En Sıcak Konular

Mehmet Ali Birand


Mehmet Ali Birand
0 0 0000

Bana emretme komutanım



Ortalık karmakarışık.
          
Neyin ne olduğu anlaşılamıyor.
          
Medyada belirli iddialar uçuşuyor, belgeler yayınlanıyor.
          
Askerimiz, bunların hemen her yıl yapılan Savaş Oyunu olduğunu ve tamamen hayali senaryolar çerçevesinde yapılmış planlardan başka bir şey olmadığını söylüyor.
          
Diğer bir kesim ise, bunların Savaş Oyunu çerçevesinde hazırlanmış bir darbe hazırlığı olduğunu ileri sürüyor. Senaryo ile bu planları hazırlayanların diğer konuşmaları da, bu belgelere eklendiğinde ortaya bambaşka bir manzaranın çıktığını belirtiyorlar.
          
Asker ve Askerin bu toplumdaki rolünü destekleyen çevreler şaşkınlık içindeler.Neden böylesine gürültü çıkarıldığını anlayamıyorlar ve kendilerine karşı bir AKP komplosundan kuşkulanıyorlar.
          
Asker “Kardeşim bizler, anayasadan ve yasalarımızdan kaynaklanan bir görevi yerine getiriyoruz. Ülkeyi iç ve dış tehditlere karşı korumak, İrtica ve Bölünmeyi engellemek sorumluluğu bize verildi. Şimdi neden tepki gösteriyorsunuz ? Hatamız nedir?” diyor. Bundan dolayı da, tepkilere şaşırıyor.
          
Sivil ise “Yasalar size, beğenmediğiniz iktidarları devirme veya iktidarları dışarıdan denetleme yetkisi vermiyor. Masum savaş oyunuyla darbe hazırlığı arasında çok ince bir çizgi vardır. Eski sabıkalarınıza bakınca, biz de size güvenmiyoruz.” diyor.
          
İşte anahtar tartışma bu…
          
Sivil, askerin sürekli bir denetimci ve Devletin sahibi olarak görmek istemiyor… Asker ise sivilin bu ülkeyi kötü yönettiğine inanıyor…
          
Sivil, seçimle geldiği iktidarda istediği gibi hareket etme serbestisi olmasını, demokrasinin bunu gerektirdiğine inanıyor… Asker, örneğin AKP’nin bu ülkeyi laik sistemden uzaklaştırıp, bir din devleti kurmaya çalışmakla suçluyor .Demokrasiye dayanıp, rejimin değiştirilemeyeceğini vurguluyor.
 
ARTIK ASKERİN GÖREVLERİ KONUSUNDA YOL AYRIMINA GELDİK.
          
Ak Parti’nin iktidara geldiği günden bu yana, sivil-asker çekişmesi giderek arttı.
          
Asker AKP’yi sevmedi, kuşkulandı ve engellemek istedi…AKP de askeri kışlaya sokmaya çalıştı. Açık şekilde, “Bana Emretme Komutanım ” dedi.
          
Aslında bu tartışmalar çok uzun yıllardan beri sürüyor. Ancak daha önceki iktidarların hiçbiri, Askere balans ayarı yapmak istemedi veya yapacak ortamı bulamadı. Asker’i gerçek Devletin temsilcisi gibi kabul etti ve bir adım geriden yürüdü.
          
Ak Parti ise farklı davranıyor. Koşullar da ona yardım ediyor.
 
-         Uluslararası ortam, eskinin aksine, genelde askerin otorite yansıtmasını artık istemiyor.
-         Ak Parti hem büyük bir çoğunlukla hükümet ediyor, hem de başka zamanlarda görülmeyecek oranda kendi medyasının desteğini arkasına alabiliyor.
 
Peki bundan sonra ne olacak ?
 
Hep böyle mi devam edeceğiz ?
 
Hayır, bu kargaşa artık durmalı.
 
Eğer bu şekilde devam edersek, hem TSK ’yı yıpratmış, hem de toplumu çok yormuş olacağız. İnsanlar artık bıktı. Ayrıca, içerde mücadele verirken, dışarıda gücümüzden kaybediyoruz.
 
ASKER KİME VE NASIL EMREDECEK?
 
Yanıtını bulmamız gereken son derece önemli bir soru var.
 
“ Askerimizin görev ve sorumluluk alanları nelerdir? Asker seçilmiş iktidarların denetleyicisi olmayı sürdürecek mi, yoksa iktidarın emrinde mi olacak?”
 
Askerin görevleri artık net şekilde yeniden saptanmalı ve “Anayasal rejimi iç tehditlere karşı koruyup kollamak” nın ne anlama geldiğine açıklık getirilmelidir.
 
Bir karar verelim:
 
“Asker, AKP gibi veya aynı çizgideki partileri denetleyecek ve gerektiğinde de cezalandıracak mı? Yoksa bu rol tümüyle seçmene mi bırakılacaktır? “
 
Kafalarımızı netleştirmenin zamanı gelmiştir.
Bunu gerçekleştirebilmenin yolu da, 12 Eylül Askeri Anayasasını tümünden değiştirmek gerekir. Yarım yamalak rötuşlarla bir yere varılacağını sanmıyorum.
 
Tabii her şey Anayasa değiştirmekle de bitmez.
 
Sivilimiz, doğru dürüst bir demokrat olmalı ve sorumluluğunu yüklenmeli.
 
Askerimiz de, yetkisi olsun veya olmasın, siyasete karışmaktan, sivile emretmekten vazgeçmeyi içine sindirmelidir.

posta



Bu yazı 923 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Eylül 2012 Türkiye, Suriye'de frene basıyor...
    • 25 Temmuz 2012 Türkiye'siz İsrail'in eski etkinliği kalmadı...
    • 20 Temmuz 2012 Esad için yer aranmaya başlandı, ancak henüz kabul eden ülke bulunamadı...
    • 13 Temmuz 2012 Washington Ankara'yı yavaşlatmaya çabalıyor
    • 27 Haziran 2012 Türkiye karizmasını çizdirmedi...
    • 21 Haziran 2012 PKK, vurdukça devre dışı kalıyor...
    • 25 Nisan 2012 23 Nisan müsamelerinden kurtulamayacak mıyız?
    • 19 Nisan 2012 Böyle subay yetiştirirseniz, Darbe'ye hayret etmeyin
    • 2 Mart 2012 ABD raporu: Ermenistan ile ilişkiler açılmalı...
    • 21 Şubat 2012 Bu defa MİT kazandı, ancak dikkat...
    • 9 Şubat 2012 Bırakın dindar nesli, tablet nesli geliyor...
    • 23 Aralık 2011 Biz neden kızıyoruz, asıl Sarkozy utansın...
    • 15 Aralık 2011 Gül 2014'e kadar Çankaya'da...
    • 10 Aralık 2011 Erdoğan çekildi, partinin haline bakın...
    • 30 Kasım 2011 Başbakan'ın ameliyat sonucu saklanmamalı...
    • 27 Ekim 2011 Devlet ne yapsa, bir türlü yaranamıyor...
    • 20 Ekim 2011 Bu açık bir cinayettir, bir savaş ilanıdır
    • 29 Eylül 2011 PKK vuruyor, ancak kışkırtamıyor...
    • 21 Haziran 2011 Erdoğan'ı tarihe asıl Kürt sorunu geçirir...
    • 22 Nisan 2011 Türkiye, BDP'ye sahip çıktı

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,531 µs