En Sıcak Konular

Mehmet Altan


Mehmet Altan
0 0 0000

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı İzlanda’da üşümez mi?



“Bu suikast incelendiğinde Hizbullah’ın daha önce bu şekilde herhangi bir eylem yapmadığı, suikastın son derece profesyonelce planlandığı...

İstihbarat sonucu emniyet müdürünün geçeceği yolun ve saatin tespit edildiği, o saatte o bölgedeki elektriklerin kesildiği ve daha sonra 10 koruma polisiyle makam aracıyla giderken eylemin gerçekleştiği görülmektedir.

 Eylemin çok basit bir şekilde gerçekleşmesi mümkün iken, bu kadar profesyonelce yapılmış olması düşündürücü.”

Bunları kim söylüyor?

Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okan’ı öldürdüğü iddia edilen “Hizbullah üyelerini” yargılayan Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi...

Nerede söylüyor?

Gerekçeli kararda...

Ölümünün dokuzuncu yıldönümünde Gaffar Okkan suikastında yaralı kurtulan ve ilk kez konuşan polis memurları da olaydan önce elektriklerin kesildiğine dikkat çekerek, iki sokak ötede bulunan jandarmanın olayı duymamasına hayret ediyorlar.

***

“İki sokak ötede” olmasına rağmen Gaffar Okkan suikastını duymayan jandarma ise son zamanlarda yargı tarafından sorgulanıyor...

En son, Eskişehir Jandarma Alay Komutanı Kıdemli Albay Recep Gençoğlu’nun Özel Yetkili Savcılıkta ifadesi alınmıştı... Dün, sevk edildiği mahkeme tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığını öğrendik.

***

Ortalığa dökülen sorunlar sadece “sivil otorite-askeri otorite” ilişkileriyle sınırlı değil...

“Vatandaş-devlet” ilişkilerinde de ciddi sorunlar var. Derinlemesine tasarlanmadan yola çıkıldığı için duvara toslayan “Kürt açılımı” bölgede ciddi bir devlet baskısına dönüşürken, yedinci ve son oturumu sona eren Alevi Çalıştayı’nda birçok konuda uzlaşma sağlandığı söylenmekte... Ancak çalıştayda temsil edilmeyen Alevilerin itirazları da unutulmamalı...

***

“İlke Siyaseti” yapmak yerine, pratik ve siyasal amaçlarla iyi niyetli açılım adımları atan ama bunu bir sistem alternatifi haline getirmeyen AK Parti iktidarı da yeniden Ankara statükosunun hedef tahtasına mı oturtulmak isteniyor...

Yoksa bu tür balonlarla Ergenekon konusundaki iradi gücü mü kırılmak isteniyor, belli değil...

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı “AKP’ye yönelik yeni bir kapatma davası gündemde olduğu iddiaları var. Nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusunu:

“Onlar gizli soruşturma, her parti hakkında soruşturma mümkündür. Her parti hakkında kapatma davası açılıp açılmayacağı kendi filleriyle ölçülür. Bunu partiler zaten hissederler” diyerek cevaplıyor...

***

Bir yanda “halktan” nefret edenler...

Diğer yanda bu rahatsızlığın hedefindeki AK Parti... Çatırtıların ta sokaklardan duyulduğu devlet içi bir büyük tarihsel değişim kavgası... “Tuzu kurularla” “yoksulların”, sınıfsal bir sosyal iskeletimiz olmadığı için “kışla-cami” eksenindeki egemenlik savaşı... Peki, ne olacak?

***

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dün ne diyor?

“EMASYA Protokolü’nü gündemimizden çıkaracağız. EMASYA Protokolü diye bir şey olamaz, olmayacak.” Başbakan’ın pratik siyasal hesaplarla icraatı yürütme gayretine rağmen “köhne Ankara” ile asla mutabakat sağlayamayacağı, “sisteme” yönelik radikal ameliyat yapılmaz ise statükonun Ankara’da asla kendini barındırmayacağını, bir kez daha görmüş gibi izlenim vermekteydi...

***

Dün Türkiye’yi ve buradaki “sosyal ve sınıfsal kavga” aşamalarını izlerken, net bir fotoğraf daha çektim. Ankara statükosu dünyanın nereye geldiğinin farkında değildi... AK Parti de değişimi “AB reformları ve sivil anayasa” ekseninde “bütünlüğe” kavuşturmuyordu...

Bu nedenle bir büyük toplumsal enerji ağır aksak, kör topal yüründüğü için heba oluyordu...

Hâlbuki...

Öyle bir noktadayız ki...

Yeryüzündeki değişme ve yenileşme hızı öyle bir hale geldi ki, köhne statükonun yersiz direncine de, bir bütünsellik arz etmeyen bölük pörçük değişim adımlarının yavaşlığına da tahammül yok...

Neden mi?

Onun da cevabını bir ilavenin alt köşesinde buldum: İzlanda’nın başkenti Reykjavik’teki eski limanın kent merkezine kazandırılması proje yarışmasına 20 ülkeden 51 proje katılmış...

Yabancılara açık kategorideki yarışmayı Sunay ve Günay Erdem kazanmış.

Türkiye nere, İzlanda nere?

Ankara nere, Reyjavik nere?

***

O halde... Hızlıca “ilke siyaseti” üzerinden, şu halktan nefret eden tek parti rejimini “sistem” olarak berhava edip, AB reformlarını yapalım ki boş yere çile çekmeyelim...

star



Bu yazı 360 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 11 Ocak 2012 ‘Tanırım, iyi çocuklar’
    • 9 Ocak 2012 Genelkurmay’a o istihbaratı kim verdi?
    • 6 Ocak 2012 Demokrasi ile ‘biat sistemi’ arasındaki fark
    • 30 Aralık 2011 Bombalama emrini kim verdi?
    • 24 Aralık 2011 Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın adresi
    • 16 Aralık 2011 Susurluk’ta faili meçhul reytingi...
    • 14 Aralık 2011 Ergenekon büyürken uyuyamam...
    • 4 Aralık 2011 Şikeci siyasetin kirli çamaşırları
    • 2 Aralık 2011 Var mı bu yasayı çıkaracak babayiğit?
    • 30 Kasım 2011 Yüzde 3 Türkiye’yi keser mi?
    • 29 Kasım 2011 Devlet-ulustan ulus-devlete geçemeyince
    • 23 Kasım 2011 Ergenekon’un farkında mısınız?
    • 21 Kasım 2011 Birinci Cumhuriyet Dersim’dir...
    • 14 Kasım 2011 Kozinoğlu kalp krizinden mi öldü?
    • 9 Kasım 2011 Kararı alkışlıyor, Bakan’ı kutluyorum
    • 3 Kasım 2011 Almanya’daki Türkler, Türkiye’deki Kürtler
    • 31 Ekim 2011 Cinayet işlemeye özgürlük savaşı mı diyorsunuz?
    • 26 Ekim 2011 Hırsızlar da kardeşiniz mi?
    • 20 Ekim 2011 Keşke gerçek bir ordumuz olsaydı...
    • 19 Ekim 2011 Bir İsrailli kaç Filistinliye bedel?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,191 µs