En Sıcak Konular

Taha Kıvanç


Taha Kıvanç
0 0 0000

O'nun paltosu



Belgeselde “Dostoyevski'nin 'Biz hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık' dediği söylenir; bu ülkede belli bir kesimin yazar-çizer, şair, öykücü, gazeteci ve hatta siyasetçisi için bu sözü 'Biz hepimiz Sezai Karakoç'un paltosundan çıktık' biçimine dönüştürerek söylemek mümkün” dediğimi duyanların bazısı şaşırdı.

Şaşıracak ne var bunda, bilmiyorum. Sezai Karakoç babasının ismi olan 'Mehmet Yasin'i bazı yazılarında mahlas olarak kullanmıştı. En önemli şiirlerini topladığı kitaplardan biri 'Taha'nın Kitabı' adını taşıyor. Ailemde iki 'Taha' ile bir 'Mehmet Yasin' olması herhalde tesadüf değil...

Ortaokula giderken Türkçe hocam 'bir yazarla konuşma' ev ödevi vermişti de, aklıma ilk önce onunki gelmişti. Ben İzmir'deyim, 'Diriliş' dergisini çıkaran o İstanbul'da; diyelim İstanbul'a gittim, bencileyin tıfıl bir öğrenciyle görüşmesini nasıl sağlayacağım?

Arkadaşlarımın yoldan çıkarma çabalarına kulak bile asmadım; “Ünlü şair Sezai Karakoç'la mülâkat” başlıklı ev ödevimi zamanında teslim ettim. Diriliş'te ve daha önce Yeni İstiklal ile Büyük Doğu'da çıkmış yazılarından yararlanarak hazırlamıştım tam not almayı hak eden ödevimi. Öğretmenim mülâkatı şairin kendisiyle görüşerek mi yaptığımı sanmıştı, hâlâ merak ederim.

Yıllar sonra, o sırada çalıştığım gazetede haftalık konuşmalar yaparken, Diriliş Partisi Genel Başkanı sıfatını da taşıdığı için kendisiyle görüşmeyi kafama koymuştum. Hiç kimselere mülâkat vermeyen Sezai Bey benimle konuşur muydu? Hayrettir, gelen cevap olumlu oldu. Gazetede yayımı birkaç gün süren mülâkat ne kadar çok konuşuldu, Allah'ım... Elle çoğaltılmış birkaç korsan baskısıyla karşılaştım sonradan Diriliş Yayınları içerisinde 'Tarihin Yol Ağzında' başlıklı kitabına alınan o mülâkatın...

Bu bir başarıydı, ama onunla ilgili başka bir konuda başarısız oldum: Sezai Karakoç'la aynı gazetede yazmayı bir türlü başaramadım... Bunu başarmak için neler yapmadım ki? Kendim bizzat gittim, o zaman çalıştığım gazetenin patronlarını ayrı ayrı kendisini ziyarete gönderdim... Olmadı. Daha önce Yeni İstanbul ve Babıâli'de Sabah gazetelerinde günlük yazının en güzide örneklerini vermiş olan Sezai Bey sonradan hiçbir gazete ile adını birarada geçirtmedi.

Geçen hafta ilk gösterimi yapılan 'Sezai Karakoç Belgeseli: Gün Doğmadan' eseri, şair ve edebiyatçı kişiliğini fevkalâde başarıyla yansıtmış; ön açıcı bir fikir adamı olan ve fikirlerini yaymak için parti kurma zahmetine bile katlanan Sezai Bey'in bu yönü de var belgeselde, ama biraz az işlenmiş. Büyük şair elbette Sezai Bey, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün belgeselde hatırlattığı gibi edebiyatın her dalında kalem oynatmış biri; ama her dönemdeki 'Diriliş Nesli' okusun ve gereğini yerine getirsin diye yazdığı fikir eserleri onun çağımıza en büyük katkısıdır.

