En Sıcak Konular

Ali Bayramoğlu


Ali Bayramoğlu
0 0 0000

Orada mısın Ertuğrul, kendini görüyor musun?



Ağca dün cezasını bitirerek tahliye oldu. Bugün ise Hrant Dink suikastının üç yılı doluyor.

Ağca Papa'yı vurdu, Abdi İpekçi'yi öldürdü. Tetikçi olarak ceza aldı ve yattı.

Ama kimden emir aldığı, kim tarafından yönetildiği hâlâ açık olarak bilinmiyor, en azından bu kişiler ortada dolaşmaya, belki sistemin tam ortasında boy göstermeye devam ediyorlar.

Üç yıl oldu, Dink cinayetinde de tetikçilerin ötesine gidilmedi.

Bir katil, iki azmettirici yargılanıyor.

Emir verenler ortada yok…

Hrant'ın vurulmasına giden yolun taşlarını döşeyenler, vurulduktan sonra onu vuranları sokak serserisi ilan edip katille empati ilişkisi kuran ve bugün davanın birkaç kişiye sıkışmasının ön çabasını gösterenler, Özkökgiller başta olmak üzere, tüm dolaylı ve doğrudan suçlular kem gözlerle olup biteni izlemeye devam ediyor.

Taner Akçam'ın dün gece birlikte yaptığımız televizyon programında, TV Net'e Ruanda'da bir derginin yaptıklarını ve karşı karşıya kaldığı durumu örnek göstererek “Ertuğrul Özkök yargılanmalıdır” demesi sadece bir duygunun değil bir durumun da ifadesidir…

Belki unutanlar, unutmak isteyenler vardır.

Hatırlatalım…

“Agos gazetesinin 6 Şubat 2004 tarihli nüshasında yayınlanan, Atatürk'ün manevi kızı Sabiha Gökçen'in yetimhaneden alınmış bir Ermeni kızı olduğuna ilişkin yazı (nedense iki hafta sonra) Hürriyet gazetesinin 21 Şubat 2004 tarihli nüshasında manşetten verildi…

Ertesi gün 22 Şubat 2004 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı, Agos'un haberine ilişkin çok sert bir açıklama yaptı.

İki gün sonra, 24 Şubat 2004, günü Hrant Dink İstanbul Valiliği'ne çağrıldı. Azınlıklarla ilgili iş ve işlemlerin yürütülmesinden sorumlu Vali Yardımcısı Ergun Güngör'ün odasında gerçekleşen görüşmede biri kadın olmak üzere iki kişi daha vardı. Dönemin İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu tarafından istihbarat elemanı olduğu açıklanan bu iki kişiden Ö.Y daha sonra Ergenekon soruşturmasında da karşımıza çıktı.

26 Şubat günü, bu görüşmeden tam iki gün sonra… Ülkü Ocakları'na mensup bir grup, Agos Gazetesi önünde, “Ya sev ya terk et”, “Bir gece ansızın gelebiliriz” sloganları eşliğinde gösteri yaptı. Bu gösteride, grup adına basın açıklaması yapan Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanı Levent Temiz, “Hrant Dink bundan sonra bütün öfkemizin ve nefretimizin hedefidir, hedefimizdir” diyordu. Levent Temiz, Ergenekon davasında sanık olarak yargılanmaya devam ediyor.

Bu olayların hemen arkasından Hrant Dink'in “Ermeni Kimliği Üzerine” başlıklı ve dizi halinde yayınlanan yazısındaki bir cümlesi bahane edilerek yeni bir saldırı kampanyası başlatıldı.

Ve (Ergenekon tutuklusu Kerinçsiz gibi) kimi kişi ve kuruluşlar, aynı elden çıkan tek tip şikâyet dilekçeleriyle Hrant Dink'i savcılıklara şikâyet ettiler.

Sistemli ve tek merkezden yönetildiği izlenimi veren saldırılar, kimi internet sitelerinde ve kimi gazetelerde devam etti. Bu saldırılarda Hrant Dink, “Türk düşmanı” olarak ilan edilip bir nefret objesi haline getirilerek sürekli hedef gösterildi…” *

Sonrası malum…

İpekçi'yi öldüren Ergenekon ile Hrant'ı öldüren Ergenekon aynı pis havuza işaret ediyorlar…

Evet, bir yüzde bunlar var…

Yol alınmadı, buzdağının üstü kırıldı, hepsi o…

Türkiye'nin karanlık yüzü budur…

Ve o yüzü temsil edenler, o yüzden beslenenler ülkenin yaşadığı değişim ve Ergenekon temizliği karşısında titreyenlerdir.

Ama diğer tarafta bir kavga sürüyor.

Aramızda olsaydı Hrant'ın da çoşkuyla karşılayacağı bu temizlik, onun da önemli bir pay taşıdığı bu değişim Türkiye'nin yarınıdır, yarın ki aydınlık yüzüdür.

Ergenekon zihniyetini temsil eden bu net resimde kendilerini görüyorlar mı acaba?

*Dink davası 3. Yıl Raporu

yenişafak



Bu yazı 597 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Eylül 2012 Sorgulama vakti...
    • 28 Ağustos 2012 Kürt sorununda yeni safha...
    • 25 Ağustos 2012 Kürtlerin şiddeti...
    • 30 Haziran 2012 Anter'in katili yaşlanmış mı?
    • 12 Mayıs 2012 Solun şiddetle hesaplaşması
    • 3 Mayıs 2012 Yeni Türkiye'nin doğum belgesi...
    • 21 Şubat 2012 Dink davası ''sil baştan''...
    • 18 Ocak 2012 İkinci cinayet zamanı
    • 17 Ocak 2012 Hrant'a sözüm var...
    • 21 Aralık 2011 Soykırım ve yasa
    • 3 Aralık 2011 Dönme dolap...
    • 30 Eylül 2011 Yazıcıoğlu ve jandarma...
    • 8 Eylül 2011 Aydının şiddetle sınavı...
    • 1 Ağustos 2011 İstifaların anlamı ve yarını: Pek iyi...
    • 28 Temmuz 2011 Parlamentoda bir terörist...
    • 5 Temmuz 2011 Futbolda temizlik, ülkede temizliktir
    • 10 Haziran 2011 Yeni CHP ha! Hadi oradan...
    • 24 Mayıs 2011 MHP'de yaşananlar ve perde arkası
    • 19 Mayıs 2011 Askere ''leş'' toplatmayan generaller iş başında
    • 19 Nisan 2011 Militarist-ulusalcı batak...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,149 µs