En Sıcak Konular

Mehmet Altan


Mehmet Altan
0 0 0000

Dağa mı çıksınlar, dağdan mı insinler?



Dün, Başbakan Erdoğan tüm gazetelerde manşetti... Neden? Çünkü EMASYA, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi ve belki TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesi hakkında değişim müjdesi verdi.

Hepimiz toplumun sivilleşmeye, demokratikleşmeye ne kadar aç olduğunu biliyoruz, görüyoruz.

Buna ait en ufak bir umut kıpırtısı anında tüm ülkede bir bahar havası yaratabiliyor...

Demek ki “ilke siyaseti” üzerinden “tek parti rejimini” AB standartlarında bir demokrasiye dönüştürsek, kanatlanıp uçmakla kalmayacak, ağırlaşan sosyal konuların üzerine de eğilebileceğiz...

***

Alevi Çalıştayı’ndan çıkan olumlu havayı...

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un umut veren Kıbrıs ziyaretini de ekleyebilirsiniz tabloya...

Gün boyunca KKTC medyasına konuk oldum ve Ban Ki Moon’un sergilediği sıcak jestlerle orada da umudun yeniden tavan yapmaya başladığına şahit oldum.

Ama bir de yürümeyen, iç karartan konular var...

Ermeni Sorunu, gereksiz bir şekilde Karabağ’da çözüm şartına bağlandığı için, uluslararası sularda bizim aleyhimize hava yaratarak, karaya oturmuş gibi gözükmekte...

Bir de Kürt Sorunu...

Maalesef bu konuda da Güneydoğu’dan hiç iyi haberler gelmiyor.

***

Biliyorsunuz, darbeciler, cuntacılar ortalarda fink atarken, 15 yaşındaki Berivan bir kaç ay önce çıkan olaylarda “örgüt sloganı” ve polise “taş” atmaktan, Diyarbakır Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tek celsede 13,5 yıl hapse mahkûm oldu. Ceza, yaşı küçük olduğu için yedi yıl dokuz aya indirildi.

Bölgede bine yakın çocuğun da tutuklu olduğu söylenmekte...

Buradaki “vicdan” sızlatan durum ortada iken, bu sefer de Mardin’deki bir düğünde sarı, kırmızı, yeşil renkli şal sallayan ve aralarında damat ile babasının da bulunduğu beş sanığa terör örgütünün propagandasını yaptıkları gerekçesiyle Diyarbakır’daki 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce birer yıl hapis cezası verilmiş...

Mahkeme ayrıca, beş sanık için bir yıl boyunca Mardin sınırları içinde düzenlenecek herhangi bir gösteriye katılmama cezası da vermiş...

***

Sadece çocuklar mı tutuklu?

O çocuklarla birlikte, içlerinde seçilmiş belediye başkanlarının bulunduğu siyasi kadrolar da tutuklanıyor.

Bu tutuklamalar sürüyor ve şimdiden onların da sayısının bine ulaştığı bildirilmekte...

“Kürt Açılımı”nın amacı neydi?

Dağdakileri indirmek...

Şimdi yapılan ne?

“Halkın oyuna” dayalı demokratik sisteme iltifat eden, çareyi “sandıkta” gören insanları ardı ardına tutuklayarak, bırakın dağdakileri indirmeyi, demokratikleşmeden yana tavır alanları da “dağa” çıkarmaya yönelik bir çelişkili gariplik...

***

“Kürt Açılımını”, uluslararası konjonktür ile askeriyenin kırmızı çizgilerine hapsettiğimiz için, Türkiye Cumhuriyeti’nin “Türkiye Kürtleri”nin de devleti olacağı bir biçimde kuruluş mutabakatını yeniden ele alacak bir radikallikle başlatmadık.

Bu yanlış yetmezmiş gibi, bir de PKK’yı DTP’leştirmek yerine tersini yaparak, adeta DTP’yi PKK’laşmaya zorladık.

Bunun ne kadar zor, sabır gerektiren, ehliyet ve zaman isteyen bir ince çizgi olduğunun herkes farkında ama zaten ehillik de tam o noktada gerekiyor.

Sanki aynı yanlışlık şimdi yeni parti aşamasında yaşanıyor...

Demokratik kanalların önü tıkanıyor, oralara yönelmiş insanlar cezalandırılıyor...

Oy verip seçtiğiniz insanlar parlamentodan kovulur, belediye başkanlıklarından kelepçelenerek alınıp götürülürse, demokratik sisteme güveniniz kalır mı?

***

Türkiye ve dünya öyle bir noktada ki...

Bunu artık “Birinci Cumhuriyet” zihniyetiyle idare edip, uykuya yatırmak mümkün değil...

Meşruiyeti çok yüksek AB reformları ve onun anayasasının çeki taşı olan devlet ile vatandaş ilişkisini çağın en son gereklerine göre tanımlayan “Temel Haklar Şartı”, mevcut tüm sorunları anında hafifletir...

Bize Cumhuriyet’i de, devleti de, toplumu da kapsayan çok hızlı bir “Temel Haklar Şartı” devrimi gerekiyor...

***

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’ye yeniden enerji dopingi yapan demokratikleşme ve sivilleşme mesajları Güneydoğu’ya, hatta Erivan’a da çabucak uzanmalı...

Uzansın ki, yanı başındaki “köhnemiş statüko”nun dişleri tamamıyla çekilsin...

Sabah akşam halk egemenliğini nasıl dişleyeceğini düşünmesin...

star



Bu yazı 254 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 11 Ocak 2012 ‘Tanırım, iyi çocuklar’
    • 9 Ocak 2012 Genelkurmay’a o istihbaratı kim verdi?
    • 6 Ocak 2012 Demokrasi ile ‘biat sistemi’ arasındaki fark
    • 30 Aralık 2011 Bombalama emrini kim verdi?
    • 24 Aralık 2011 Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın adresi
    • 16 Aralık 2011 Susurluk’ta faili meçhul reytingi...
    • 14 Aralık 2011 Ergenekon büyürken uyuyamam...
    • 4 Aralık 2011 Şikeci siyasetin kirli çamaşırları
    • 2 Aralık 2011 Var mı bu yasayı çıkaracak babayiğit?
    • 30 Kasım 2011 Yüzde 3 Türkiye’yi keser mi?
    • 29 Kasım 2011 Devlet-ulustan ulus-devlete geçemeyince
    • 23 Kasım 2011 Ergenekon’un farkında mısınız?
    • 21 Kasım 2011 Birinci Cumhuriyet Dersim’dir...
    • 14 Kasım 2011 Kozinoğlu kalp krizinden mi öldü?
    • 9 Kasım 2011 Kararı alkışlıyor, Bakan’ı kutluyorum
    • 3 Kasım 2011 Almanya’daki Türkler, Türkiye’deki Kürtler
    • 31 Ekim 2011 Cinayet işlemeye özgürlük savaşı mı diyorsunuz?
    • 26 Ekim 2011 Hırsızlar da kardeşiniz mi?
    • 20 Ekim 2011 Keşke gerçek bir ordumuz olsaydı...
    • 19 Ekim 2011 Bir İsrailli kaç Filistinliye bedel?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,949 µs