Cine-5 Medya Grup Başkanı Orhan Seyfi Güner'in TMSF Başkanı Ahmet Ertürk'ün yönlendirmesiyle üstlendiği görev, fikir ve sanat adamı Sezai Karakoç'u olabildiğince bütün yönleriyle tanıtıyor. Şiirlerini en iyi tiyatro sanatçılarına seslendirmişler... Kendisini tanıyan veya eserlerine meftun kişilerden görüş almışlar... Bir saat 50 dakika süren belgeseli izleyiciyi sıkmayacağını düşündükleri canlandırmalar ve mizansenler ile zenginleştirmişler...

O akşam Cemal Reşit Rey Salonu'nu (CRR) tıka basan dolduran izleyiciler olarak nefes almaktan bile çekinerek izledik belgeseli. Konuştuğum herkes beğendiğini ifade etti; ben de uzatılan mükrofonlara beğenilerimi aktarmakta tereddüt etmedim.

Projenin konsept danışmanı Yusuf Kaplan, senaryoyu kaleme alan Hamit Can ile Yusuf Armağan, yönetmen Ensar Altay her türlü tebriği fazlasıyla hak ediyor.

Henüz genel gösterime girmediği için belgesel üzerinde mükemmelleştirme çalışmalarını sürdüreceklerini biliyorum. İyi de olur. Belgesel genel beğeniye sunulduğunda görüntü ve mesaj olarak salt bir izlence olmakla kalmamalı, izleyen üzerinde çarpıcı bir etki de yapmalı.

İki küçük teklifim olacak: Sezai Karakoç gizemli biri, kolay kolay ortalığa çıkmıyor, kendini göstermekten kaçınıyor. Keşke öyle olmasaydı, keşke benim sayısız televizyon programı tekliflerime olumlu cevap verseydi. Ama böyle bir kişi o. O halde bu tercihine saygı göstermeli; uzaktan habersizce veya parti toplantısında çekilmiş görüntüler belgeselin mesajını zayıflatıyor...

Fikir adamlığı yönünü biraz daha vurgulamakta da yarar görüyorum ben. İçişleri Bakanı Prof. Beşir Atalay'ın CRR'de yapılan ilk gösterimin öncesinde yaptığı konuşmada hükümetin dış politikasını Sezai Bey'in yazdıklarıyla birebir ilintilendirmesi ne kadar önemliydi...

Sezai Karakoç için yapılan belgeseli sizler de izlemelisiniz.

yenişafak



Bu yazı 380 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 17 Eylül 2012 Hem okudum, hem de yazdım
    • 4 Eylül 2012 CIA başkanı neden geldi?
    • 16 Temmuz 2012 Vicdanım buna da elvermiyor
    • 2 Temmuz 2012 Suriye nasıl bir ülke, Suriyeliler nasıl insanlar...
    • 21 Mayıs 2012 Bir geziden ilk notlar
    • 15 Mayıs 2012 ‘Yeni CHP’ nihayet sözcüsünü buldu
    • 16 Nisan 2012 Hangi patron, hangi yönetici, hangi yazar içeri alınır?
    • 23 Mart 2012 Ben demedim, o dedi
    • 13 Mart 2012 Köşemi bugün Cumhurbaşkanı Gül’e bırakıyorum
    • 9 Mart 2012 TR325 kodadlı becerikli uzman...
    • 20 Şubat 2012 ‘Operasyon’ diye ben buna derim
    • 30 Ocak 2012 Davos’ta Türkiye dersi
    • 27 Aralık 2011 Bu yılın Cumhurbaşkanlığı büyük ödülü...
    • 12 Aralık 2011 Ak Parti üzerine hesaplar
    • 9 Aralık 2011 Gül vetoya ne zaman karar verdi?
    • 14 Kasım 2011 Kriz çıkaranlar gidiyor, ama yerlerine gelenler de yabancımız değil
    • 24 Ekim 2011 Kaddafi’nin son demleri...
    • 3 Ekim 2011 Dr. Sallaso’nun kunduzunun izinde
    • 29 Ağustos 2011 Ben meraklı bir insanım, özür dilerim
    • 26 Ağustos 2011 Bütün kepazeliklerin anasını açıklıyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,462 µs