En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Kimlerin ayıbıysa onlar düşünsün



Biliyorum, pek çoğunuz eskiye ait defterlerin açılmasından hoşlanmıyorsunuz; özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri'ni (TSK) ilgilendiren 'olumsuz' haberler canınızı sıkıyor. Gazeteler ve televizyonlarda yapılan yorumların çoğuna kızıyorsunuz.

Emin olun, benim de sizden farkım yok. TSK'yı lekeleyecek her türlü gelişme karşısında verdiğim ilk tepki sizinkinden farklı olmuyor. Sarıkız, ayışığı, eldiven, kafes, balyoz, çarşaf gibi sözcükleri belleğime kazımak yerine unutup gitmeyi tercih edebilirim. Keşke şimdilerde yaşadıklarımız hiç yaşanmasaydı.

Sizlerin veya benim bu hassasiyetimiz bir gerçeği değiştirmiyor: TSK içinden birileri, oylarımızla iktidara gelmiş bir siyasi partiyi yerinden etmek için ellerindeki silâhı kullanma hazırlığı yapmışlar. Şartlar müsait olsaymış, ülkemiz şimdilerde birkaç yüksek rütbeli askerin güdümünde, onların uygun gördüğü insanlar tarafından yönetiliyor olacakmış...

Olayda beni en fazla rahatsız eden ne biliyor musunuz: Kafalarına 'darbe' niyetini yerleştirenlerin kendilerini 70 milyondan yukarıda görmeleri... Oram. Özden Örnek'in günlüğüne kaydettikleri, Mustafa Balbay'ın notları ve 'balyoz' harekâtını planlamış olanların kendi aralarında yaptıkları konuşmalar bu gerçeği gözümüze sokuyor.

70 milyon insanı kendi kaderlerini tayin etmekten uzak, hep yanlış kararlar veren bir sürü gibi görmek? Ne kadar iyi eğitim almış olursanız olun, Allah size akıl nimeti vermişse bile, birilerine tercihinizi beğendirmeniz hayli güç. Üçü-beşi biraraya geldiğinde, bizler hakkında hep küçültücü ifadeler kullanıyorlar.

2003 yılı mart ayında hazırlanmış 'balyoz harekâtı' planının iler tutar tarafı yok. Ak Parti 2001 yılı sonlarında kuruldu, 2002 yılı sonlarında yapılan seçimden hükümeti kurma göreviyle çıktı. Mart 2003 Ak Parti iktidarının üçüncü ayıydı. Başbakan Abdullah Gül'dü ve o üç içerisine ülkeyi ekonomik yönden rahatlatan bir dizi karar sığabildi.

O üç ay içerisinde, toplumu geren, insan ilişkilerini zedeleyen, "Ülkeye irtica geliyor" telâşına kapılmayı gerektiren en küçük bir adım bile atılmadı. Uygulanan politikalar muhalefeti dahi rahatlattığı için, CHP lideri Deniz Baykal, siyasi yasaklı oluşu sebebiyle Meclis'e girememiş Ak Parti lideri Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığa geliş yolunu kendisi açtı.

CHP'yi yumuşatan politikalar 'balyoz harekâtı' planlayanlar için hiçbir anlam taşımamış. Taşımamış ki, üç ayını yeni dolduran bir hükümeti yerinden etmek için akla zarar dolambaçlı yollara sapmayı düşünebilmişler.

Hangi hakla?

Türkiye nüfusunun neredeyse tamamı okuma-yazma bilen, 100'ün üzerinde üniversitesinde yüzbinlerce gencin yüksek öğrenim gördüğü, onbinlerce gencin yurtdışı eğitimi veya deneyimine sahip olduğu bir ülke bugün. Dünya çapında sanatçıları var. İş hayatının içindeki erkekler ve kadınlar ülkemiz ürünlerini en uzak coğrafyalarda pazarlıyorlar. Gittiğimiz her ülkede Türk mimar, mühendis ve işçilerinin emeği olan eserleri gördükçe göğsümüz kabarıyor.

2003 yılının mart ayında da durum bugünkünden farklı değildi.

Sandıktan tek başına iktidar olacak bir oyu alarak çıkan partinin ülkeyi yönetmesini engelleme amacıyla harekete geçilmesi için en ufak bir sebep bulunmuyordu. Ülke insanları siyasi istikrara kavuşulduğu için geleceğe daha güvenle bakıyor, beklentilerini yüksek tutuyorlardı.

Üç beş kişi sağda-solda bomba patlatacak, ülkenin öndegelen insanlarından bazılarının siyasi suikastla hayatları kısaltılacak, medyada yerleşik bazı yüzsüzler benzer dönemlerde alıştığımız türden saldırı kampanyalarıyla toplumu uygun hale getirecek ve...

Ayıp olmasına ayıp, ama emin olun bu bizlerin ayıbı değil...

yenişafak



Bu yazı 216 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,509 µs