En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Rahim ağzı kanseri aşısında mevsim sonu indirimi mi başladı



Milliyet gazetesinde yer alan habere göre GlaxoSmithKline firması halk arasında rahim ağzı kanseri aşısı olarak bilinen HPV aşısının fiyatını 250 liradan 130 liraya indirmiş. Aşı üç doz yapıldığına göre firma kişi başına 360 liradan vazgeçmiş oluyor.

Önce firmayı kadın sağlığına gösterdiği bu muazzam ‘hassasiyetten’ ! ötürü tebrik edelim ama aşıyı daha önce yüksek fiyattan alıp yaptıranlara aradaki farkı iade etmeli ki yaptığı ‘mevsim sonu indirimi’ değil, gerçek bir ‘fedakârlık’ olsun.

Bu indirimden çıkarılması gereken iki önemli sonuç var:

BİR: Bu indirim, ilaç ve aşı endüstrisinin ne kadar çok kâr ettiğini gösteren muhteşem bir örnek! 

İKİ: Anlaşılan o ki, artık Türk halkı (tıpkı domuz gribi aşısında da olduğu gibi) ilaç ve aşı reklâmlarına da korkutmalarına da kanmıyor.

Aşıya gösterdikleri ilgisizlik için vatandaşlarımızı da tebrik ediyorum. Çünkü bu aşı da aynen domuz gribi aşısı gibi etkinliği, güvenilirliği, riskleri henüz çok iyi bilinmeyen, deneme safhasında olan üstelik de son derecede pahalı bir aşı.

Bu mucize bir aşı değil

Şimdi de gelelim bu aşı nedir, ne işe yarar, kimler yaptırmalı, yan etkileri var mıdır gibi soruların cevaplarına.

İlaç endüstrisinin başta gelen pazarlama taktiklerinden biri de piyasaya yeni verilen ilaç veya aşıları eşi benzeri olmayan ‘mucize tedaviler’ olarak sunmalarıdır.

Bunun son zamanlardaki en iyi örneklerinden biri de halk arasında ‘rahim ağzı kanseri aşısı’ olarak bilinen ‘HPV aşısı’. Bu aşı da benzerleri gibi, hiçbir yan etkisi veya olumsuzluğu olmayan ve rahim ağzı kanserini tamamen ortadan kaldıran ‘mucize bir aşı’ olarak topluma sunuldu ve her genç kızın (hatta erkek çocukların da!) mutlaka bu aşıdan olmaları için büyük kampanyalar düzenlendi.

Böylece âdeta bir ‘panik havası’ yaratılarak Amerika ve Avrupa’ da çok kısa bir sürede milyonlarca kız ‘paldır-küldür’ aşılandı. Kızlarına aşı yaptıramayan anne babalar ise sanki kızlarını kanserin kucağına atmış gibi ‘vicdan azabı’ çekmek durumunda kaldı.

Elbette rahim ağzı kanseri önemli bir hastalık. Dünyada her yıl, yüzde 90’ ı gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere 500 bin kadın bu hastalığa yakalanıyor ve 275 bini de bu yüzden ölüyor. Ancak düzenli yapılan smear testleri sayesinde bu kanserden kurtulmak mümkün. Amerika’ da bir yılda rahim ağzı kanseri olan 12 bin kadının 3 bin 600’ ü ölüyor ki bunların çoğu smear testi yaptırmayan kadınlar.

Türkiye’ de çok görülen bir kanser değil

Bakmayın siz aşı firmasının ‘dünyada her iki dakikada bir kadın rahim ağzı kanserinden ölüyor’ şeklinde yaygara yapmasına. Rahim ağzı kanserinin ülkemizde çok görülen bir kanser türü olmadığını tekrar hatırlatalım. Vulva ve vajen kanserleri ise daha da seyrek rastlanan kanser türleri.

Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer’ in açıklamalarına göre Türkiye’de rahim ağzı kanseri kadın kanserlerinde dokuzuncu sırada. Ülkemizde her yıl 1.360 kadın rahim ağzı kanserine yakalanıyor ve bunların da 600’ü hayatını kaybediyor.

NTV-MSNBC’ ye konuşan Prof. Dr. Tuncer ‘’Rahim ağzı tarama programına giren hiçbir kadının bu kanserden ölmediğini ve HPV alan kadınların yüzde 75 ile yüzde 98’inin kanser olmadığını söylemiş ve sözlerini şöyle sürdürmüş:

“Buna kanser aşısı demek doğru değil, bu ilaç firmalarının pompaladığı bir politikadır, şu anda etkinliği yüzde yüz kanıtlanmış değil sadece 5 yıl için etkinliği bildirilmiş. 5 yıl sonra ne olacak, tekrar yapılacak mı kesin belli değil. Aşı Asya’da yüzde 60, Avrupa’da yüzde 70 koruma sağlıyor, ama Türkiye’de ne kadar koruduğuna yönelik bir çalışma yok, belki de hiç korumuyor, bilmiyoruz”.

HPV nedir?

HPV virüslerinin farklı türleri insan vücudunun çeşitli yerlerinde, meselâ el ve ayaklarda, genital bölgede veya ağızda bir çeşit selim tümör olan ancak kanserle hiçbir ilgisi olmayan papilloma’ lara yani siğil’lere yol açarlar.

Bunların 100’ den çok türü var ve içlerinden 40 kadarı insandan insana cinsel ilişki ile geçiyor. Cinsel yolla bulaşan bazı HPV türlerinin yarattığı enfeksiyonlar hiçbir belirtiye sebep olmuyor ve tedavi edilmedikleri halde birkaç yıl içinde kendiliklerinden iyileşiyor. Buna karşılık bazı HPV enfeksiyonları ise uzun yıllar devam edebiliyor ve bunlar rahim ağzını döşeyen hücrelerde bir takım anormalliklere yol açabiliyorlar. İşte, bu anormallikler bir kadının rahim ağzı kanseri olması riskini artırabiliyor. Ancak HPV’ nin yol açtığı bu kanserlerin oluşumu için çok uzun süre geçmesi gerekiyor.

HPV’ler kansere yol açma özellikleri bakımından ‘düşük riskli virüsler’ ve ‘yüksek riskli virüsler’ olmak üzere iki gruba ayrılıyor. Bu her iki grup virüs anormal hücrelere yol açmakla beraber sadece yüksek riskli HPV’ ler kansere sebep oluyorlar. Bunun içinde bunlara karsinojenik yani kanser oluşturan HPV’ ler ismi de veriliyor.

HPV’ lerin 16, 18, 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59, 66, 68 ve 73 numaralı olanları karsinojenik. Bunlar arasında da 16 ve 18 numaralı HPV’ler tüm rahim ağzı kanserlerinin yüzde 70’ inden sorumlular. Sigara içilmesi ve çok çocuk doğurmuş olmak kanser riskini artıran faktörler. Ancak, bu yüksek riskli veya karsinojenik olarak adlandırılan HPV enfeksiyonlarının büyük çoğunluğunun kansere sebep olmadan kendiliğinden iyileşebileceğini de hatırlatalım. Burada esas olan kadının bağışıklık sistemin sağlıklı olup olmaması.

Rahim ağzı kanserleri düzenli olarak smear testi yaptırılan kadınlarda çok erken yani kanser öncesi dönemde yakalanır ve çok küçük bir cerrahi girişim ile de tamamen ortadan kaldırılabilir. Bu test sayesinde rahim ağzı kanserine bağlı ölümler gelişmiş ülkelerde müthiş şekilde azalmıştır: Amerika’ da yılda sadece 3.600, Fransa’ da 1000 ve İngiltere’ de ise 400 kadın bu yüzden ölmektedir.

