En Sıcak Konular

Hasan Celal Güzel


Hasan Celal Güzel
0 0 0000

Fişleme üzerine...



Sevgili okuyucular, bu pazar sohbetinde sizinle ‘fişleme’ üzerine dertleşmek istiyorum. Son darbe plânlarında (Yoksa Genelkurmay açıklamasında olduğu gibi ‘plân semineri’ mi demeliydim?) gene binlerce kişinin fişlendiği ortaya çıktı. Müsteşarlar, valiler, kaymakamlar, belediye başkanları, daha kimler kimler... Adam fişlemekten âdeta behimî bir zevk alan fişlemeci halâskârlar hızlarını alamayıp generalleri de fişlemişler...

Eski fişlemecilerden kim kaldı?
Efendim, bütün kapalı siyasî sistemlerde olduğu gibi Türkiye’de de özellikle darbe dönemlerinde ‘fişlemeci’ esnafı zuhûr eyler. Faşist ve komünist rejimlerin esası ayırımcılığa dayandığı için bu rejimlerde fişlemecilik çok revaçtadır. Bizde ise halâskârân-ı zâbitan, kendisi dışında hiçkimseyi vatansever bulmadığı için fişlemeciliğe pek meraklıdır.
Lâkin bu fişleme eylemi her zaman erbabınca yapılmayabilir. Fişlemenin ayağa düştüğü devrelerde bu iş muhbir-i sâdıklara da bırakılabilmiştir. Çetin Doğan’ların dedeleri sayılabilecek İttihatçılar yüzyıl önce ‘irtica’ diyerek ortalığı o derece velveleye vermişlerdi ki, zamanın ünlü hicviyecisi Şâir Eşref, çocuğunun vefatı üzerine yazdığı bir beytinde;
“Dolanıp durma derûnumda yıkıl git
Yoksa Mürtecidir diye ey gam seni ihbar ederim” demişti.
27 Mayıs’ta, 12 Mart’ta, 12 Eylül’de ve 28 Şubat’ta da bu fişlemeci tâifesi hep fazla mesai yapmıştır. 27 Mayıs’ta DP’lileri ‘kuyruk’, ‘gerici’ diye fişleyenler, 12 Mart’ta ‘anarşist’ avına çıkmışlardı. 12 Eylül’de ise bütün devlet teşkilâtı fişlenmişti. 12 Eylülcüler 1983 Genel Seçimleri’nden sonra Başbakanlık’tan Genelkurmay’a çekilirken beraberlerinde kamyonlar dolusu ‘kozmik evrak’ (fişleme evrakı da diyebilirsiniz) taşımışlardı.

28 Şubat’ın fişlemecileri
Efendim, 28 Şubat denilince, bana göre Sincan’da balans ayarı için yürütülen tanklar kadar, illegal Batı Çalışma Grubu cuntasının yaptığı fişlemeler de akla gelir.
Bu arada, ‘Balyoz Harekâtı’nın şecaatli bânisi Çetin Doğan Paşamız da fişleme konusunda değerli katkılarını esirgememişlerdir. İrtica avcısı Paşamız, 16 Nisan 1997 tarihli resmî yazısında, camilerde lâiklik aleyhinde vaaz verenlerin tespiti için ‘gayri muayyen zamanlarda’ hutbe ve vaazların takibini ve rapor edilmesini emreylemişlerdi.
Gene 28 Şubat’ın Batı Çalışma Grubu cuntasında Koramiral Aydan Erol imzasıyla (ıslak) 5 Mayıs 1997 tarihli yazıda, tüm dernek, vakıf, meslek kuruluşu, sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarının; yüksek öğrenim kurumlarının ve yurtların; üst düzey yöneticilerin; il genel meclisi ve belediye meclisi üyelerinin; siyasî parti il ve ilçe teşkilâtlarının ve bütün medyanın fişlenmesi istenmiştir.
Bu cümleden olarak, 19 Şubat 1997 tarihli ve Kurmay Albay Mahmut Sancar imzalı yazı çok ilgi çekicidir. Yazıda aynen, ‘Kara Kuvvetlerinin tüm personeli ve aileleri birer haber toplama vasıtasıdır’ denilerek, TSK câmiası maaile muhbirliğe ve fişlemeciliğe teşvik edilmiştir.
Bunlara benzer şekilde, 28 Şubat’ın yakışıklı balans ayarcısı Org. Çevik Bir’in de, resmî evrak mahiyetinde çok sayıda ‘incileri’ mevcuttur.

