ve Tevkif İşleri Genel Müdürü’nü aradığını...

Aynı soruyu yönelttiğini...

Genel Müdür’ün de aynı soruyu mahkemeye aktardığını anlatmıştı.

Mahkeme ise Adalet Bakanlığı’na duruşma zabıtlarını göndermiş...

Bakan bakmış ki sorun çözülmüyor, iki müfettiş görevlendirmiş...

star



Bu yazı 521 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 11 Ocak 2012 ‘Tanırım, iyi çocuklar’
    • 9 Ocak 2012 Genelkurmay’a o istihbaratı kim verdi?
    • 6 Ocak 2012 Demokrasi ile ‘biat sistemi’ arasındaki fark
    • 30 Aralık 2011 Bombalama emrini kim verdi?
    • 24 Aralık 2011 Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın adresi
    • 16 Aralık 2011 Susurluk’ta faili meçhul reytingi...
    • 14 Aralık 2011 Ergenekon büyürken uyuyamam...
    • 4 Aralık 2011 Şikeci siyasetin kirli çamaşırları
    • 2 Aralık 2011 Var mı bu yasayı çıkaracak babayiğit?
    • 30 Kasım 2011 Yüzde 3 Türkiye’yi keser mi?
    • 29 Kasım 2011 Devlet-ulustan ulus-devlete geçemeyince
    • 23 Kasım 2011 Ergenekon’un farkında mısınız?
    • 21 Kasım 2011 Birinci Cumhuriyet Dersim’dir...
    • 14 Kasım 2011 Kozinoğlu kalp krizinden mi öldü?
    • 9 Kasım 2011 Kararı alkışlıyor, Bakan’ı kutluyorum
    • 3 Kasım 2011 Almanya’daki Türkler, Türkiye’deki Kürtler
    • 31 Ekim 2011 Cinayet işlemeye özgürlük savaşı mı diyorsunuz?
    • 26 Ekim 2011 Hırsızlar da kardeşiniz mi?
    • 20 Ekim 2011 Keşke gerçek bir ordumuz olsaydı...
    • 19 Ekim 2011 Bir İsrailli kaç Filistinliye bedel?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,878 µs