En Sıcak Konular

Mehmet Altan


Mehmet Altan
0 0 0000

MHP’nin başörtüsü ve maskesi



Aslında konuşulan konu ne? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dinçer hakkında verilen gensoru önergesinin görüşülmesi. Önerge sahibi olarak konuşan MHP’li Osman Durmuş neden söz ediyor?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşinin başörtüsünden...

Peki, iki yıl önce “türban yasağı” kaldırılsın diye anayasa değişikliği için AK Parti ile işbirliği yapan MHP’nin sözcüsü, Emine Erdoğan’a yapılan ve akla, mantığa, zarafete kısacası hiç bir ölçüye sığmayan GATA’daki davranışı mı eleştiriyor?

Hayır, tam tersine oradaki inanılmaz “kaba ve yasakçı davranışı” savunuyor:

“Nejat Uygur’u ziyaret etmek isteyen hanımefendiye, ‘Gülhane’ye gelmeyin’ demişler. Sizi beyaz önlüklüler sizi, 3-5 kuruşu görünce kendinizi ne sanıyorsunuz? Peygamber olarak anılan bir Başbakan’ın eşini nasıl kabul etmezsiniz. 3-5 kuruş paranıza mı güveniyorsunuz? Sizin muayenehanelerinizi kapatsın da bir görün”...

Sadece “gündemdeki konuların sığlığı” ve “uğraşılan yasaklar” açısından değil, “üslup” açısından da 2010 yılındaki toplumsal resmimiz maalesef bu.

***

Başbakan Erdoğan da çileden çıkmış, hiddetten kızarmış öfkesiyle haykırırken MHP’nin çelişkisini de vurgulamadan geçmiyor:

“Eşimi başörtüsü sebebiyle GATA’ya sokmayanları müdafaa edecek kadar da izansızsın”...

İster istemez iki yıl öncesine döndüm. Kendisinden “sivil anayasa” ve “AB reformları” yaparak yeni Türkiye’yi kurmasını beklediğimiz yüzde 47 oy alan AK Parti, MHP’nin başörtüsü tuzağına düşmesin diye nasıl çırpındığımız ve nasıl hayâsızca eleştirildiğimiz aklıma geldi.

Örneğin, 7 Şubat 2008’deki “Çene Altı” başlıklı yazımda tekrarlamaktan yorulduğum endişelerimi, MHP’nin tuzağını, Hasan Bülent Kahraman’dan yaptığım bir alıntıyla anlatmaya çalışıyordum: “‘MHP-AKP İttifakının Anatomisi’ başlıklı yazısında Hasan Bülent Kahraman, sanal yasaktan gerçek yasağa gerileme şeklindeki formülasyonun statükonun bir ‘Ali Cengiz oyunu’ olduğunu iddia ediyordu.

Bu iddiasının altındaki mantığı da şöyle sergilemekteydi: ‘Şimdi tam da çetelerin ortaya çıkarıldığı bir dönemde MHP ansızın verdiği bir kararla türbanın kaldırılması için AKP’yle bir ittifak yapıyor. MHP-AKP ittifakının liberal çevrelerde dehşet duyguları yarattığı, en azından bazı öğretim üyelerinin açtığı imza kampanyasından liberal isimlerin uzak durmasıyla anlaşılıyor. Çünkü sorun, başta belirttiğim yerde düğümleniyor: İttifak, liberal bir çerçeve yaratmak için değil daha otoriter bir çerçeve kurmak içindir. Dolayısıyla da şu soru zihinleri kurcalamaya başlıyor: MHP bu tavize ve hamleye mukabil ne elde etti?

Bu soruyu yanıtlamak için gene aynı karineyi kullanalım: Önerilen yasayla türban yasaklanmakta ve askerin de kabul ettiği başörtüsü-geleneksel uygulamaya geçilmektedir. Bu kritik bir düğüm noktasıdır. İslam-şehir-siyaset ilişkisi bu noktada bizzat AKP tarafından kırılmaktadır ve ordunun önermelerine yakın bir çizgiye gelindiği işaret edilmektedir.”

***

İki yıl öncesine geri dönmem boş yere değil...

Çünkü Hürriyet Gazetesi’nin web sitesinde okuduğum haber, iki yıllık süreci daha da sarmalayarak her şeyi çok açık bir biçimde resmetmekteydi...

Kahramanmaraş’ta yerel bir televizyon kanalına konuşan emekli Albay Erdal Sarızeybek, AK Parti iktidarına muhalif olanların CHP ve MHP etrafında birleşmesi gerektiğini söylemişti...

“Yeni partiler kurularak kaybedilecek zaman olmadığını ve erken seçime gidilmesi gerektiğini kaydeden Erdal Sarızeybek, ‘işte görüyorsunuz, şu an AKP siyasetinin dışında iki büyük parti var: MHP ve CHP.

Tehlikeden kurtulmak için. Derhal, MHP ve CHP’yi, onlar istese de istemese de seçeceğiz, iktidar yapacağız. Yani şöyle söyleyeyim, sağda, solda hangisi seviyorsa orada birleşin’ dedi.”

***

Önceki gece Meclis’te vukuu bulan ve maalesef Türkiye’nin hala hangi düzeylerde seyrettiğini hepimizin gözüne sokan olayların tek olumlu yanı MHP’nin maskesini sıyırıp atmasına neden olması...

Bu gelişmenin ikinci hayırlı yanı ise iktidar partisine gönderdiği dolaylı mesaj...

AK Parti, Ankara statükosu ile uğraşarak boşuna enerji harcamak yerine doğrudan halkı muhatap alıp, epeydir gündemden düşen sosyal sorunlara daha çok ağırlık vererek, AB istikametinde demokratikleşme ile sivilleşmeye doğru pedal basarsa...

Statüko kaçınılmaz bir biçimde iyice gerileyecek, nefessiz kalacak. MHP’nin maskesini atmak zorunda kalması, bunu açıkça gösteriyor.

star



Bu yazı 519 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 11 Ocak 2012 ‘Tanırım, iyi çocuklar’
    • 9 Ocak 2012 Genelkurmay’a o istihbaratı kim verdi?
    • 6 Ocak 2012 Demokrasi ile ‘biat sistemi’ arasındaki fark
    • 30 Aralık 2011 Bombalama emrini kim verdi?
    • 24 Aralık 2011 Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın adresi
    • 16 Aralık 2011 Susurluk’ta faili meçhul reytingi...
    • 14 Aralık 2011 Ergenekon büyürken uyuyamam...
    • 4 Aralık 2011 Şikeci siyasetin kirli çamaşırları
    • 2 Aralık 2011 Var mı bu yasayı çıkaracak babayiğit?
    • 30 Kasım 2011 Yüzde 3 Türkiye’yi keser mi?
    • 29 Kasım 2011 Devlet-ulustan ulus-devlete geçemeyince
    • 23 Kasım 2011 Ergenekon’un farkında mısınız?
    • 21 Kasım 2011 Birinci Cumhuriyet Dersim’dir...
    • 14 Kasım 2011 Kozinoğlu kalp krizinden mi öldü?
    • 9 Kasım 2011 Kararı alkışlıyor, Bakan’ı kutluyorum
    • 3 Kasım 2011 Almanya’daki Türkler, Türkiye’deki Kürtler
    • 31 Ekim 2011 Cinayet işlemeye özgürlük savaşı mı diyorsunuz?
    • 26 Ekim 2011 Hırsızlar da kardeşiniz mi?
    • 20 Ekim 2011 Keşke gerçek bir ordumuz olsaydı...
    • 19 Ekim 2011 Bir İsrailli kaç Filistinliye bedel?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,749 µs