İşte darbecinin zihniyeti!
Efendim bendeniz, Org. Şener Eruygur’un Jandarma Genel Komutanlığı döneminde Jandarma İstihbaratı’na yaptırdığı fişlemeleri resmen Ankara Savcılığı’na intikal ettirmiştim. Lâkin, ne yazık ki hiçbir netice alamadım.
Bu fişlemeler de son derece sübjektif ve indî şekilde düzenlenmişti. Çok sayıda bakan, milletvekili ve üst düzey yönetici hakkında fişleme yapılmıştı.
23 Ocak 2010 tarihli Taraf Gazetesi’nde yayınlanan fişlemelerden bir kısmını sizlerle paylaşmak istiyorum. Özellikle, fişlemecinin fişlenen kişi hakkındaki nihaî kanaatini dikkatlerinize sunuyorum:
‘CHP’li, birlikte çalışıyor, güvenilir.’
‘Radikal solcu, her türlü desteği veriyor, irtibat var.’
‘Alevi, alevilerle işbirliği içinde, güvenilir.’
‘İmam-Hatipli, seçimde AKP’ye oy verdi, güvenilmez.’
‘Alevi, rüşvetçi, CHP’li, güvenilir.’
‘Ulusalcı, JİTEM’le de bağlantılı, aktif, güvenilir.’
‘CHP’li, Mason, her türlü görev verilebilir .’
‘Nurcu, eşi çarşaflı, ABD’de master yaptı, Zaman gazetesine abone.’
‘Solcu, dik duruşlu ve âdil, güvenilmez.’
‘İdeolojik değil, kullanılmaya elverişli.’
‘Para ve kadına zaafı var, kullanılmaya devam edilebilir.’
‘Babası asker, her konuda desteği var, önü açılmalı.’
‘İsrail’de bulundu, daha önce çalışıldı, olumlu.’
‘Mason dernekleriyle bağlantılı, bize yakın teması var.’
‘AKP’ye yakın, olumsuz.’
‘Meslekî olarak başarısız, alkol, kumar, ihtiyaç halinde kullanılabilir.’
Listeler uzayıp gidiyor... Dikkat edilirse solcu, Alevi, Mason ve CHP’li olmak aranılan vasıflar; sağcı, dindar ve AK Parti’li olmak güvenilmezlik sebebi. Dürüst solcular, ehliyetli sağcılar güvenilmez görülmüş ama rüşvetçi, zampara ve alkolikler güvenilirler arasında...
Ne diyelim? Allah aziz milletimizi bunların şerrinden korusun...

radikal

 



Bu yazı 386 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Mayıs 2012 27 Mayıs'ın hesabı sorulmalıdır
    • 5 Mayıs 2012 Darbeciler! Ordu artık hizmetinizde değil...
    • 29 Ekim 2011 Dikkat! PKK'nın tuzağına düşmeyelim
    • 3 Aralık 2010 Hedefteki ülke: Türkiye
    • 26 Ağustos 2010 Kardeş Pakistan'ın yardımına koşmalıyız
    • 27 Haziran 2010 Oyunun hedefinde iktidar ve Başbakan var (2)
    • 17 Haziran 2010 Terör ve politika
    • 27 Mayıs 2010 50 yıllık utanç: 27 Mayıs
    • 13 Mayıs 2010 Rusya ile tarihî anlaşma
    • 6 Mayıs 2010 CHP-MHP-BDP koalisyonu
    • 20 Nisan 2010 Kıbrıs'ta beklenen sonuç
    • 16 Nisan 2010 'Nerede muhabbet, orada Muhammed'
    • 11 Nisan 2010 CHP ve MHP'ye son Anayasa çağrısı
    • 8 Nisan 2010 Baykal'ın uzlaşma teklifi üzerine
    • 25 Mart 2010 Anayasa reformuna neden karşı çıkıyorlar? (1)
    • 12 Mart 2010 12 Mart Muhtırası
    • 4 Mart 2010 Ermeni iftiraları konusunda bayatlamış Amerikan politikası
    • 21 Şubat 2010 AK Parti'yi kapatma hazırlıkları
    • 31 Ocak 2010 Fişleme üzerine...
    • 21 Ocak 2010 Bu iddialar cevapsız bırakılamaz

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,591 µs