Aşının yan etkileri

Üretici firmalar aşılarının son derece emniyetli olduğunu, çok seyrek rastlanan ve önemli olmayan bazı yan etkileri olduğunu söyleseler de, aşının kullanımı yaygınlaştıkça bu konudaki şüpheler de artıyor. Amerika’ da bugüne kadar aşı ile ilgili 9 bin 749 yan etki bildirildi. Bunların yüzde 94’ ü aşı yapılan yerde ağrı ve şişme gibi ciddi olmayan yan etkiler olmakla beraber yüzde 6 oranında anaflaktik şok, şuur kaybı, sara nöbetleri ve felçler, düşük ve erken doğumlar… gibi hayatı tehdit eden tablolar da bildirildi.

Bunlar içinde en korkutucu olan ise 11 kızın aşı yapıldıktan 2 hafta sonra çeşitli sebeplerle ölmeleri. Bu 11 ölümden 7’ sinin aşıdan 2 gün sonra gerçekleştiğini de özellikle vurgulamak isterim. Gerçi, bu ölümlerin HPV aşısı ile ilişkisi kesin olarak kanıtlanmış olmamakla beraber, gene de aşının emniyetinden kuşkulanmamak mümkün değil.

İnsan ister istemez, bundan birkaç yıl önce, benzerlerine göre ‘yan etkileri daha az’ diye reklâmı yapılan ve daha sonra ‘ölümcül yan etkileri olduğu ortay çıktığı için’ piyasadan çekilen Vioxx isimli romatizma ilacını hatırlıyor.

Gelelim neticeye

HPV aşısı sadece kansere yol açan 16 ve 18 numaralı virüslere karşı koruma sağlayabilir. Koruma süresi bugünkü bilgilere göre ömür boyu değil, sadece 5 yıldır. Bu sebeple de 10 yaşında aşı yapılan bir kız çocuğunun 5 sene sonra korumasız kalması muhtemeldir. Bu kızların tekrar aşı olmaları gerekecek, aksi takdirde aşıyı boş yere yaptırmış olacaklardır.

HPV aşısının, kansere yol açtığı bilinen diğer HPV virüslerine karşı koruyucu etkisi yoktur. Bu sebeple de kadınların rahim ağzı kanserine karşı smear testleri ile izlenmeye devam edilmeleri gerekir. Bu şekilde düzenli jinekolojik kontrol altında kadınlarda rahim ağzı kanseri zaten çok erken evrede yakalanıp kesin olarak tedavi edilebilmektedir.

HPV aşısısın vücudun diğer virüslere karşı tabii bağışıklığı azaltıp azaltmayacağı, HPV aşısı ile tip 16 ve 18’ e karşı korunma sağlanırken kanser yapabilen diğer HPV’ lerin kanser yapıcı etkilerinin artıp artmayacağı, HPV aşısının karsinojenik (kanser yapıcı) ve genotoksik (genler üzerine zararlılık) etkilerinin olup olmadığı da belli değildir.

Aşının bir mahsuru da kadınları ‘Nasıl olsa aşı oldum, güvendeyim’ düşüncesiyle doktor kontrolünden ve düzenli smear testlerinden uzaklaştırması ihtimali.

HPV aşısının ‘ilk cinsel ilişkilerine karı veya kocalarıyla girecek ve ömürlerini bu şekilde sürdürecek çiftler için’ tamamen gereksiz olduğunun da özellikle altını çizmek isterim.

Rahim ağzı kanserlerinin ve bu hastalıktan ölümlerin önlenmesi için yapılması gereken şey, yüzde 100 etkili, üstelik hiçbir yan etkisi bulunmayan yöntem kadınlarımızın bu konuda eğitilmeleri, düzenli smear testlerini yaptırmalarının sağlanmasıdır.

Siz olsanız, kızınıza HPV aşısı yaptırır mısınız yaptırmaz mısınız?



Bu yazı 2,913 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    10,478 µs